Cihangir İşbilir

Cihangir İşbilir

Küresel Kumpas!

Küresel Kumpas!

Aylardır bizim de buradan dikkat çektiğimiz ‘kanlı tuzak’ henüz bozulmuş değil; Türkiye’yi önce DAEŞ terörünün destekçisi gibi gösterip sonra PKK terörüne mahkûm eden ‘odak’ şimdi de Türkiye’nin DAEŞ’le mücadele etmesini ama PKK terör örgütüne dokunmamasını istiyor. DAEŞ’in doğuşuna vesile olan ve bugün DAEŞ’le mücadele ediyormuş gibi görünen uluslararası aktörler Türkiye’nin PKK terörüne teslim olması için küresel bir kampanyayı uzunca bir süredir yürütüyorlar. 

Seçimlerden önce yoğunlaşan ve Türkiye’de de ‘bir kısım medya’nın adı konmamış bir ittifakla hareket ettiği bu kampanyanın hedefinin 1 Kasım seçimlerini yaptırmamak ve ülkeyi yönetilemez hale getirip faturayı da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kesmek olduğu görülüyor.  

Bu küresel kumpasın yerli taşeronlarının son günlerde tehdit boyutlarına varan cüretkâlıkları dışardan buldukları destekten kaynaklanıyor. Artık “diktatör” dedikleri Cumhurbaşkanını pervasızca tehdit ettikleri gibi “Erdoğan dönemi bitti!” tespitini bile pazarlamaya çalışıyorlar. 

Şüphesiz Cumhurbaşkanı Erdoğan ve 13 yıldır ülkeyi yöneten kadroların da hataları olabilir; olmuştur da. Ancak bu noktada milletin hakemliğine razı olmamak ve sandığı işlevsiz kılmaya çalışmak başka bir marazın ve hesabın göstergesi. 

Bunu görmemek için ya kör ya da aynı ihanet şebekesine mensup olmak gerek...

TÜRKİYE MISIR VEYA SURİYE OLUR MU? 

İki sene önce Mısır’da % 52 ile seçilen Muhammed Mursi darbe ile görevinden uzaklaştırıldığında “Mısır’ın Tayyip’i devrildi” diye başlık atanlar, Mısır’dan “Tayyip Erdoğan diktatördür” diye yayınlar yaptırıp Sisi işbaşına geldiğinden beri Kahire’yi yol edenler ve Mursi’ye verilen idam kararından yola çıkarak  Cumhurbaşkanı Erdoğan’a % 52 oy oranı benzerliğinden gönderme yapanların ortak özleminin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’dan yeni bir “Sisi” çıkartmak olduğu gün geçtikçe daha açık görülüyor.  Hatta bu çevrelerden bazıları temennilerini ‘tahlil’ diye pazarlayarak artık saklamadan sağda solda Akar’ın Kasım’dan önce darbe yapıp Erdoğan’ı indireceğini bile dile getirebiliyorlar.

“Bu saatten sonra Türkiye’de darbe mi olur?” diyenler çıkacaktır; evet, şayet ülke olarak teyakkuzda olmaz ve gerekli tedbirleri almazsak olur. 

Bu söylentilerin bugün terör örgütleriyle kahramanca mücadele eden ordumuzu ve komuta kademesini yıpratma amacı olduğu ve seçilmiş Cumhurbakaşkanını ve milleti tedirgin etmeyi hedeflediğini iyi okumak lazım. 

Dün de yazdım, akl-ı selimle hareket edilmezse Türkiye’deki toplumsal fay hatlarını hareketlendirmek çok kolay. Allah korusun, kan gövdeyi götürdüğünde ilk taşı atanı aramanın faydası olmaz. Onun için şimdi eline taş alanın da nefret söylemleri ile hareket edenin de susturulması ve engellenmesi lazım. Acıları anlamak başka, acılardan yeni nefretler üretmek ve kapatılması imkânsız yaralar açmak çok daha başka… 

Asker ve polisimizin vazifesini yapmasını kolaylaştıracak, asıl düşmana odaklanmamızı temin edecek bir tavır ve millet olarak ‘vahdet şuuru’ ile kenetlenmemizi sağlayacak bir sağduyu ile hareket edilmesi gereken hassas bir süreçten geçiyoruz. 

TERÖRE KARŞI KÜRESEL MÜCADELE ŞART

Terör olaylarının toplumsal kavgalara ve ayrılıklara dönüştürülmesi, tam da terör örgütünün istediği ‘Türkiye’nin Suriyeleşmesi’ projesine hizmet eder. Onun için bu dönemde en etkili protesto, cam-çerçeve kırmak, yakıp yıkmak değil. Sükûnetle, ‘küresel kumpas’ı bozacak vakur eylemler, karapropagandaları etkisiz kılacak çok dilli etkili yayınlar yapmak ve yeni projeler geliştirmek atılması gereken adımlar. 

PKK’yı bir siyasi parti ve teröristleri de “Kürt isyancılar” yahut “direnişçiler” gibi ve Türkiye’yi de “Kürtlere operasyon yapan ülke” gibi gösteren küresel medyanın algı operasyonunu boşa çıkartacak kapsamlı bir iletişim stratejisi yürütülmezse yapılan protestolar bu tuzakları bozmaya yetmeyecek…

Toparlanma zamanı!  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cihangir İşbilir Arşivi