F Tipi CHP’ye mi sızdı?

F Tipi CHP’ye mi sızdı?

Geçtiğimiz şubat ayından itibaren komutanları hedef alan ses kayıtları, andıç belgeleri, fotoğraflar, sağlık raporları ve spekülatif iddialar birbirini izledi. Yotube ve metacafe sitelerine bu süreçte epeyi iş düştü.

Ne oldu? Kısaca hatırlayalım.

Tarih 20 Şubat. Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanı Tuğgeneral Münir Erten’in Irak’a yönelik kara harekatı takvimini açıkladığı ses kaydı yayınlandı.

Dendi ki: F Tipi iş başında!

Tarih 7 Mart: Taraf Gazetesi Genelkurmay tarafından 2006 yılında hazırlandığı iddia edilen andıç belgesini yayınladı.

Dendi ki: F Tipi Taraf’ı besliyor!

Tarih 9 Mart. Deniz Kuvvetleri Eğitim ve öğretim Komutanı Tümamiral Kadir Sağdıç’ın siyasi yorumları Yotube’a düştü.

Dendi ki: F Tipi çalışıyor!

Tarih 10 Mart. Ankara Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci’nin konuşmaları internette dolaşmaya başladı.

Dendi ki: F Tipi her taşın altından çıkıyor!

Tarih 12 Haziran. Vakit Gazetesi Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Kudüs fotoğraflarını yayınladı.

Dendi ki: F Tipi orduya sızdı!

Tarih 13 Haziran: Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun’un gizli sağlık raporları internete düştü.

Dendi ki: F Tipi GATA’da!

Tarih 13 Haziran. Taraf, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ile Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile gizlice görüştüğünü yazdı.

Dendi ki: F Tipi tezgaha devam ediyor!

Tarih 28 Haziran. Genelkurmay Plan Harekat Daire Başkanı Tümgeneral Kenan Koçak ile Stratejik Araştırmalar ve Etüd Merkezi (SAREM) Başkanı Tuğgeneral Süha Tanyeri’nin ses kaydı çıktı piyasaya.

Dendi ki: F Tipi örümcek ağı gibi!

Tarih 1 Temmuz. Hava Kuvvetleri’nde görevli Tümgeneral Erol özgil ile Albay Gürsel Tokmakoğlu’nun konuşmalarına şahit olduk internette.

Dendi ki: F Tipi devleti ele geçirdi!

Tarih 5 Ağustos. CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, mecliste gazetecilerle sohbet toplantısında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a zırhlı araç tahsisinin ihraca yer verilmeyen YAŞ kararlarıyla ilintisini sordu. O ana kadar hiç kimse o zırhlı araçtan haberdar değildi.

Tarih 6 Ağustos. Emeklilikte kullanılmak üzere Büyükanıt’a tahsis edilen Audi-8 marka zırhlı aracın fotoğrafları ve tüm ayrıntılar internette yayınlandı.

Diyorum ki: F Tipi CHP’ye mi sızdı?


üniversitelerde Sezer töresi


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 21 üniversiteye ilişkin rektör atamaları tartışılıyor. En büyük gürültü Akdeniz, Gazi ve Dokuz Eylül üniversiteleri’nde koptu. çıplak gözle baktığınızda teorik olarak haklı olduklarını düşünebilirsiniz.

öyle ya, Akdeniz üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, en çok oyu alıp liste başı olduğu halde atanmadı. Aynı şekilde Gazi üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç da en çok oyu aldığı halde listeye giremedi, daha YöK aşamasında elendi. Listeye genel olarak baktığınızda ikinci sıradaki adayların tercih edildiği görülüyor.

Keşke, üniversitelerarası Kurul Başkanlığı da yapan Rektör Akaydın, Sezer’in Cumhurbaşkanlığı döneminde yapılan atamalara tepki koysaydı. Mesela deseydi ki, ‘Gazi üniversitesi’ne 1064 oy alan Rıza Ayhan yerine 366 oy alan Kadri Yamaç rektör olarak atanması hatadır.’

Keşke, ‘Sayın Cumhurbaşkanım, ne yapıyorsunuz, Kastamonu üniversitesi Rektörlüğü’ne sadece 2 oy alan ve beşinci sırada bulunan Bahri Gökçebay’ı atamanın hiçbir akli gerekçesi olamaz’ diyebilseydi.

Bugün en çok oyu aldığı halde rektör olamayan Prof. Yamaç, o zaman ikinci sıradayken atanmasına tepki gösterip Sezer’e şöyle seslenseydi: ‘Sayın Cumhurbaşkanım, bu bir demokratik yarıştır, kaybettim, rektörlük Sayın Ayhan’ın hakkıdır.’

Demediler. Sessiz kalmaya devam ettiler.

Bu arada: İnönü üniversitesi’nde Eşref Yüksel (161) yerine Fatih Hilmioğlu (104), Giresun üniversitesi’nde Mehmet Tüfekçi (25) yerine Osman Metin öztürk (8), Atatürk üniversitesi’nde Cevat Gerni (157) yerine üçüncü sıradaki Yaşar Sütbeyaz, Fırat üniversitesi’nde Ahmet Feyyaz Bingöl (245) yerine Mehmet Hamdi Muz (59), Celal Bayar üniversitesi’nde Cemil özcan (270) yerine Semra öncü (57), Bilecik üniversitesi’nde Mehmet Duman (14) yerine Azmi özcan (7) rektör olarak atandı.

O gün işlerine gelen Sezer Töresi, bugün bumerang gibi kendilerine döndü. Adaletin erdemini anladılar. Keşke o gün siyasetle uğraşmak yerine üniversitelerin hukukunu gür sesle savunabilselerdi, bugün başları dik, alınları açık olurdu.

Şu da bir gerçek, yanlış, yanlışla düzeltilmez. Ancak eski Genelkurmay Başkanı Hilmi özkök’ün siyasi literatürümüze kazandırdığı bir örnekle izah etmek gerekirse, kimi zaman yangını söndürmek için yangın çıkartmak gerekebiliyor.

Ama palyetif tedbirlerle kalıcı çözümlere ulaşamayız. O nedenle, benzeri tartışmaların bir daha yaşanmaması için atama işinin yeni esaslara bağlanması zorunludur. Bırakalım, üniversiteler özgürce rektörlerini seçsinler, YöK de çankaya da devreden çıksın. Eğer Gül, Sezer Töresi’ni geçer akçe kabul edip devam ederse, devran döndüğünde onun da söyleyecek sözü kalmaz.

Ancak...

Seçim esaslarını sağlam temeller üzerine inşa etmediğimiz zaman üniversiteler zamanla nepotizmin kaleleri haline gelebilir.

Hatırlayalım. Gazi üniversitesi’nde önceki seçimde Rektör Rıza Ayhan 1064 oy alırken Kadri Yamaç 366 oyda kalmıştı. Sezer, tercihini Yamaç’dan yana kullandı. Yamaç rektör olarak katıldığı son oylamada oylarını 732’ye çıkarırken, Ayhan 384’e geriledi. İki yılda ne gibi gelişme oldu da rektörlerin oyları arasında böylesine derin uçurumlar oluştu?

Cevabı çok açık, kadrolaşma... Maalesef zamanla üniversiteler, rektörlerin ellerinde kadrolaştıkları siyasi merkezlere dönüşebiliyor.

Lafın sonuna gelirsek, Cumhurbaşkanının bu meseleye el atıp çözüm konusunda öncülük etmesinde büyük yarar vardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi