20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 9°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,894 -0.92
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Schadenfreude

Engin Ardıç

Hemen tercüme edelim de gene fırça yemeyelim: "Başkasının başına gelen kötülüklerden zevk almak" anlamına geliyor... Sadist bir zevktir. Alman ruhuna uygun olduğu söylenir.
Türk ruhuna da uygun mudur, bakacağız.
Ekonomik kriz nedeniyle başbakana giydirmek için yeni bir fırsat yakalayan "bir kısım basında", Amerikan halkının içine düştüğü sıkıntıyla ilgili olarak da pek keyifli yazılar okumaktayız...
Birçok Amerikalı, kullanmak zorunda olduğu birtakım ilaçlardan bile vazgeçmiş! İlaç satışlarında yüzde 10-15 kadar düşüş gözlenmiş.
Yeni bir araba almayı düşünmek şöyle dursun, eski arabayı da çıkarmıyorlar, işe otobüsle ya da metroyla gidip geliyorlarmış. Birçok Amerikan ailesi tatil planlarından vazgeçmiş. Öğle yemeğine de çıkmıyorlar, evden sandviç getiriyorlarmış. Sıcak yemekten vazgeçemeyenler de "sefertasını" keşfetmişler. Lokantalar ve büfeler buna çok bozulmuşlar ama sefertası satışlarında artış varmış... Falan filan.
Öte yandan, birçok bankacının da "gelişmekte olan ülkelerde", özellikle petrol zengini Arap ülkelerinde iş aramaya başladığını biliyoruz.
Türkiye'de birçok kişi, bütün bu olup bitenlere üzülmedi, tam tersine çok sevindi.
1929 krizinde olduğu gibi köşebaşlarında "çorba kazanları" kurulmasını özlemle bekliyorlar. Bunu eski filmlerde görmüşlerdi. Bu arada birkaç pis kapitalist kendini pencereden atsa daha da iyi olacak!
Amerika'nın "kemer sıkma ekonomisini" keşfetmekte olması bizde memnunlukla karşılandı.
Hele şu sefertası olayı, pek hoşumuza gitti.
Nihayet onlar da sefertasıyla tanışmışlardı! Haşşöyle! Sıra belki, bir kere pişirilip üç gün boyunca yenen bayat "tencere yemeğine" de gelecekti! (Türk gazozu içen Amerikalı'nın tavla oynamaya başlaması ve bakkala sepet sarkıtması bizi nasıl mutlu ediyordu, reklamlarda görünce?) Tam da bizim artık yavaş yavaş sefertasından ve "kaminetoda" ısıtılan mum kokulu biber dolmasından kurtulup "yemeğe çıkma" kavramını öğrenmeye başladığımız dönemde... Araba değiştiren, tatile giden, içeceği ilacı "Emekli Sandığı' na yazdırmaya" gerek duymayan varlıklı bir sınıf oluşturmaya koyulduğumuz sıralarda...
Amerika'nın "burnunu sürtmesi", bunu solculuk sananları mutlu etti. İçlerinde kapitalizmin sona erdiğini, savaşı Karl Marx'ın kazandığını düşünenler, Obama'yı sosyalist sananlar bile var.
Fakat bunların hemen hepsi ya memur çocuğu, ya memurluktan özel sektöre geçme...
Çünkü "mazbutluk" bir memur erdemidir.
Bize yıllarca "Türkiye' nin yoksul bir ülke olduğunu" da gizli bir kıvanç duyarak öğretmişlerdi okullarda... Üzülür gibi görünüyorlar ama rahat ediyorlardı...
Memur, hayatı boyunca uzun ve sancılı bir hastalık gibi taşıdığı yoksulluktan kurtulamayınca, namuslu olduğu için "çalıp çırparak sınıf değiştirme" olanağından da yoksun kalınca, darlığı "içselleştirir" ... Psikoloji biliminde buna "interiorisation" denir. "Dertleri zevk edinmek" diye çevirebiliriz.
Böylece, bir yandan "mazbutluğun" teorisini üretmeye, bir yandan da daha çok kazanandan ve daha iyi yaşayandan nefret etmeye koyulur. Eskiden, kendisinden azıcık daha fazla ücret alan ve daha geniş haklara sahip olan işçiden de nefret ederdi. Sonra öfke oklarını "politikacılara", hele hele CHP'li olmayan politikacılara çevirdi.
Bunların gözünde "tüketim" ziyankârlık, liberalizm küfür, özel sektörde çalışmak da fuhuş gibi birşeydir. Para kazanmak ayıp, iyi yaşamaktan zevk almak günahtır. Yakınmak keyiftir.
Hani, "ekonomik kriz çıksın, Türkiye batsın, yeter ki bu hükümet devrilsin" kafası canım!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.