21 Ocak 2018 Pazar4 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:17Öğle 13:21İkindi 15:51Akşam 18:14Yatsı 19:37
    • 13°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 115.147 -1.46
  • Altın: 163,118 1.34
  • Dolar: 3,8058 0.95
  • Euro: 4,6547 0.85

Hayat denen şey

Fatma Tuncer

Şeytan insanın toprak tarafına baktı ve onun dünya için yaratıldığını düşündü. O yüzden kendisinin üstün olduğu kanaatine vardı. Eğer onun ruhunun yüceliğini fark edip cennet için yaratıldığını görebilseydi kendisi de Ademle birlikte cennete girebilmenin mücadelesini verirdi. Ama o dünyaya baktı ve aldandı.

İnsanlar dünya ile ilgili beklentilerine her gün bir yenisini daha eklerken kendi ruhlarının yüceliklerine vakıf olamıyorlar. Ruhi derinliklerinin farkına varamadıkları için de yükselemiyorlar. Bu yüzyılın en büyük sorunu bu. İnsanlar sığ hayaller peşinde koştuklarından manayı hikmeti göremiyorlar. Dolayısıyla da cennet onlar için bu dünyada ulaşabilecek bir şeymiş gibi algılanıyor. Bunun için dünyada kendi sahte cennetlerini kurma çabası içine giriyorlar.

Hayat denen şey, aslında sonsuzluğu kapsayacak kadar genişti. Ama insan ilk basamağında duraksayıp kaldı. Kısa hesaplar peşine düştü. Dünya hayatı da zaten kısa vadeli hesapları belirleyebiliyordu. Ve insanlar dünya menfaatini uhrevi sorumluluklarının önünde tuttular. Tükenecek endişesiyle infak etmekten kaçındılar. Mal biriktirme hastalığına tutuldular, fakiri gözetmeyip adalet ve paylaşım sorumluluğundan kaçmayı tercih ettiler.

İnsanlar artık ezilenlerin yanında olmayı bir erdem olarak göremiyorlar. Güçlünün, kaba kuvvetin sermaye sahibinin, mevki ve makamları işgal edenlerin yanında görünmeyi tercih ediyorlar. Çünkü bu zümrelerin yanında olmak onlara dünyevi çıkarlar sunuyor. Oysa mümin kişi Allah'ın adaletini tercih eder ve dünyayı ahiretten bağımsız düşünemez.

"Şeytan, Adem'in çamurunu gördü, yüceliğini göremedi. Bu dünyaya ait olan çamurunu seyretti, Fakat öteki aleme ait olan maneviyatına kör oldu"

"Ey insan! Dünyadan birbirine zıt iki ses gelir. Acaba senin kalbin hangisini duymaya kabiliyetli. O Seslerden biri Allah'a yaklaşanların, diğeri ise aldananların durumudur.

Bu seslerden birini duydun mu, öbürünü duymazsın bile" (Mevlana)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.