18 Ocak 2017 Çarşamba19 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:48Akşam 18:11Yatsı 19:36
    • 9°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 82.363 0.80
  • Altın: 147,033 -0.22
  • Dolar: 3,7764 -0.75
  • Euro: 4,0385 0.07

Müslüman Gençliğe ve Halka Beyanname

M. Şevket Eygi

MÜS­LÜ­MAN li­se­le­rin, İmam-Ha­tip mek­tep­le­ri­nin, İla­hi­yat fa­kül­te­le­ri­nin de­ğer­li öğ­ren­ci­le­ri­ne, bü­tün iman­lı genç­li­ğin ve muh­te­rem hal­kı­mı­zın dik­ka­ti­ne:

Son yıl­lar­da çok yo­ğun fa­kat sin­si bir şe­kil­de Ehl-i Sün­net yı­kıl­mak, onun ye­ri­ne  bâ­tıl, dall, bo­zuk fır­ka­lar, su­lan­dı­rıl­mış ve içi bo­şal­tıl­mış bir  din   ge­ti­ril­mek is­ten­mek­te­dir. Dış­ta­ki ba­zı de­rin güç­ler ve iç­te­ki yar­dak­çı­la­rı böy­le  is­ti­yor­lar.

Ül­ke­miz­de ya­yıl­mak is­te­nen  fır­ka­lar­dan bi­ri Mu­te­zi­le­dir.  Bü­tün Ehl-i Sün­net ule­ma­sı  Mu­te­zi­le­nin bo­zuk bir fır­ka ol­du­ğun­da it­ti­fak et­miş­tir.  Ma­ale­sef  öl­müş,  bir­kaç  ki­şi dı­şın­da ta­raf­ta­rı kal­ma­mış bu fır­ka hort­la­tıl­mış­tır. 

Faz­lur­rah­man­cı­lık fır­ka­sı da çok bo­zuk­tur. Faz­lur­rah­man, bin­den faz­la Pa­kis­tan­lı ule­ma­nın ve müf­tü­nün  fet­va­sı ile kı­nan­mış, kö­tü­len­miş ve tard edil­miş­tir. 

Se­le­fî­lik adın­da bir iti­kat ve fı­kıh mez­he­bi yok­tur.   Veh­ha­bi­li­ğin üze­ri­ne Se­le­fi­lik maş­la­hı atıl­mış­tır, o ka­dar.

Mez­hep­siz­lik, İs­lam di­ni­ni ve Şe­ri­ati­ni teh­dit eden en teh­li­ke­li bi­d’­at­tir.

Tel­fik-i me­za­hib mu­kad­des di­ni­mi­zi oyun­cak et­mek de­mek­tir.

Light ve ılım­lı İs­lam pro­je­si, mün­zel İs­la­m’­a kar­şı en bü­yük sui­kast ve komp­lo­dur.

Bi­d’­at­çi­le­rin bir kıs­mı, di­ni­mi­zin ikin­ci ana kay­na­ğı olan Sün­ne­ti ya ta­ma­men, ya kıs­men in­kar et­mek­te­dir, bu bir hı­ya­net­tir. Mü­te­va­tir ha­dis­le­ri in­kar eden küf­re dü­şer.  Sa­hih ha­dîs­le­ri, AB kri­ter­le­ri­ne norm­la­rı­na öl­çü­le­ri­ne uy­mu­yor di­ye ayık­la­mak ne­dir? Uy­gun dü­şen ke­li­me­yi siz söy­le­yi­ni­z…

Mü­ces­si­me, mü­şeb­bi­he, mür­ci­e ta­ife­le­ri doğ­ru yol­dan çık­mış­tır.

Ehl-i Sün­net İs­lam­lı­ğın­da ci­had fi se­bi­lil­lah var­dır ama te­rör yok­tur.

Şe­ri­ata mu­ta­bık ta­sav­vuf ve ta­ri­kat­lar hak­tır.

Ta­ri­kat ve ta­sav­vuf ev­li­ya­sı ev­li­ya­ur­rah­man­dır.

