Mevlüt Özcan

Mevlüt Özcan

Çıplaklık vahşiliğe götürür

Çıplaklık vahşiliğe götürür

Biz Müslümanların üzerimize düşen vazifelerinden biri de kadın ve erkek olarak vücudumuzun örtülmesi emredilen yerlerini tesettür etmektir. Fıkıh kitaplarımızda kadınların el ve yüzleri müstesna diğer kısımlarını, erkeklerin göbek ile diz kapağı altına kadar olan kısımlarını örtmeleri Müslümanlara farz-ı ayındır. Bu beyan edilen yerlerin çok az bir bölümü de olsa açıldığında haram işlenmiş olur.

Vücudu örtecek elbisenin örtü olmasının ölçüleri vardır. Elbisenin örtü olabilmesi için:

* Bol olmalı.

* Vücudun hatlarını belli edecek darlıkta olmamalı.

* Vücudun rengini gösterecek kadar ince ve şeffaf olmamalı.

* Karşı cinsin dikkatini çekecek tarzda olmamalı.

* Herhangi bir zümrenin üniforması, kıyafeti gibi olmamalı. (Rahibelerin kıyafeti gibi.)

* Kadın evde giydiği elbisenin üzerine evden dışarıya çıkacağında dış elbisesini (manto, pardüse, çarşaf, cilbab vesaire gibi) giymeli. Azhab suresinin 59’uncu âyetinde böyle emredilmektedir.

Muhterem cemaat!

Erkeklerin de vücudunu saran daracık elbiseler giyerek kamuya çıkmaları haramdır. Böyle elbiselerle namazda ve namaz hâricinde bulunmak Müslüman erkeklere haramdır.

örtünün şartı kadın için de erkek için de bedenin renginin ve hatlarının görünmesine mâni olacak kalınlıkta ve genişlikte olmalıdır. Aksi hâlde tesettür (örtünmek) sayılmaz ve bu vaziyette kılınan namazın iadesi gerekir.

Tesettür (örtünmek) ile ilgili Kur’ân-ı Kerim’de bir çok ayette emirler vardır. Bunlardan üç tane ayeti beyan edeceğim: Nur suresi 30 ve 31’inci ayetlerin mealleri şöyle: “(Rasûlüm!) Mü’min erkeklere, gözlerini (harama dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır. Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.... Zinetlerini göstermesinler. Dikkatleri üzerlerine çekecek şekilde ayaklarını yere vurarak yürümesinler...”

Ayetteki “zinet” tâbiri, kadının vücudunu ifade eder ki, buna göre yasaklanan vücudun teşhiridir. Bu yasaklamadan istisna edilen “görünen kısım” ise, kadının yüzü ve elleridir. Elbette küpe, bilezik, yüzük ve gerdanlık gibi süs takıları ile sürme, kına gibi şeylerin de umuma gösterilmesi asla câiz değildir. Ahzab suresinin 59’uncu âyeti de meal olarak şöyledir: Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarıya çıkacakları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınmaması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayıcı ve esirgeyendir.”

Muhterem cemaat!

Günümüzde bir kısım kadınlar giyimde ölçü tanımıyorlar. Bu bakımdan kadının mahremiyeti kalmamıştır. On yaşındaki bir çocuk kadının neresi nasıl biliyor. Bundan dolayı o yaşta bunalıma düşüyor. Gençlerin intihar nedenlerinden biri de budur. Aynı zamanda bu çıplaklık kadının muhteremliğini zedelemiştir.

Kadın tabiatı, erkeğin aksine estetiktir. Bu bir değerdir. Neslin devamı için kadına verilmiş bir emanettir. Kadın bu emaneti korumakla yükümlüdür. örtünmek insanı insan eden insani bir değerdir. Bu değeri açılıp saçılarak hovardaca etrafına peşkeş çeken kadın metalaşır. Cinsel bir obje olur. Dâima istismar edilir. Batı modası kadını erkeğe sunmak için maalesef onu metalaştırdı. O toplumda kadın kendisini metalaştıran kurtların aç şehvetlerine sunulmuş bir kuzu hâline getirildi. çıplaklık kadını özgür hâle getirmez, köleleştirir. Kozmetik sanayinin kobayı yapar. Böyle yapmıştır da.

Muhterem cemaat!

İslâm kadına en büyük değeri vermiştir. Onun dişiliğini değil kişiliğini ön plânâ çıkarmıştır. Kadınlarımızın bunu anlaması gerekir. çünkü bu kurtuluş yoludur.


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mevlüt Özcan Arşivi