23 Mayıs 2017 Salı26 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:41Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:30Yatsı 22:13
    • 16°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 9°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 96.400 1.32
  • Altın: 144,302 -0.16
  • Dolar: 3,5616 -0.74
  • Euro: 4,0009 -0.40

Harf İnkılâbı “Köpekleştirme” Değilse Nedir?

Ahmet Doğan İlbey

Altı Ok’çular, bir muhterem kişinin “İnkilap ne demek biliyor musunuz ‘Köpekleştirme’ demektir. Bu memlekette inkilap (köpekleştirme) yapılmıştır" sözüne alınmışlar. Söyleyen zât, inkılâp yerine “kelb”den (köpek) türeme köpekleşme mânasına “inkilab” kelimesiyle harf devrimini mi kastetti, yoksa sahsî bir mânada mı kullandı? Bizim mevzumuz bu değil.
                                           
KUR’AN HARFLERİNDEN KOPARILARAK MANKURTLAŞTIRMA

Bizim mevzumuz doğrudan doğruya harf inkılabı “köpekleştirme” değilse nedir? Sualinin cevabını aramaktır. Harf inkılâbı milletin bin yıllık hafızasını iğdiş etmektir ki bunun adına Kemalist ideolojiye bağlı mankurtlaştırma, yâni yeni sahibine aidiyet için köpekleştirme denilebilir. Harf inkılâbı o kadar dehşetengiz ve alçakça bir inkılâptır ki üç neslin geriye doğru millet ve medeniyet kökleriyle irtibatının kesilmesi üstüne yapılmış, en hainâne bir inkılap olup, meydana getirdiği zarar “köpekleştirme” den daha fecidir.

HARF İNKILÂBIYLA ASRÎLEŞECEK, YÂNİ GÂVURLAŞACAKTIK

Bu ülkede harf inkılâbının hayırlı ve millet menfaatine bir iş olmadığını kabul etmeyenler Kemalistlerle laik Türkçülerdir. Türk milletinin boynuna bir tasma asılmıştı Latin harfleriyle. Böylece millet muhteşem İslâm mâzisini unutacak , "Ben Avrupalıyım" demeye başlayacak, yâni gâvurlaşacaktık. Böylece Batı için tehlike olmaktan çıkacaktık. Gaye buydu. Necip Fazıl’ın sözüyle “Dünyada bin yıllık tarihi silinen ve o günü bayram olarak kutlayan başka bir millet daha yoktur…”

Harf dâvasını ondan dinleyelim: “İsmine ‘Arap harfleri’ denilen, tam on asır Türk medeniyet kadrosunun ifade unsurunu teşkil etmiş ve on asırlık millî irfanın temeli mevkiinde bulunmuş harfler, hakikatte sadece ve kavmî mânada Arap harfleri midir, yoksa kavim üstü bir mâna ile ‘İslâm harfleri’ mi? bu hususta dinî, tasavvufî, ilmî ve aklî bürhanlar nelerdir? kavim üstü, küllî bir şümulle bütün mü’min beşeriyete atfedilip edilemeyeceği bir ilim meselesi olan harflere ‘Arap harfi’ ismini vermek mümkün oluyor da, doğrudan doğruya ve münhasıran Lâtinlerin malı olduğu ilmen sabit harflere nasıl ‘Türk harfleri’ denilebiliyor?”

“Harf dâvası” nda yüreğimiz bileylemek için âmâ üstad Cemil Meriç’i dinleyelim şimdi de: “Düşmanın teslim alamadığı tek kale almıştı: hafıza, yani dil. Bugünü düne bağlayan köprü uçurulmadıkça tarihten kopamazdık… Öyle ki İstiklâl Savaşı'nın muzaffer başkumandanı harfleri değiştirmeğe kalkışınca, bir avuç entelektüelin alkışlarıyla teşci edilir. Arap harflerini müdafaaya yeltenen bir tek hoca çıkar: Yahudi Avram Galanti. Harf devrimi, kütüphaneleri tuğla yığınını çevirir. İrfanımızı düne bağlayan köprüler uçurulmuştur.”

