26 Mart 2017 Pazar27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:24Güneş 06:51Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:30Yatsı 20:50
    • 12°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • -5°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Başkanlık doktrini

Yiğit Bulut

Türkiye’yi 2023 yani Cumhuriyetimizin 100. yılına taşıyacak “ana doktrin” neleri içermeli? 

Bazı noktaları tekrar da etsek, konunun detaylanması adına bazı noktaları birlikte sorgulayalım;

1- Dünya genelindeki büyük değişim ve etkileşim sonucu Türkiye tarihi fırsatların eşiğinde! Böyle bir “kaos” görünümlü gerçeklik içinde, yeni bir “teze” ve değişimi kapsayan yeni bir “paradigmaya” ihtiyacımız var. Ben buna “2023 büyük Türkiye’ye geçiş için ana doktrin” diyorum. BU DOKTRİN BAŞKANLIK VE YENİ ANAYASA kavramları ile ayrılamaz ve birlikte sorgulanmalı! 

2- Her şeyden önce bu “doktrin” bir net özelliğe sahip olmalı ve Türk devletini-milletini daha doğrusu bu topraklarda ve bu coğrafya üzerinde yaşayan herkesi bağlarından kurtaran, korkularımızı yok eden ve en önemlisi “etnik zenginlik” gibi tehdit algılamalarının-zorlama korkuların aslında “fırsat” olduğunu ortaya koyan bir temele oturmalı. Daha açık yazayım; “etnisite” bir özür değil, doğru değerlendirildiğinde “daha büyük olana düzenli geçiş sağlayabilecek” bir özellik!

3- Peki “etnisite” avantaja çevrilerek yeni kimlik nasıl tanımlanmalı? Net olarak ifade edeyim: “Tek kimlikli-çok kültürlü” yeni ulusal etiketimiz tanımlanmalı ve bu topraklardaki herkesi içine alacak şekilde yapılanmalı! Tekrar ediyorum; ana doktrin ve detayları “HEPİMİZİ” kavrayacak şekilde olgunlaştırılmalı!

4- Türkiye’nin bu doktrin içinde “nereye gittiği” net detaylarıyla belli olmalı ve Avrupa Birliği ile üyelik sürecimiz net bir şekilde karara bağlanmalı! BİZİ İLERİ TAŞIYACAK SENTEZ’in kendi geçmişimizden oluşacağı detaylandırılarak çok iyi ifade edilmeli!

5- Bu madde ve bir sonraki ile “BAŞKANLIK İLE EKONOMİ BİRBİRİNE KARIŞTIRILAMAZ” diyenlere de bir cevap verelim; EKONOMİK DEVRİM BAŞKANLIK DİNAMİĞİNDE YATAR!

6- Türkiye, siyasi tezi ve yönünü tanımlarken; savunma, bankacılık-finans-sermaye piyasaları, enerji, telekomünikasyon, medya sektörlerini ileriye dönük olarak “makro planlar” çerçevesinde yeniden yapılandırılmalı. En önemlisi, yabancıların ve “içimizdeki yabancıların” kontrolüne ve insafına terk edilmiş görünen Türk bankacılık sistemi düzenlenmeli ve gerekirse yeni lisanslar verilerek sektörün yapısı ve ağırlığı mutlaka değiştirilmeli. Katılım bankacılığı desteklenerek bu yolda KAMU kesinlikle öne düşmeli ve DÜŞTÜ!

7- Özellikle sermaye akışlarını Avrupa” ve “IMF-Dünya Bankası” ipoteğinden kurtaracak şekilde ve en önemlisi çevre ülkelere burada yatırım yapma imkânını sağlayacak düzenlemeler hayata geçirilmeli. İran, Suriye, Gürcistan, Azerbaycan, Kuzey Irak ve diğer komşu ülkelerle sınırların kalktığı tek bankacılık sistemi geliştirilmeli. “Avrasya Menkul Değerler Borsası” mutlaka hayata geçirilmeli ve “periferik bölge şirketleri” bu borsada işlem görmeli.

8- Enerji politikamız “2013-2023” ilk aşama olmak üzere yeniden yapılandırılıp açık ve net bir şekilde ortaya konmalı. Bölge ülkelerinin doğal kaynaklarını fiyatlayacak borsalar Türkiye’de kurulmalı ve “küresel enerji kartelleri” devre dışı bırakılarak Rusya’nın da işbirliğiyle bölgede yeni “bir potansiyel” planlanmalı.

9- Devlete ve kamu vakıflarına ait olan savunma şirketleri tek tek halka açılıp sermaye piyasalarında “Türk halkı” bu şirketlere ortak edileceği gibi, bütün şirketler ayrıca “tek çatı altında” toplanarak oluşan “HOLDİNG’in hisseleri” Türk ve yabancı yatırımcılara % 49’u geçmeyecek şekilde satılmalı. Oluşacak kaynakla “askeri-endüstriyel” yapımız yenilenmeli ve özellikle “operasyonel kabiliyetimiz” tamamen bağımsız bir hal almalı.

10- Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye zorla uygulattırmaya çalıştığı bize uymayan eğitim politikaları yerine “bölgesel bir ortak eğitim” politikası geliştirilmeli ve Türkiye merkezli “eğitim kurumu çekirdeği” oluşturulmalı. 

Sonuç: Doğal lideri olan ve toplumu kucaklayan siyasi hareketler 100-150 yılda bir ortaya çıkar ve SİYASAL SİSTEM bu liderliği taşıyacak şekilde kurgulanmalı ve doğal akışın yolunu açmalıdır...

Başkanlık, bu yolda gelinebilecek “en noktası” olup, Türkiye’nin daha hızlı hareket etmesi için gerekli adımlar gecikmeden atılmalıdır...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.