Cübbeli Ahmet Hoca

Cübbeli Ahmet Hoca

Mehmetçik Vakfı ve Polis Derneklerine Bağış Yapalım

Mehmetçik Vakfı ve Polis Derneklerine Bağış Yapalım

Mehmetçik Vakfı

TSK Mehmetçik Vakfına banka yolu ile bağış yapabilmek için; aşağıdaki bankaların İnternet bankacılığı bağış menüsünden veya bu bankaların şubelerinden yararlanabilirsiniz. Banka şubelerinden yapacağınız bağışlarda banka görevlisine “TSK Mehmetçik Vakfına bağış yapmak istiyorum” demeniz yeterlidir. Bu şekilde bağış yaptığınızda, banka görevlisi Kurumsal Tahsilat / Bağış Ekranı’nı kullanacağı için masraf alınmayacak ve bağış bilgileriniz otomatik olarak Vakıf sistemine gönderilecektir.

T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Akbank, Şekerbank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Türkiye İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Denizbank, Finansbank, ING Bank 

 Arzu eden vatandaşlarımız, AVEA, TURKCELL ve VODAFONE GSM operatörlerine ait faturalı telefonlardan 2582’ye boş mesaj göndererek de Mehmetçik Vakfına 10,00 TL tutarında bağışta bulunabilirler.

Şehitlerimiz için sadece dua ile yetinmeyelim vakıflarına, derneklerine de bağış yaparak geride kalan ailelerine maddi destek verelim. Ancak 

bunların resmi kurumlar olmasına dikkat edelim. İnternette çok sahtekâr olabilir.

Teyev Vakfı

Türk Emniyet Teşkilatı Şehitleri, Malulleri, Dul ve Yetimlerinin Eğitim ve Yardım Vakfı.

Mecidiyeköy Vakıfbank

Bağış Hesabı

TR950001500158007285099133

Balo Bağış Hesabı

TR950001500158007285856208

Burs Bağış Hesabı

TR950001500158007286523549

Sadece dua ile kalmayalım Mehmetçik Vakfı’na bağışlarda bulunalım. Bu işi biraz ciddiye alalım. Şehit aileleri destek görsünler. Teşvik olsun. Onların “Bu millet bizi yalnız bıraktı, acımızla kaldık” dememeleri için yardım edelim. Şehit askerlerimiz için Mehmetçik Vakfı’na mutlaka bağış yapmanızı Allah rızası için, şehitlerimizin ruhlarına vasıta olmak üzere hayırlar ve bağışlarda bulunmanızı istiyorum. 

BİRÇOĞU FAKİR AİLE

Haberlerde birçoklarının evlerini, ocaklarını görüyorsunuz. Öyle zengin aileler değiller. Muhtaç, fakir aileler var. Yetimler var. Bunlara yardım yapmanızı ben Allah için rica ediyorum. Evvelce biz de kendimize göre ufak, tefek bir şeyler yaptık ama şahsen oldu onlar. Şimdi ben genel cemaatimden istiyorum. Önemli bir zaman dilimindeyiz. Herkesin bir faaliyet yapması lazım. Benim elimden de bu kadar geliyor. 

İŞTİRAK HİSSENİZ OLSUN

Polislerle ilgili de Türk Emniyet Teşkilatı Şehitleri, Malulleri, Dul ve Yetimlerinin Eğitim ve Yardım Vakfı var. Allah rızası için bunlara yardım konusunda da ben teşvik ediyorum. Tabi dikkat edin resmi kurumlar olsun. Sahtekârlar olabilir. İnternette böyle dolandırıcılar çok oluyor. Resmi kurumlar olduğuna dikkat ederek doğru hesap numaralarına yatırmak lazım. Şehitlerimizin ruhlarına gitsin. Çoluk çocuklarına hediyeler gitsin. İşte kurbanlar kesiliyor, etler gitsin. Sizin de sevabınız, iştirak hisseniz olsun. Allah-u Teâlâ kabule karin eylesin.

CEMAATLE NAMAZ KILMAK,ÎMAN VE HiDÂYET ALÂMETiDiR

“Allâh’ın mescitlerini ancak, Allâh’a ve o son güne inanmış olan, o (farz) namaz(lar)ı dosdoğru kılmış ve zekâtı vermiş olan, (kulların memnuniyetiyle Allâh’ın rızâsı karşılaştığında) Allâh’tan başkasın(ın kızmasın)dan da korkmayan kimseler imar eder. (Bakımını üstlenerek ve ibadetle ihyâ ederek, maddî ve manevî anlamda mamur eder.) 

MESCİDLER EVLERİMDİR

İşte sana! Onların hidâyete erenlerden (ve cennete girenlerden) olmaları kuvvetle umulmuştur.” (Tevbe Sûresi: 18)

Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur: “Allâh-u Teâlâ: ‘Gerçekten Benim toprağımdaki evlerim, mescidlerdir. Şüphesiz ki (cemaatle namaz kılmak için mescidlere gelerek) Beni oralarda ziyaret edenler oraları mamur kılanlardır. 

