23 Ocak 2018 Salı7 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:16Öğle 13:22İkindi 15:53Akşam 18:16Yatsı 19:39
    • 10°C Adana
    • 6°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • -12°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 118.090 0.73
  • Altın: 162,713 0.47
  • Dolar: 3,7863 0.21
  • Euro: 4,6370 0.36

Hayata piyango gözüyle bakmayı bıraksak diyorum!

Haşmet Babaoğlu

Yılbaşı piyangosu aldıysak, ya çıkarsa diye heyecanlanmamız, büyük ikramiye hayalleri kurmamız normaldir.
Ama hayatı bir piyango gibi görmeye başlamamız normal olabilir mi? Çevreme bakıyorum... Gazetelere, tv programlarına bakıyorum...
Nedense, "yeni yıl"dan hepimize çıkabilecek bir ikramiye gibi söz ediyorlar.
Bu ikramiyeyi "bekleme"nin heyecanını öyle ballandırarak anlatıyorlar ki, ilginç! Değil ya, hadi diyelim ki hayat gerçekten bir tür piyango! Tamam da...
Kapıdan dışarı çıkacak enerjin yok! Doğru düzgün iş yapmaya niyetin yok! Yorgunluğun, kırgınlığın had safhada! Artık içindeki güzellikler de solmaya yüz tutmuş! Tatsız tuzsuzsun ve azıcık öfkelisin; gizliden hasetlere gark olmuşsun... Nasıl olacak o zaman?
Nasıl iyi, güzel olacak hayat, nasıl gerçekleşecek istediklerin!

***
Malum, zihinsel modaları belirleyenler "olumlu düşünce" diye bir şey uydurdular.
Yanına çayını, kahveni alıyorsun.
Seçilmiş çaresizliğinin, bitmez tükenmez mızmızlıklarının ortasında oturup kendin için "iyi" şeyler düşünüyorsun.
Hatta bunları listeleyip durmadan tekrarlıyorsun. Büyük ikramiye için "seri bilet" alır gibi bir hal!
Sonra bekliyorsun...
Bekliyorsun, bekliyorsun. 2009, 2010, 2011... Doğrusu, beklemekte bayağı iyisin! Zaten böyle inatla ve ısrarla bekliyorsan, aslında "tuzun kuru" demektir!
Ama umudun ve hayallerin tatlı enerjisi tükendikçe içindeki mutsuzluk büyüyüp acıtıyor! Bu acıyı başkalarından saklamak için ne yapacağını şaşırıyorsun!
***

Neden peki? Neden böyle oluyor? Çünkü büyük insanlık geleneklerinin "iyi düşünmek" dedikleri ile kişisel gelişimcilerin "olumlu düşünmek" dedikleri arasında büyük fark var.
Çünkü hayat önce "hüsnü niyet", sonra apaçık biçimde "eylem" bekliyor senden!
Çünkü bağlı olduğun popüler kültür sadece kendini düşündüğünde ve sadece kendin için istediğinde ortada "iyi" bir şey kalmayacağı hakikatini unutturmuş sana!
Hem eğer "yol"a çıkmadıysan...
Randevu noktasına kadar bile yürümeye üşeniyorsan...
"Sevgili"yle buluşmayı beklemen tuhaf değil mi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.