28 Temmuz 2017 Cuma5 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:01Güneş 05:49Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:33Yatsı 22:12
    • 31°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 22°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 23°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 28°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 107.700 -0.64
  • Altın: 144,091 0.65
  • Dolar: 3,5280 -0.14
  • Euro: 4,1445 0.54

Daima Haklı Hatasız ve Hep Bugünü Yaşayan Bir Sınıf

Haşmet Babaoğlu

Yalancı olmak başka bir şey! Bunlar "doğru"ya zerre inanmıyorlar.
Bir tek kendilerine inanıyorlar.
Anlayacağınız, hayatları yalan!
Ak Parti iktidarının böyle bir hayrı da oldu. Onlarca yıl boyunca siyaset, medya ve kültür üzerinde egemen olan bir çevrenin bütün sosyopatik özellikleri ortaya dökülüverdi.
İşleri tıkırında, keyifleri gıcırında olduğu sürece arkasına dönüp bakmayan, mahcup olmayan, ellerini hiç kirletmeden sürekli etrafı kirleten bir çevre... 

***
Görüyorsunuz işte!
Daha düne kadar Demirtaş'a aşklarıyla etraflarında "ayy ne eksantrik ve demokrat insan!" havasını yükselttikçe yükselten Nişantaşı prens ve prensesleri (!) şimdi arkalarına bakmadan HDP'den uzaklaşmak üzereler. PKK'nın terör örgütü olduğunu hendek stratejisi çıkmaza düşünce fark ettiler.
Paralel yapıyla ilişkileri de aynı.
Sorarsan, "Paralel yapıya hayatları boyunca karşı olmuş"larmış!
Sanki her çağrıldığında desteğe giden, paralel tv kanallarında program yapan onlar değilmiş gibi... 
Bu nasıl bir unutkanlıktır!
Nasıl pervasız bir pişkinliktir! 
Hele bu tayfadan öyleleri var ki, sosyal medyada her Allah'ın günü Türkiye'nin yandığını, bittiğini yazıp takipçilerini endişeden endişeye sürüklemekten zevk duyuyorlar.
Peki kendi yaşamlarında nasıl bu adamlar diye soracak olursanız, söylemekten utanıyorum: Sürekli vur patlasın, çal oynasın haldeler. 
***
Biliyorum, âlemi sersem sanıp kendi zekâlarını yere göğe koyamayan bu tiplere öfkeleniyoruz.
Buna değerler mi, emin değilim.
Çünkü bir siyasal tutumdan çok, sınıfsal bir ruh hastalığıyla karşı karşıyayız.
Zeytinyağı gibi hep üste çıkmaya alıştırılmışlar, pişmanlık ve sıkılma nedir bilmiyorlar.
Alabildiğine benmerkezci bir sosyal sınıftan söz ediyoruz nihayetinde.
Bence asıl tatsız olan, bu hastalığın başka medyatik çevrelere de yayılması ihtimalidir.
Emareleri var!
Bazılarının 1 Kasım'dan önceki ezik ve uzlaşmacı hallerini hatırlıyorum; bir de 2 Kasım'da hepsini aniden unutup keskin tavırlar takınmalarına bakıyorum da...
Şaşkınlıktan ağzım açık kalıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.