Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Akif Emre - Yeni Şafak
aemre@yenisafak.com.tr
2012-02-02

Fukuyama'nın aradığı muhalefet

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'de Zizek fırtınası esti ve unutuldu. Parlak fikirleri, zekice kurgulanmış eleştirileri ile Marksist düşünürün söyledikleri hayli ilgi çekici. Bunca kitap, makale, söyleşi ve konuşmanın getirdiği şöhret bir yana, entelektüel olarak Zizek bir çırpıda silip atılacak biri değil kuşkusuz. Ancak düşünce ve eylem arasında belli ölçüde bir tutarlılık beklemek de herkesin hakkı. Marksist temelden hareketle düşünce serdeden birinin kapitalizmi ayakta tutan en önemli sütunlardan birine yaslanarak reklam sektörünün sponsorluğunda muhalif tavır sergilemesiyle, adeta 'pop düşünür'lükle 'soft düşünür'lük sentezini temsil etmekten kaçınmayan tavrına dair gazete makalesi okumaktan sıkılanların bile hüküm vermesine yol açıyor.

Zizek'in temsil ettiği muhalif duruşun resmettiği bu manzara karşısında henüz bir şeyler konuşmadan "Tarihin Sonu"nu ilan eden Francis Fukuyama bir çıkış yaptı. Der Spiegel'de bir röportajı yayınlanan Fukuyama, "aşırı kapitalizmin demokrasiyi öldürdüğü"nden dem vurarak şaşırtıcı bir çıkış yapıyor ve soruyor: Sol neden isyan etmiyor?

Sonlu tarih düşüncesine yatkın Batılılar için pek ikna edici gelen "tarihin sonu" tezi ile kapitalizmin mutlak ve evrensel zaferini ilan eden Amerikalı muhafazakar düşünür (stratejist mi demeli) bu kez ilan ettiği zaferden pek emin değil gibi görünüyor. Aslında Sovyet sisteminin çökmesiyle komünizme karşı kapitalizmin zaferini ilan eden ve bunu doğrusal-ilerlemeci tarih şablonuna yerleştirerek insanlığın gelebildiği nihai sistem olarak kutlayanlar için Zizek'in tutumu onaylayıcı bir işlev görebilirdi.

Nihayetinde, Marksist kökeni bir yana modern-kapitalist sisteme getirdiği eleştirilerle hayli popüler olan ve bu popülerliği serbest piyasa şartlarında bir tür "tecime elverişli" hale getirmesini bilen, reklam şirketlerinin sponsorluğunda kapitalizm eleştirisi yapan bir muhaliften söz ediyoruz.

Bu açıdan bakınca Fukuyama'nın (aşırı) kapitalizmden rahatsız olmasının gerekçesinin vicdani mi yoksa piyasa şartlarından mı kaynaklandığını kestirmek zor. Konuşma boyunca yaptığı açıklamalardan bunu çıkartamıyoruz. Fakat "sol kaynaklı bir isyanın neden yükselmediği" sorusuyla, kuşkuya düşmüş göründüğü "tarihin sonu"na, yani Kapitalizme, kendi içinden bir cevap/çözüm aradığı da açık. Paradigmayı sorgulamayan bir sol muhalefet arayışında...

Küresel solun muhalefet imkanlarının ne olup olmadığı konusu başta olmak üzere özellikle 11 Eylül sonrasında yoğun biçimde alternatif arayışına yönelinmiş görünüyordu. Çok önceleri bu konuya değinerek "Bir yöntem olarak Marksizm'in (diğer siyasi ve felsefi ekoller gibi) her zaman değerlendirilebilecek bir düşünce birikimi olarak entelektüel envanterde yerini koruduğu"nu belirtikten sonra "Marksist düşüncenin bile muhafazakar, sistem içi savunmacı konuma düşmesiyle yeni açılımlara ihtiyaç hissedildiği"ne dikkat çekmiştim (12.03.2009 tarihli Yeni Şafak).

Tarihin sonu efsanesinin içine girdiği krizi, güven sorununu paradigma içi muhalefetle aşma çabaları ile muhalif solun alternatif muhalif söyleme yönelmesi, yani İslamcı muhalefete odaklandığı olgusu, bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir konu. Bu ilginin sonuçları ne oldu, sol muhalif aydınlar İslami hareketlerde en azından söylemsel düzeyde ne buldu, nasıl bir diyaloga girildi gibi sorularla Türkiye'de pek ilgilenen olmadı.

Bu ilgisizliğin oryantalist "Arap Baharı" etiketlemesinin arkaplanında yatan gelişmelerin doğru okunmasını da engellediğini söyleyebiliriz. Küresel solun İslamcı muhalefetin entelektüel temelleriyle ilgilenmeye başladığı süreçte nasıl bir çıkarsama yaptığı araştırması bir yana Amerikan muhafazakarlarının sol kaynaklı isyan arayışına paralel olarak solun aradığı alternatifin de sistem içine çekilme çabalarını da dikkatlerden kaçırmamak gerek.

Soru şu; Zizekli sol muhalefet tarihin sonu tezinin sonunu getirmediği gibi küresel sola yüklenen isyan sesini yükseltme misyonu küresel ölçekte Arap Baharı'na mı yüklendi? Davos'ta "sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz" diyen bir "bahar" Fukuyama'nın beklediği isyanın Arap versiyonu olmasın? Bu soru ile herkesten önce Türkiye'deki İslami kaygı sahipleri yüzleşmek zorundadır. Aksi takdirde muhalefet adına iğreti duran ilkel bir sol jargon ya da küresel kapitalizme eklemlenmenin liberal gömleğini giymemek elde değil.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.