KUR’AN HARFLERİ YUNANLILAR GİBİ DÜŞMAN GÖSTERİLDİ

1928 Yılında Kemalist Cumhuriyetin hempası olan basında Kur’an harfleri “Yunanlılar gibi düşman” gösterildi. Bir Vandalizm olan harf inkılâbı yandaşları,  dinimiz, dilimiz ve bin yıllık hafızamız olan elifbaya hayâsızca saldırarak Yunanlıyla aynı gördü. Harf İnkılâbı’nın gayesi Avrupalılaşmak, yâni kâfirlere benzemekti. Önce harflerden, sonra Arapça, sonra Kur’an ve dinden uzaklaştırmak, dolayısıyla Osmanlıca’dan koparmaktı. Harf inkılâbı, Müslüman Türkleri kolonileştirme projelerinden biridir. Türkiye’yi Batı’nın kolonisi yapmak gayesiyle yapılmıştır. Böylece kolonileşmeye açık hâle getirilmiştir.

Karanlık Cumhuriyet yıllarında elinde Arapça kağıt olanlar hapse atılıyordu. Osmanlı arşivlerinin büyük bir kısmı vagonlarla Bulgaristan'a gönderildi. Türklerle Arapların bağı koparıldı. Gayelerden biri de buydu. Mustafa Armağan, “Mesele okuma yazma kolaylığı değil siz hala anlamadınız mı?” diyerek ağır bir soru soruyor gafillere:

KEMALİSTLER: “ARAP HARFLERİ BİZİ ŞERİATIN KÜLLİYATINA SÜRÜKLÜYORDU”

“1933 yılı, Cumhuriyet’in 10. kuruluş yılı. Devlet bir kitap çıkarır. adı ‘Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne nasıldı? nasıl oldu?’ kitapta 4 maddede Arap harflerinin neden kaldırıldığı ve Latin harflerinin neden benimsendiği anlatılır: ‘(Arap harfleri) bizi teokrasinin (yani şeriatın) külliyatına ve fikir yeraltlarına doğru sürüklüyordu. Yabancıların dilimizi öğrenmelerini ve bizi tanımalarını adeta imkansız kılıyordu (ekalliyetler (azınlıklar) dahil. Bizi teokratik külliyatından (dini eserler) ve fikir yeraltlarından bir darbede ayırmıştır. Geriye doğru uzanan köprüyü dinamitleyip atmıştır. (…) Ekalliyetlerin millet bünyemize girmelerini kolaylaştırmıştır.”

ANDREW MANGO: “GÂVURLARIN ALFABESİ MİLLİYETÇİ TÜRKLERİN ALFABESİ HÂLİNE GELDİ”

Mustafa Armağan “Keşke direnebilseydik, dik durabilseydik bu inkılâba karşı” diyerek, “harf dâvası” nı aklımıza düşürüyor. Ardından harf inkılâbının bir katliam, bir “gavurlaşma” olduğunu söyleyen Andrew Mango'nun da ifadeleriyle bu derin darbenin içyüzünü ortaya koyuyor: “Dil ile alfabe birbirinden ayrılmazdı: Türkçe konuşan Karamanlı Rumlar Yunan harfleriyle yazarlar, Ermeni ve Museviler de kendi alfabelerini kullanırlardı. Latin harflerinin kabulüyle birlikte Türkler, Hıristiyan Batılılarla aynı safa (kampa) konulmuş oldu. Böylece gavurların alfabesi vatansever, milliyetçi Türklerin alfabesi haline geldi.”
----------------------------
Açıklama: Bu necip milletin üç kuşağında  hafıza travmasına sebep olan Harf inkılâbının şerrini anlatmaya devam edeceğiz.

------------------------------

KÜLTÜR FÜTÜHATINDAN DÖNEN DOST

Ey azizan! Gönül ve fikir dostumuz, Türkiye Yazarlar Birliği Şehr-i Maraş Şubesi Başkanı öğrt. gör. İsmail Göktürk, Mostar Gençlik Konferansları programları çerçevesinde “Medeniyet” üstüne tebliğ sunmak üzere gittiği Erzurum ve Trabzon’dan döndü. Görelim, gönül azığında neler getirdi, Cuma Kapısı’nda dinleyeceğiz inşallah.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.