Re­su­lul­lah Efen­di­miz (Sa­lat ve se­lam ol­sun ona) ka­bir zi­ya­re­ti­ne izin ver­miş­tir.

Ba­zı ila­hi­yat­çı­lar ri­ba­ya fet­va ver­miş­ler­dir. Bu fet­va­lar bo­zuk­tur, ge­çer­li de­ğil­dir.

İs­lam­da te­ra­vih (Ra­ma­zan­da ge­ce na­ma­zı)  var­dır. İn­kar eden­ler Ehl-i Sün­net dı­şı­dır.

Cu­ma na­ma­zı­nın far­zın­dan son­ra Ha­ne­fî mez­he­bi­nin gö­rü­şü­ne gö­re zuhr-i ahir ve sün­net na­maz­la­rı  kı­lın­ma­lı­dır.

Re­su­lul­lah Efen­di­mi­ze say­gı­sız­lık eden­ler, ona eza ve­ren­ler, Sün­ne­ti­ni in­kar eden­ler  küf­re dü­şer.

Ke­mâ­lî ila­hi­yat­çı­lar açık bir sa­pık­lık için­de­dir.

Din sa­de­ce  vic­dan işi­dir di­yen­ler sa­pık­tır.

Din ile dün­ya as­la ay­rı­la­maz. Din dün­ya ha­ya­tı­nı, dün­ya im­ti­ha­nı­nın tan­zim için gön­de­ril­miş­tir. Din el­den gi­der­se ebe­dî saa­det de gi­der.

Ba­zı ye­min­ler var­dır ki, eden­ler küf­re dü­şer.

İs­lam di­ni yük­sek ah­lak di­ni­dir. Ah­lak­sız­lık, ya­lan, gıy­bet, if­ti­ra, te­ces­süs, ne­mî­me ile bir­lik­te din­dar­lık ol­maz.

Ka­dın­lar ca­mi­le­re ge­le­bi­lir ve ken­di­le­ri­ne ay­rıl­mış ka­fes­li bö­lüm­ler­de iba­det ede­bi­lir,  Ku­r’­an ti­la­ve­ti ve va­az din­le­ye­bi­lir ama ef­dal olan, na­maz­la­rı ev­le­rin­de kıl­ma­la­rı­dır.  Ca­mi­ler­de­ki ka­fes­le­ri ve per­de­le­ri kal­dı­ran­lar bi­d’­at­çi­dir.

Re­form­cu­la­rın, ze­kat­lar tü­zel ki­şi­le­re (der­nek­le­re, ce­ma­at­le­re, va­kıf­la­ra) ve­ri­le­bi­lir fet­va­sı ba­tıl­dır, yan­lış­tır. Ze­kat­lar, Ku­r’­an­da çok açık ve se­çik şe­kil­de zikr ve be­yan edi­len (Za­ma­nı­mız­da kö­le­ler gi­bi, ba­zı­sı bu­lun­ma­yan) se­kiz sı­nıf ger­çek şah­sa tem­lik su­re­tiy­le ve­ri­lir. Ze­kat pa­ra­sıy­la ve ma­lıy­la ca­mi bi­le yap­tı­rı­la­maz.

Al­la­hü Tea­la haz­ret­le­ri­nin on dört sı­fa­tı­nı ez­be­re bil­me­yen ki­şi il­mi­hal ba­kı­mın­dan ca­hil kal­mış­tır. Bo­zuk ve ba­tıl Mu­te­zi­le fır­ka­sı Al­la­hın sı­fat­la­rı­nı in­kar eder.

Müs­lü­man­la­rın ba­şı­nı çe­ken ule­ma, fu­ka­ha, me­şa­yih, mür­şid­ler, zi­ya­lı­lar; beş va­kit na­maz ko­nu­sun­da ge­nel, yo­ğun, et­ki­li, ara­lık­sız  pro­pa­gan­da, teb­liğ, ir­şad, da­vet yap­mak­la ve mü’­min­le­ri gün­de beş kez Hak­k’­ın hu­zu­run­da kı­yam­da dur­ma­ya,  rü­kû ve sec­de et­me­ye ça­ğır­mak­la mü­kel­lef­tir.

