21 Eylül 2017 Perşembe1 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:17Güneş 06:43Öğle 13:04İkindi 16:28Akşam 19:12Yatsı 20:32
    • 27°C Adana
    • 26°C Adıyaman
    • 22°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 29°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 26°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 104.001 -1.26
  • Altın: 145,495 -0.76
  • Dolar: 3,5083 1.03
  • Euro: 4,1894 0.50

İç savaş yandaşı ol AK Parti yandaşı olma!

Ahmet Kekeç

Jiletçi saldırısına uğrayan gazetenin patronu Aydın Doğan, geçenlerde, “Yandaş olmak zorunda mıyım” gibilerden bir açıklama yaptı; sanki kendisine “hükümetin politikalarını destekle, sözümüzden dışarı çıkma” diye bir telkinde bulunulmuş gibi. 

Söylenen şu:

İç savaş yandaşlığı yapma, gazetecilik yap...

Doğan Medya Grubu’nun, gazetecilik cehdiyle kalkışmadığını kanıtlayan yüzlerce örnek sıralanabilir... “Hükümet devirip hükümet kurmak, darbeye zemin hazırlamak, teröre mazeret üretmek, mesleği grup çıkarlarına alet etmek” gibi... (Jiletçi saldırısına uğrayan gazetenin yazarlarına özel not: Patronunuz Aydın Doğan hakkında, “elinin altındaki medya organlarını baskı ve şantaj aracı” olarak kullandığına ilişkin kapı gibi Yargıtay kararı var. Bu satırların yazarına inanmıyorsunuz... Koskoca mahkeme kararı için de “yok” diyemezsiniz herhalde.)

Bulabildiği tek savunma cümlesi “Yandaş olmak zorunda mıyım?” olan Aydın Doğan, “yandaşlığı” AK Parti lehinde pozisyon almak olarak değerlendiriyor.

Bakalım kendileri neye, hangi fikre yandaş?

Doğan Medya Grubu, canı sıkıldıkça ya da durduk yerde ya da iş başa düştükçe “yayın ilkeleri” deklare eden değeri kendinden menkul bir yayın grubudur.

Durduk yerde deklare ettikleri yayın ilkelerine göre demokrasiyi savunacaklarına “yalan ve asparagas” haber yapmayacaklarına, özel hayatlara girmeyeceklerine, kişisel çıkar peşinde koşmayacaklarına, herhangi bir siyasi partiye stepne yazılmayacaklarına söz verirler ama genellikle sözlerinde durmazlar.

Demokrasiyi savunacaklardır, 
desteklemedik darbe ve muhtıra 
bırakmazlar. 

Kişisel çıkar peşinden koşmayacaklardır, Hilton’dan başka arazi, POAŞ’tan başka petrol şirketi tanımazlar...

Herhangi bir siyasi partiye stepne yazılmayacaklardır, CHP ve HDP’nin söylediklerini tekrarlamaktan öte bir şey söylemezler...

Daha önce de birkaç kez yazmış, Doğan Medya Grubu’nun kimlerle, hangi politik odaklara “yol arkadaşlığını” yaptığını bir bir sıralamıştım.

Hatırlayalım:

Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 28 Şubat sürecinde ordunun “sivil toplum kuruluşu gibi çalıştığını” söylüyordu.

Doğan Medya Grubu da attığı birbirinden “yaratıcı” manşetlerle bu düşünceyi seslendiriyordu; “İşi bu defa silahsız kuvvetler halletsin”, “Topyekûn Seferberlik”, “Paşa Başkanı hizaya soktu” gibi...

CHP 367 şartını savunuyordu, Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkmasına karşıydı.

Doğan Medya Grubu da bilinen ve en kararlı 367’cilerdendi. Gül’ün Çankaya’ya çıkmasına karşıydı.

CHP başörtüsüne özgürlük getiren anayasa değişikliğinin rejimin sonunu getireceğini iddia ediyordu.

Doğan Medya Grubu da aynı görüşteydi ve 411 elin “kaosa kalktığını” söylüyordu.

CHP her türlü demokratik açılıma karşıydı.

Doğan Medya Grubu da karşıydı.

CHP AK Parti’ye açılan kapatma davası karşısında kılını kıpırdatmamıştı.

Doğan Medya Grubu da kılını kıpırdatmamıştı... İlave olarak Başsavcıya “delil” üretip durmuştu.

CHP “sivil anayasa”dan korkar.

Doğan Medya Grubu da korkar.

CHP çözüm sürecine karşıdır.

Doğan Medya Grubu da karşıdır.

CHP “Kürtçe savunma hakkının yasalaşmasına” karşı çıkmıştı.

Demirtaş’a saz çaldırmakla maruf Doğan Medya Grubu da karşı çıkmıştı.

Bu böyle uzar gider. İstediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz...

Bulabildiği tek savunma cümlesi “Yandaş olmak zorunda mıyım?” olan Aydın Doğan’ın şu soruya cevap vermesi gerekiyor:

Başka yayın organlarında “yandaşlık” olarak değerlendirilen pozisyon alış, Doğan Medya Grubu söz konusu olunca neden bir suçlamaya dönüşmüyor ve “yandaşlık” diye mukabele görmüyor?

Darbe ve iç savaş yandaşı olmak, AK Parti yandaşı olmaktan daha mı hafif bir cürümdür?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.