22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 32°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 23°C Afyon
    • 28°C Ağrı
    • 26°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Adam kendisi söylüyor

Engin Ardıç

İşte adam kendi ağzıyla söylüyor: "Türk askeri 1974'te müdahaleyi yaptıktan sonra bir anlaşma yaparak geri çekilseydi, Kıbrıs sorunu çözülmüş olurdu!" ...
Adam dediğim, KKTC Cumhurbaşkanı... Mehmet Ali Talat yani...
Oraya "sömürgemiz" gözüyle bakıyoruz ya, ben de laubali olma hakkını gördüm kendimde. "Ekselansları" falan ayağı koşmadım.
Yani, Lefkoşa valisi gibi bir şey ha!
Fakat gördünüz, bunlar bizi istemiyorlar.
Oraya sömürge gözüyle baktığımız için, bütün bütüne haksız da sayılmazlar.
Ben de aynı şeyi söyledim, yemediğim küfür kalmadı: Durduğumuz yerde durmayacak, ilerlediğimiz zaman da ilerlemeyecektik, "işi bağlayıp" vakitlice geri dönecektik.
Ancak ne "Sayın Ecevit" te vardı bu feraset, ne de bürokraside...
Biz bunu söyleyince de çoluk çocuk "Ecevit'in aziz hatırasına saygısızlık ettik" falan diye bize veryansın ediyor!
çözümsüzlüğe oynadık, yaptığımız "fütuhatı" dünyaya kabul ettirmek istedik (bu bir devekuşu politikasıydı), bu fikri hiç kimseye satamadık, iyi kötü otuz dört yıl böyle idare ettik meseleyi...
Bizim Osmanlı kökenli "aldık" refleksimiz, yabancıların gene Osmanlı korkusuna dayanan "geliyorlar" refleksiyle örtüştü ya da çakıştı, artık hangisini derseniz...
Lakin, Rumlar'ın da çözümsüzlüğe oynadıklarını unutmayalım, yalnız kendi yöneticilerimizi suçlamayalım.
Ama artık onlar da söktüremeyeceklerini, bizi kovamayacaklarını, hele hele eskiye hiç dönemeyeceklerini anladılar.
Şimdi, Denktaş, Klerides, Papadopulos gibi "şahinlerin" ortalıktan çekilmesinden sonra Talat ile Hristofyas gibi "güvercinlerin" vardıkları nokta şu: İki bölgeli Kıbrıs Birleşik Federal Cumhuriyeti!
En güzel çözüm. Aslında iki taraf da keçi gibi inatlaşmasaydı, 1974 yılında da en güzel çözüm buydu.
Böylece "Güney Kıbrıs'ı tanımak ya da tanımamak" ikileminden de kurtulmuş oluruz, önemli bir dönemeç dönülür, rahatlarız!
İstediğimiz bu değil miydi? Soydaşlarımızın güvenceye kavuşmaları, falan? Hayır, değildi! Gizli isteğimiz, oraya girmişken bir daha asla çıkmamaktı!
Fakat alem kör, herkes sersem olmadığı için bu niyet kabak gibi sırıttı! Yutturamadık.
Şimdi Ankara "derinleri" gerçek çözüme izin verecekler midir? Hiç sanmıyorum.
Annan Planı'na sıcak bakınca bile hemen bazı akıllara Sarıkız, Karakız, Ayışığı, Günışığı falan geliveriyor bu ülkede...
çözüme ulaşmak isteyen hemen "veriyor, satıyor" suçlamasıyla sanal ipe çekiliyor.
AKP'yi kapatmak da, Kıbrıs'ta çözümü gene ortadan kaldırmakla, "şu Talat Efendi'ye de haddini bildirmekle" eşanlamlı olacak. Adam kendini gerçekten bağımsız bir ülkenin cumhurbaşkanı falan sanmaya başladı(!)... Sınırlı Sorumlu Yapı Kooperatifi gibi, sınırlı yetkili göstermelik lider olduğunu unuttu(!)...
Bir taşla bakınız kaç kuş vurulacak: Hem çözümsüzlük sürdürülecek, hem Avrupa Birliği kapısı sıkıca kapatılacak!
Bürokrasi pek mutlu olacak.
öyle ya, amaç kuş vurmak olduktan sonra... Kuşu rahat bırakalım da şakısın diyen yok!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.