Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdurrahman Dilipak - Yeni Akit
2012-02-04

İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak

İskilipli Atıf, İstiklal Mahkemesi cinayetleri için sembolik anlam taşır.

Aynı zamanda İskilipli Atıf, kayıp cesetler için özel bir önemi olan bir din alimidir..

İskilipli Atıf'ın mezarını bulup gün yüzüne çıkaran Dr. Mehmet Sılay'a teşekkür etmek gerek..

Dilerim bir gün faili meçhul cinayetlerin failleri gibi, kayıp mezarların yerleri de ortaya çıkar.

İskilipli Atıf olayı, dönemin fikir hürriyeti ve basın hürriyetinin nasıl bir şey olduğunu gözler önüne serer.

Yargının sefaletini, İstiklal Mahkemesi yargıçlarının haleti ruhiyesini gösterir.

Bu dava, o döneme ilişkin inanç özgürlüğü konusunda bizim önümüze bir fotoğraf koyar..

Olay baştan sona utanç vericidir..

Yargı kararı ile bir cinayet işlenir ve sanığın mezarı ailesinden gizlenir..

Menemen de Dersim de bu aklın ürünüdür işte..

İstiklal Mahkemeleri normal mahkemeler değildi.. Aslında buna mahkeme demek de doğru değil.. Rejimin infaz timlerine dönüştü zaman zaman..

Yargılamayı yapanlar normal yargıçlar değil. Meclis adına yargılama yapan siyasi kişiler..

Bir yasaya da bağlı değiller. Verdikleri karar yasa sayılıyor..

Savcı da yok, avukat da.. Kararı temyiz de edemiyorsunuz..

Birkaç saat içinde onlarca kişi yargılanıp, meydana idam sehpaları kurulup, idamına karar verilenler asılıyor.

Mahkemeler gerektiğinde seyyar mahkemeler şeklinde hareket ediyor. En son araçta cellad, ipleri ve sehpaları hazır..

Türkiye o günlerden bugünlere geldi..

Türkiye neden böyle diyenler, bu tarihin utanç sayfalarına bakmalı..

Onun için darbeler yapılır bu ülkede. Onun için resmi tarih, resmi din dayatılır topluma.. Onun için resmi ideolojiye bağlılık andı içirilir..

Bizden istenen celladımızı övmektir..

Onlar bize ilahlık ve Rablik taslıyorlar.. İtiraz edenleri ise acımasızca cezalandırıyorlardı..

İşte İskilipli Atıf onlardan biri idi..

Şapka kanunundan önce çıkan, Maarif Vekaletince övülen bir risale bahanesi ile, daha sonradan "alemi ibret" olarak cezalandırılan bir isimdir İskilipli Atıf. Onlara bir kurban lazımdı ve İskilipli Atıf'ı hocalara gözdağı vermek için kurban seçtiler.

Mesela aynı adamlar Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nu, Ecevit'in "gardrob devrimi" dediği, şapka, kılık kıyafet, devrimden önce yazdığı "Çarşaf ve Peçeye dair" başlıklı yazısı sebebi ile aynı şekilde yargılayıp cezalandırabilirdi.. Tabii burada dindar insanlara gözdağı verilmek istendiği için İskilipli Atıf seçildi.. "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle" demek istediler..

Hemen ifade edelim ki, hukuka uygun olmayan yasalar suç aletidir.. Hukuka uygun davranmayan yargıçlar rejimin cellatlığını üstlenirler.. Üç Aliler de bu karakterde insanlardı..

Bugün İskilipli Atıf'ı rahmetle anarken, aslında bu adamları da bir cinayetin failleri olarak itham ediyoruz. İskilipli Atıf'a "şehid" diyorsak, bunun anlamı bu cinayette dahli bulunan herkese "sizler katiller sürüsüsünüz" demektir..

Yine belirtelim ki, bir kişiye yapılan bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir..

Bu pazar İskilip'te Atıf Hocayı anacağız.

Bugün onun idam fermanı olan risalesi piyasada serbestçe satılıyor.. Bugün bu cinayete alkış tutan darbeciler içeride..

Atıf Hoca 1875'de İskilip'te doğmuş. 4 Şubat 1926'da ise Ankara'da rejimin cellatları tarafından zulmen şehid ediliyor.. Biz bugün onu rahmetle anarken onun cellatları, cehennemden bir çukura dönüşen kabirlerinde acılar içinde kıvranıyor olmalılar..

Dilerim bir gün, mezar soyguncusu darbeciler tarafından mezarından alınıp götürülen Said Nursi'nin mezarı da ortaya çıkar, Şeyh Said'in ve diğer İstiklal Mahkemesi kurbanlarının da..

Zulm ile abad olan var mı? Ne demişler: Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste..

Ve daha bu dünyanın bir de öbür dünyası var. Bu vesile ile kandilinizi de tebrik ediyorum.. Biz de inşallah yarın, bu vesile ile Çorum'da olacağız..

Selâm ve dua ile..

 
 
 
2012-02-04 14:45:54
Editörün Notu:
SAYIN OKURUMUZ YAPILAN YORUMLARINIZ KRİTERLERİMİZE UYMADIĞINDAN YAYINLANMAMAKTADIR...

2012-02-04 13:44:34
İyi de hocam bu mahkemeleri kim kurdurttu kim bu kadar yetki ile donalttı dönemin yöneticilerinin hiç mi suçu yok. Bunca halka malolmuş insanlar sebepsiz yere asılırken hiç mi dur diyen olmadı ???????

2012-02-04 08:09:30
İskilipliAtıf hocamizi rahmetle anıyoruz
Biiznillah o mazlum bir Şehid: O'nu ve yüzbinlerce müslümanı 1920-1935'lerde şehid ettirten lanetli eşkiya Sabetayist İttihad-Gerici'ler ise ebedi istirahatgahları olan Cehennem'de gerçek adaletle siftaha başlamıştırlar inşaallah. 'İman edenler Allah yolunda... inkar edenler ise tağut yolunda....'

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.