“Ankara’yı bir haftada düzeltmezsem namerdim”

“Ankara’yı bir haftada düzeltmezsem namerdim”

Mevlana bizi uyarıyor

Bakkalla manav, dükkanın önünde laklakayla vakit geçirirken “Ankara’yı bir haftada düzeltmezsem namerdim” demeyi de ihmal etmezler.

Niçin boş oturuyorsunuz? Sorusuna işlerin olmadığını, borçları ödeyemediklerini kendilerine mal vermediklerini söylerler.

Beş bin liralık borcu ödeyemezken 400 milyar dolarlık borcu nasıl ödeyeceksin sorusu da sorulmaz tabii.

Bakkalla manav böyle konuşurken üniversitelerdeki ekonomi profesörleri boş durur mu?

Onlar da televizyonlarda açık oturum yaparlar ve Ankara’yı ve dünya ekonomisini düzeltecek sözler sarf ederler.

Eve gelince ellerine kalemi alıp kendi borçlarını nasıl ödeyecekleri konusunda kara kara düşünmeye başlarlar.

Batının “tek dişi kalmış canavar” kurdunun kuralları bizi bu hale getirdi. Bir de Rabbimizin Kur’an’daki kurallarına bakalım diyemezler.

Mevlana bizi uyarır:

“Resim, ressamı nasıl anlayabilir ki, ona ayıplama ve haber alma gücünü veren ressamdır. (Tahir-ül-Mevlevi 3034)

Hz. Adem’i topraktan yaratan, meni denilen bir damla suya şekil veren, şekil verdiği milyarlarca insanın birini diğerinden ayırt edecek özellikler veren Halik, Bari ve Musavvir olan Allah’ın mülkünde O’na muhalefet etmeyi Mevlana bir hikaye ile anlatır:

“Aslan, kurt ve tilki birlikte ava çıkarlar. Gerçi aslanın bunlara ihtiyacı yok ama “Cemaatta rahmet vardır” hadisine uygun hareket etmek ve bunları da şereflendirmek ister.

Hem Rabbimiz, sevgili Peygamberimize Âl-i İmran suresinin 159’uncu ayetinde; “İşlerinde onlarla müşavere et” buyurmuştu.

Halbuki Allah rasülünün onların düşüncelerine, görüşlerine ihtiyacı yoktu.

“Aslanın, kurt ve tilkiyle beraber olması, Allah rasulünün arkadaşlarıyla istişare etmesi, onların değerini düşürmez. Altın tartılırken eskiden terazinin öbür kefesine arpa koyarlardı. Arpa ile aynı seviyede olmak altının değerini düşürmez.”

“Ashabı kehfin köpeği bir müddet mağarada bekçilik yapmıştı. Köpekle aynı yerde bulunmak Ashabı Kehf’in değerini düşürmez.”

Aslanın yanında olan sabah akşam kebap yer. Ama aslana itiraz etme. Benlik davasına kalkma. Onun hakkında kötü zanda bulunma. Fetih suresinin altıncı ayetinde: Allah hakkında kötü zanda bulunanların kötü sonlarından haber verir.”

“Mal-mülk edindim diyerek sevincinden sarhoş olma. Aslan senin içindekini bildiği halde bilmezden gelip gülümser.”

“Aslan, kurt ve tilki bir yaban öküzü, bir geyik ve bir tavşan avladılar.

Aslan kurda; “Taksimi sen yap” dedi. Kurt; “Sığır senin, geyik benim, tavşan tilkinin olsun” dedi. Aslan; “Benim huzurumda ben- sen demeye nasıl cesaret edersin” diyerek kurdu bir pençede öldürdü.

“Allah’ın vechinden başka her şey helak olacaktır ayetini okudu.” (Kasas 88)

“Her kim “La” dan geçerek “illa” da makam kılmışsa fani olmaz.” (Mesnevi, Tahirül Mevlevi tercemesi 3012-3053)

Yani “La ilahe” diyerek Allah’a giden yolda insana engel olan herşeyi yok ederek “illallah” makamına erişir, Allah’a kavuşursa O cennette ebedi kalacaktır. Çünkü o benlik putunu yıkmış, Allah hükmüne teslim olmuştur.

İki uçlu iplik iğne deliğine girmez. Deve iğne deliğinden geçinceye kadar kafirler cehennemden çıkamaz. (Araf 40) ayetindeki, deve benliğin kibirle büyümesidir.

“Onu riyazat ve mücahede ile benlik deveni incelt ki cehennemden kurtulasın. (T.M. 3075)

“İplik tek katlı oldu. Sen yanlış görme. “Kaf” ve “Nun” harflerini iki görürsen hata edersin.” (T.M.3077)

“Yasin” suresinin 82’inci ayetinde kainatın yaratılışı Rabbimizin “Kün-ol” emriyle oluverdiğini haber verir.

“Kün” emri mana itibariyle bir tek iştir. O emri meydana getiren söz “Kaf” ve “Nun” iki harf, sözdedir. Mana yine saftır.” (T.M. 3098)

Aslan kurdu öldürdükten sonra benlik iddiasına kalkan kurdun üzerine “Araf” suresinin 136’ncı ayetini “Onlardan (kafirlerden) intikam aldık ayetini okudu ve tilkiye “taksimi sen yap” dedi. Tilki; “Efendimiz, sığır kuşluk yemeğin olsun, geyik öğle yemeğin, tavşanda gece çerezin olsun” dedi.

“Aslan; “Sen bu taksimi nereden öğrendin? Dedi. Tilki; “Kurdun halinden” cevabını verdi.”

“Aslan; “Madem ki geçmişten ibret aldın ve bizim aşkımızda fani oldun, al üçü de senin. Bundan sonra sen de “Biz” demeksin.”
Ad, Semud, Lut kavmi ve Firavun tarih direklerine asılanlardır. Onlardan ibret alalım ve bizi onlardan sonra getirip onları bize ibret olarak gösteren Allah’a hamd edip O’na teslim olalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi