22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 34°C Adana
    • 36°C Adıyaman
    • 26°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 29°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Taciz ediyorlar

Engin Ardıç

Saat başı telefon çalıyor. Arayanların kimisi banka, kimisi Internet sağlayıcısı, kimisi televizyon kanalı paketçisi falan.
Günde böyle on kere, on beş kere...
Daha doğrusu, arayan, o kuruluşun telefon başına oturttuğu "robot" gibi bir kızcağız. Televizyon dizilerinde oynayan ve yeteneksizliğini "doğal oyunculuk" teranesinin ardına saklayan genç kızların salak diliyle konuşuyor...
Sesli harfleri "peltek" çıkaran manken kunken Türkçesi...
"Taencere, paencere" gibi...
"Biliyosuuun di meeee?" Türkçesi. (Aptal görünürlerse erkeklerin içini daha fazlagıcıklayacaklarını sanırlar.) Okuyamamış, doğru düzgün bir iş de bulamamış, kocaya da varamamış, kapağı böyle çarçur bir göreve atmış, asgari ücretten.
Kimisi de "otomatiğe" bağlamış, kızın biri "teypten" konuşuyor ve uzun uzadıya şirketinin marifetlerini anlatıyor.
Ya zorla kredi veriyorlar, ya "kampanyalarını" tanıtıyorlar, "paket programları" falan varmış ayda bilmemkaç lira bilmemkaç kuruşa.
Önce uyarıyorlar: "Bilmemne bilmemne gereği bu görüşme kayıt altına alınmaktadır!"Küfür etmenizi önlemek için.
Çünkü dayanamayıp edeceksiniz nasıl olsa...
"Hayır" derseniz bir daha arıyorlar, bir daha, bir daha, bir daha, bıktırana kadar.
"Beni bir daha aramayın lütfen" şeklinde kibarlık etmek de sizi bunların pençesindenkurtaramaz, çünkü aldırmayacaklar, arayacaklar.
Bu kepazelik artık "tahammül edilmez" bir düzeye ulaştı.
Ruh sağlığımızı tehdit etmeye başladı.
Yok, "görevliler uyuyorlar mı" diye kolay gazetecilik yapacak değilim.
Görevlilerin (kimlerse onlar) hiç umurlarında değil bu konu.
Size "pratik" çözümler önereceğim.
Bir kere, sakın ola ki ağzınızdan "evet, kabul ediyorum, onaylıyorum" gibi bir kelime çıkmasın!
Çünkü geri dönüşü yok.
"Kampanyamızla ilgili bildirimler yapmamıza izin veriyor musunuz?" diye soruyorlar, evet derseniz "kampanyayı kabul etti" muamelesi yapıyorlarmış, Fatih Çekirge dostumuzun başına gelmiş.
Hani utanmasalar "küçük bir test yapacağız, Türkiye'nin başkenti Ankara'dır, onaylıyor musunuz?" diye sorarlar, evet derseniz yandınız.
En iyisi hiç ses çıkarmayın, dinleyin, bakalım kaçıncı dakikada pes edecek?
Ben kafa bulmak için hiç konuşmuyor, yalnızca "hrrr, grrr" gibi "sapık sesleri"çıkarıyorum, şaşırıyorlar, korkuyorlar da!
Bir süre sonra bundan bile sıkılacaksınız, en iyisi o telefonu hiç açmamak.
Sizi arayan bu tür numaraları not edin ve o numarayı gördüğünüzde hiç açmayın!
Bir de bayram ve kandil günlerinde yazılı "meşaz" gönderen kasaba politikacıları var, onların da yerli malı haftası ve karpuz festivaline kadar düşecekleri günleri bekliyorum...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.