Artık evinde abdest alıp da sonra evimde Beni ziyaret eden 

bir kula müjdeler olsun.’ buyurmuştur.” (İsmâîl Hakkî, Rûhu’l-beyân, 3/400)

MAMUR EDENLER

İbni Abbâs (Radıyallâhu Anhumâ) dan rivâyetle: 

 “Her kim namaza yapılan çağrıyı duyar da sonra icabet etmez, mescide gelip namaz kılmazsa, (artık nerede kılarsa kılsın) onun namazı yoktur. Gerçekten de bu kişi Allâh’a ve Rasûlüne isyan etmiştir. Çünkü Allâh-u Teâlâ: “Allâh’ın mescidlerini ancak Allâh’a inananlar mamur eder” buyurmuştur.” (İbni Merdûyeh, Süyûtî, ed-Dürrü’l-men-sûr: 7/258)

Bu rivâyetlerden anlaşıldığı üzere: “Allâh’ın mescidlerini mamur edenler”den maksat, cemaatle kılmak için câmilere gelenlerdir.

KALP iLE ZiKiR KULU CENNETE ERiSTiRiR

Elli dört farzın birincisi “Zikrullâh”tır. Allâh-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

 “Ey iman etmiş olan kimseler! Allâh’ı (vakitlerinizin ekserisinde takdîs, tehlîl ve tahmîd gibi birçok övgü çeşitleriyle) çokça anarak zikredin!” (Ahzâb Sûresi:41) 

Zikrullâh iki şekildedir. Biri dil ile zikir, diğeri ise kalp ile zikirdir. Zikr-i lisânî (dil ile yapılan zikir), zikredeni îmâna eriştirir. Zikr-i cenânî yâni zikr-i kalbî (kalple yapılan zikir), zikredeni cinana yâni cennetlere eriştirir. Câbir (Radıyallâhu Anh) Hazretleri rivâyet buyururlar ki: Cenâb-ı Fahr-i Kâinât Aleyhi efdalü’s-salevât Hazretleri buyururlar ki:   “Semaya yükseldiğim gece büyüklüğü bin bu dünya kadar nurdan bir şehir gördüm ki, nurdan zincirler ile Allâh-u Teâlâ’nın Arş’ı altında muallak (asılı) duruyordu. 

NURDAN SARAY VE 70 ODASI

O şehrin dörtyüzbin kapısı vardı, her kapının önünde Allâh-u Teâlâ’nın rahmetiyle döşenmiş bostan vardı, her bostanda nurdan bir köşk vardı ve her köşkte nurdan bir saray vardı ve her sarayda nurdan yetmiş oda vardı ve her odada nurdan bir beyt vardı ve her bir beytin üzerinde nurdan bir çardak vardı, her çardağın, biri altından ve biri gümüşten olmak üzere dört yüz kapısı vardı ve her kapının iki kanadı vardı. 

MÜMİNLER İÇİN

Her kapı müstakbelinde (önünde) nurdan bir serîr vardı ve her serir üzerinde nurdan bir döşek vardı ve her döşek üzerinde hûr-u î‘nden bir câriye vardı ki eğer o câriyenin serçe parmağı dâr-i dünyâya zâhir olsa (parlasa) parmağının nuru, güneş ve ayın nûruna gâlip olurdu. Hakk Teâlâ’ya: ‘Yâ Rabbi! Bu şehir hangi nebî yahut hangi sıddık içindir?’ dedim.  O: ‘Gece ve gündüz vakitlerinde Allâh’ı çok çok zikreden erkek ve kadın mü’minler içindir. 

RAHMETİ ÇOK GENİŞ

Muhakkak ki zikredenler için Benim katımda bundan daha fazla lütuf ve kerem vardır. Benim rahmetim bu senin gördüğünden de geniştir (boldur).’ buyurdular.” (Salâhî Efendi, Ellidört farz şerhi, sh:2-3)

Abbullâh ibni Mesûd (Radıyallâhu Anh) Hazretleri, Cenâb-ı nübüvvet penâh Aleyhi Efdalüs-salevât Hazretlerinden şöyle rivâyet buyururlar.

İman devleti

 “Allâh-u Teâlâ aranızda rızıklarınızı taksim ettiği gibi ahlakınızı da bölüştürdü. Muhakkak ki Allâh-u Teâlâ dünya devletini sevdiğine ve sevmediğine verir. Îman devletini ise ancak sevdiği kuluna verir. 

Eğer malınızı Allâh yolunda infak etmekte cimri davranırsanız, Allâh yolunda gazâ ve cihad etmekte düşmandan korkarsanız, gece ibadet için uykusuz kalmaktan zayıf olursanız ve gündüz oruçlu olmaya gücünüz yetmezse:  “Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil-azîm.” kavl-i şerîfini çok çok zikredin, zîrâ bunlar bir alay kelimât-ı şerîfedir ki Allâh yolunda infak olunan altın veya gümüş dağından Allâh-u Teâla katında daha sevgilidir. (Salâhî Efendi, Ellidört farz şerhi, sh:4)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum
Cübbeli Ahmet Hoca Arşivi