Na­ma­zı terk eden Müs­lü­man bir top­lum if­lah ol­maz, ne­cat bul­maz.

Hür ve mu­kim Müs­lü­man er­kek­ler, şe­r’­î özür­le­ri yok­sa va­kit na­maz­la­rı­nı ce­ma­at­le kıl­ma­lı­dır. Dört hak mez­he­bin fık­hın­da  farz na­maz­la­rın ce­ma­at­le kı­lı­nıp kı­lın­ma­ma­sı key­fe ve ter­ci­he bı­ra­kıl­mış de­ğil­dir, mec­bu­rî­dir.

Ca­mi imam­la­rı na­maz kıl­ma me­mu­ru de­ğil­dir; ca­mi­nin ve çev­re­si­nin  İs­lam ho­ca­sı­dır. Ce­ma­ati­ni ir­şad eder, ay­dın­la­tır, uya­rır, bil­gi­len­di­rir, der­ler top­lar, ön­der­lik eder.

Av­ru­pa­î ala­ca bu­la­ca ren­ga­renk da­ra­cık gös­te­riş­li par­lak renk­li  düt­tü­rü  te­set­tür Ku­r’­an Sün­net Şe­ri­at te­set­tü­rü de­ğil­dir, şey­ta­nî  te­set­tür­dür.

İh­ti­yaç sı­nı­rı­nı aşan her şey is­ra­fa gi­rer. İs­raf ha­ram­dır. 

Her yıl dı­şa­rı­dan üç mil­yon ton buğ­day sa­tın alan Tür­ki­ye­’nin gün­de beş mil­yon ek­me­ği çö­pe at­ma­sı hı­ya­net ve ci­na­yet­tir. Şu­ur­lu ve vic­dan­lı Müs­lü­man,  kü­çük bir ek­mek par­ça­sı­nı, pi­lav ye­di­ği ta­bak­ta bir tek pi­rinç ta­ne­si­ni bi­le çö­pe at­maz.

Ya­lan­cı­lık, ema­net­le­re hı­ya­net, sö­zün­den dön­mek,  gü­nah­kar da ol­sa  Müs­lü­man kar­de­şi­ne düş­man­lık et­mek  mü­na­fık­lık­tır.

Hiç­bir Müs­lü­ma­nın sâ­lih ve âbid mü’­min kar­de­şi­ni dış­la­ma­ya hak­kı yok­tur. Bü­tün mü’­min­ler kar­deş­tir, bu kar­deş­li­ği bo­zan ha­in­dir.

Bü­tün mü’­min­ler tek bir Üm­met oluş­tu­rur. Her Müs­lü­man Üm­met bir­li­ği­ni is­te­mek, böy­le bir bir­lik oluş­ma­sı için ça­lış­mak zo­run­da­dır.

Her mü­’mi­nin boy­nun­da, za­ma­nın râ­şid ve âdil Ha­li­fe­si­ne bi­at ve ita­at ba­ğı bu­lun­ma­lı­dır.

Müs­lü­man­lar mâ­ruf ile emr ve mün­ker­den nehy far­zı­nı bil­kül­liy­ye terk eder­ler­se üze­ri­ne azab ine­ce­ği Muh­bir-i Sâ­dık (Sa­lat ve se­lam ol­sun ona)  ha­ber ve­ril­miş­tir.

Her Müs­lü­ma­nın, ken­di­si­ne ye­te­cek ve ken­di­si­ni kur­ta­ra­cak de­re­ce­de il­mi­hal ve İs­lam ah­la­kı bil­gi­si öğ­ren­me­si farz­dır.

Di­ni­mi­zi sa­pık­lar­dan, dall ve mu­dil­ler­den de­ğil; ica­zet­li eh­li­yet­li li­ya­kat­li ah­lak­lı zâ­hid Ehl-i Sün­net ule­ma­sın­dan, fu­ka­ha­sın­dan, me­şa­yi­hin­den, mür­şid­le­rin­den öğ­re­ne­lim.

Se­lam ve hür­met­le­rim­le­…

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.