30 Mart 2017 Perşembe1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:44Öğle 13:16İkindi 16:46Akşam 19:34Yatsı 20:55
    • 12°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 11°C Balıkesir
  • BIST: 89.270 -1.01
  • Altın: 146,921 -0.22
  • Dolar: 3,6543 0.18
  • Euro: 3,9297 -0.55

Daima Haklı Hatasız ve Hep Bugünü Yaşayan Bir Sınıf

Haşmet Babaoğlu

Yalancı olmak başka bir şey! Bunlar "doğru"ya zerre inanmıyorlar.
Bir tek kendilerine inanıyorlar.
Anlayacağınız, hayatları yalan!
Ak Parti iktidarının böyle bir hayrı da oldu. Onlarca yıl boyunca siyaset, medya ve kültür üzerinde egemen olan bir çevrenin bütün sosyopatik özellikleri ortaya dökülüverdi.
İşleri tıkırında, keyifleri gıcırında olduğu sürece arkasına dönüp bakmayan, mahcup olmayan, ellerini hiç kirletmeden sürekli etrafı kirleten bir çevre... 

***
Görüyorsunuz işte!
Daha düne kadar Demirtaş'a aşklarıyla etraflarında "ayy ne eksantrik ve demokrat insan!" havasını yükselttikçe yükselten Nişantaşı prens ve prensesleri (!) şimdi arkalarına bakmadan HDP'den uzaklaşmak üzereler. PKK'nın terör örgütü olduğunu hendek stratejisi çıkmaza düşünce fark ettiler.
Paralel yapıyla ilişkileri de aynı.
Sorarsan, "Paralel yapıya hayatları boyunca karşı olmuş"larmış!
Sanki her çağrıldığında desteğe giden, paralel tv kanallarında program yapan onlar değilmiş gibi... 
Bu nasıl bir unutkanlıktır!
Nasıl pervasız bir pişkinliktir! 
Hele bu tayfadan öyleleri var ki, sosyal medyada her Allah'ın günü Türkiye'nin yandığını, bittiğini yazıp takipçilerini endişeden endişeye sürüklemekten zevk duyuyorlar.
Peki kendi yaşamlarında nasıl bu adamlar diye soracak olursanız, söylemekten utanıyorum: Sürekli vur patlasın, çal oynasın haldeler. 
***
Biliyorum, âlemi sersem sanıp kendi zekâlarını yere göğe koyamayan bu tiplere öfkeleniyoruz.
Buna değerler mi, emin değilim.
Çünkü bir siyasal tutumdan çok, sınıfsal bir ruh hastalığıyla karşı karşıyayız.
Zeytinyağı gibi hep üste çıkmaya alıştırılmışlar, pişmanlık ve sıkılma nedir bilmiyorlar.
Alabildiğine benmerkezci bir sosyal sınıftan söz ediyoruz nihayetinde.
Bence asıl tatsız olan, bu hastalığın başka medyatik çevrelere de yayılması ihtimalidir.
Emareleri var!
Bazılarının 1 Kasım'dan önceki ezik ve uzlaşmacı hallerini hatırlıyorum; bir de 2 Kasım'da hepsini aniden unutup keskin tavırlar takınmalarına bakıyorum da...
Şaşkınlıktan ağzım açık kalıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.