Cihangir İşbilir

Cihangir İşbilir

Osmanlıca bilen büyükelçiler

Osmanlıca bilen büyükelçiler

Osmanlıca tartışmaları ‘makul’ ve ‘mûtedil’ bir üslupla devam ettiği müddetçe çok faydalı olacaktır. Cehalet ve ideolojik körlükle yapılan yorumlar zaman ve enerji kaybından başka bir işe yaramaz. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği cesaretle başlayan hararetli tartışmada Osmanlıca hakkında neredeyse konuşulmayan konu kalmadı. 

Meselenin Hariciye’yi ve dış politikamızı ilgilendiren boyutu ise Türkiye ile birlikte 30’dan fazla ülkeyi ilgilendiren Osmanlı Arşivleri’ndeki müşterek hâfızamız. Başta Türkiye’nin ve bu ülkelerin diplomasi, ekonomi ve kültür tarihlerinin yazılmasında ve uluslararası haklarının tespit ve korunmasında Osmanlı Arşivleri en önemli kaynak.

Dört sene önce bir Alman gazetesine verdiği mülâkatta Başbakan Davutoğlu, “Bizim arşivlerimiz olmadan tarihini yazamayacak bazı Avrupa ülkeleri var”  demişti. 

Ortadoğu, Kafkasya ve Kuzey Afrika’daki ülkelerin tamamının ve siyasi, askeri ve ticari ilişki kurulan diğer devletlerin tarihi de Osmanlı Arşivleri’nden istifade edilmeden ve bu hazineye atıf yapılmadan yazılamaz. 

Filistin ve Kıbrıs gibi sorunlu bölgeler başta olmak üzere bölgemizdeki bir çok problemin çözümünde de Osmanlı Arşivleri’ne müracaat şart. Abdullah Gül’ün, Dışişleri Bakanı iken, 2006 senesinde verdiği şu beyanatı konunun bizim açımızdan önemini göstermek için yeterli: “Ben Filistin     ile ilgilenmeyeceğim de kim ilgilenecek? Filistin’in, İsrail’in, Kudüs’ün, bütün bu coğrafyanın tapuları, arşivleri benim elimde.”  

Dünyadaki en önemli arşivlerden birisi de bizim Dışişleri (Hariciye) Arşivi’dir. 1846’da kurulan Hazine-i Evrak’ın 1919 yılına kadar olan dönemle ilgili kısmı Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne devredildi.

1919-2008 yıllarını kapsayan Dışişleri Arşivleri’nde ise 65 milyon 300 bin sayfa belge bulunuyor. 110 bin klasörlük bu zengin arşivin 25 milyon belgeyi kapsayan kısmının dijital ortama aktarılarak araştırmacıların hizmetine sunulacağını geçen ay Çağrı Erhan’ın köşesinden öğrenmiştim. (2 Kasım, Türkiye)

Sadece Türkiye’deki arşivler değil, dünyanın dört bir yanına dağılmış milyonlarca evrak, kitap ve Osmanlı coğrafyasındaki yerel arşivler, tarihi eserler, kitaplar ve mezar taşları… 

Koskoca bir Cihan Devleti’nin muhteşem ve paha biçilmez mirası, yeniden cihanşümûl bir vizyon kazanmaya çalışan ve bölgesel ve küresel bir aktör olmayı hedefleyen Türkiye’nin ilgisini bekliyor. 

Bu sınırsız hazinenin çok kolay elde edilebilen bir anahtarı var: Osmanlıca. 

Osmanlıca öğrenmeye önce büyükelçiler başlamalı… 

Osmanlıca bilen büyükelçilerle ancak Yeni Türkiye inşâ edilebilir, 2023 ve sonrası için emin ve isabetli adımlar atılabilir. 

Osmanlıca yani kadîm Türkçemiz ile yazılmış evrak veya kitapları okuyabilen büyükelçiler, bilhassa Osmanlı bakiyesi ülkelerde işbaşına geldiğinde Türkiye’yi tutabilene aşkolsun! 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cihangir İşbilir Arşivi