30 Mart 2017 Perşembe3 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:44Öğle 13:16İkindi 16:46Akşam 19:34Yatsı 20:55
    • 23°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 17°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 89.496 0.25
  • Altın: 146,559 -0.29
  • Dolar: 3,6433 -0.30
  • Euro: 3,9136 -0.41

Kendini devletin yerine koyanlar bulundukça!..

Abdulkadir Özkan

Geriye dönük olarak bir takım olayların sorumlularından hesap sorulmaya başlanması ve bunun sonucu olarak şimdiye kadar gizli kalmış pek çok olayın aydınlanması ister istemez toplumda var olan bir takım şüphelerin netlik kazanmasına yol açtı. Aslında devam eden yargılamalar sırasında ve yargılamalar öncesi yürütülen soruşturma ve araştırmalarda tespit edilen hususlar toplumun tamamen meçhulü değildi. En azından fısıltı gazetesi yoluyla toplum geçmişte yaşananları biliyordu. Ancak, bunlar pek yüksek sesle dile getirilmiyor ya da getirilenler sınırlı kalıyordu. Olaylarla yakından ilgilenenler değişik zamanlarda yazılı ya da sözlü olarak ifade edilen hususları birleştirmek suretiyle bazı karanlık olaylara ışık tutacak bilgilere ulaşabiliyorlardı.

Bu arada devlete paralel olarak oluşturulan yapılanmanın içinde yer alanların neler yaptığı da şu günlerde netleşmeye başladı. Kısacası bu ülkede uzun yıllardan beri varlığını sürdüren bu yasa dışı yapılanma bir bakıma bu ülkede kendisini devletin yerine koyanların oluşturduğu bir yapıydı. Bir diğer ifadeyle devletin ülkeye gerektiği gibi sahip çıkmadığını ileri sürenlerin devlete sahip çıkma adına oluşturdukları örgütlenme şekli bugün görüyoruz ki gerçekten kendi başlarına bir takım eylemlerde bulunmuşlar, hatta ülke bölünmezliğini tehlikeye attığını düşündükleri bazı kişileri infaz etmişler. Bu infazların boyutunu şu ana kadar tam olarak öğrenebilmiş değiliz.

Kazılarda çıkan her kafatasının sorumlusu bu devlete paralel oluşturulan gizli yapılanma mıdır, yoksa toplumda oluşan şüphe sebebiyle bulunan her iskeletin sorumlusu olarak o derin yapılanmamı akla geliyor şu anda kesin hüküm vermek mümkün değil. Ancak, kesin olarak bilinen husus o ki bu ülkede yasama, yürütme ve yargı olarak tasnif edilen açık yapılanmanın yanında, hatta medya ile de işbirliği halinde kendilerini vatansever olarak nitelendirilen, vatanı korumak adına her türlü eylemin ve cinayetin işlenebileceğini düşünenlerin pek çok cinayete imza attığı da hem yapılan araştırmalar ile hem de bir takım açıklama ve itiraflarla ortaya çıkmış bulunuyor. İşte böyle bir ortamda Diyarbakır'da sürdürülen normal bir kazı sırasında ortaya çıkan kafatası ve insan iskeletleri bu derin yapılanmayı akla getirdi. Bu kazılar devam ederken bir ihbar üzerine bu defa Şırnak'ta yeni bir kazı başlatılıyor, burada da insan iskeletleri bulunuyor. Elbette bulunan bu iskeletler ne adına olursa olsun bir taktım kişilerin kişisel kararları ile işledikleri cinayetlerin kalıntıları olabileceği gibi, çok eskilere dayanan buluntularda olabilir. Ne var ki son yıllarda gördüklerimiz ve duyduklarımız ilk anda insanın akınla derin devletin faaliyetlerinin bir kalıntısı olabileceğini getiriyor. Bu bakımdan kazılarda bulunan insan kafatasları ister eski dönemlerden kalmış ister son 30 yıl içinde bir takım gizli ellerin vatan-millet nutukları sıkarak gerçekleştirdikleri eylemlerin sonucu olsun toplum ciddi bir sarsıntı geçirmektedir. Bu sarsıntının sona ermesi başlatılmış araştırma ve soruşturmaların bir an evvel mahkemeler yoluyla neticelendirilmesine bağlıdır. Sonuçlandırılmalıdır ki artık bir takım kendilerini vatan savunucu ilan edenlerin keyfi cinayetleri son bulsun. Her güç kendi görevini yapsın, kimse kendisini özellikle yargının yerine koyarak yargısız infaz yapmasın. Elbette bunun ilk şartı da ara dönem olarak nitelendirebildiğimiz darbe dönemlerinin kesinlikle son bulmasıdır. Çünkü darbe dönemlerinin yargısız infazlarının hesabını sormak sanıldığı kadar kolay olmuyor.Hele birde ülkemizde darbeler olağan karşılanır hale gelmiş,hatta bazı sivil kesimlerden destek bulabildikleri için katiller cinayetlerini vatanı koruma kılıfına sararak topluma sunabilmişlerdir.

Demek istediğim o ki öfke ve nefretle izlediğim Diyarbakır ve Şırnak'taki kazılarda bulanan insan kalıntılarının mahiyeti en kısa zamanda netleştirilmeli, eğer derin devletin işi ise mutlaka sorumlularından bunun hesabının sorulması gerekiyor.Ve elbette kendini ne ardına olursa olsun dev letin yerine koyanların kökü kazınmalıdır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.