Firavun’dan ve Hitler’den beter oldular

Firavun’dan ve Hitler’den beter oldular

Ezilenler, ezik yetişenler, kendinden güçlü olanın kulu kölesi, kendinden zayıf olanın ezeni olurlarmış.

Firavun zamanında, Firavun, İsrail oğullarının erkek çocuklarını öldürür, kız çocuklarını sağ bırakırmış.

Rabbimiz bu dehşetli olayı şöyle haber verir: "...(Firavun): "Onların oğullarını öldüreceğim, kızlarını sağ bırakacağım. Biz onların üzerinde üstün güce sahibiz" dedi." A'raf 127)

"Hani Biz, size azabın en şiddetlisini yapan, oğullarınızı öldürüp kızlarınızı sağ bırakan Firavun'un hanedanından sizi kurtarmıştık. Bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır." (A'raf 141)

Firavun'un bu zulmünden ders alıp bütün insanlara ve çocuklara merhametle davranmaları gerekirken, Firavun'un yolundan değil, Musa aleyhisselamın yolundan gitmeleri gerekirken Firavun'u öğretmen olarak almışlar ve bunlar çağımızda erkek çocuklarının yanında kız çocuklarını da öldürmeye başlamışlar.

Bu yaptıkları yeni de değil.

Tahrif edilmiş Tevrat'ta bakın ne diyor:

"RAB diyor ki, 'İsrailliler'e yaptıkları kötülükten ötürü Amalekliler'i cezalandıracağım. Çünkü Mısır'dan çıkan İsrailliler'e karşı koydular. Şimdi git, Amalekliler'e saldır. Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.' (1. Samuel 15/3 ve Yeşu 6/21)

Herkes inancının gereğini yapar.

Sağdan sola kadar halkı Müslüman olan ülkelerde bütün insanlar, İsrail zulmüne karşı tepkilerini göstermeye devam ediyorlar.

Tarihinde hep ezilmişlerin elinden tutan bu milletin çocukları bu kadar zulme dayanamaz hale geldiler ve meydanlarda, köşe yazılarında, sohbetlerinde zulmü lanetlemeye devam ediyorlar.

Tarihimizin temizliğini bizim söylememize gerek yok.

30/03/2001 tarihli Hürriyet gazetesi, İsrail eski Başbakanı Ehut Barak'ın, Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel'e: "Osmanlı döneminde tek pırpırlı bir onbaşı, 20 kişilik askeri gücüyle burayı huzur içinde yönetiyordu" sözünü haber olarak naklediyor.

Dört yüz sene de haksız yere bir damla kan akıtmadan Müslümanları, Hıristiyanları, Yahudileri barış içinde yaşatan ecdadın çocukları isyan ediyor şimdi bu zulme.

Her ne kadar iliklerine kadar işleyen İsrail ve Amerika korkusu nedeniyle iki tarafı da kesen kelimelerle yazanlar ve konuşanlar var ise de yine de İsrail canavarlığını haber veriş şekillerinden içlerini dışa vuruyorlar.

Sağdan sola kadar bütün yazar, çizer, entel, dantel, er, general, işçi, işveren hasılı herkes Rabbimizin, "Bundan dolayı İsrailoğullarına şöyle yazdık: "Kim, adam öldürmeyen, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir adamı öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibidir." Dediğini bilir (Maide süresi ayet 32)

Sevgili Peygamberimizin (sav), harpten önce komutan ve askerlere: "Bismillah ile Allah için, Rasülüllahın dini üzere gidiniz. Sakın ihtiyarları, çocukları, kadınları, kilise ve havralarındaki papaz ve hahamları öldürmeyin. Meyveli ağaçları kesmeyin, ekinleri yakmayın" dediğini de bilirler.

(Buhari, Sahih, Cihad, Babü katlissıbyan, Müslim, sahih, cihad, babü tahrimi katlinnisa, Ahmet, Müsned 1/300 ve diğer bir çok hadis ve siret kitapları)

Geçen sene İstanbul'a gelen Filistinli bir yetkili "İsrailliler bu günlerde bizim yakıtımız, ilacımız, katığımız, yağımız, sıcakta serin gölgemiz olan zeytin ağaçlarını kesiyorlar" demişti.

Geçen gün bir gazetede "Ödül alan fotoğraflar" adı altında yayınlanan fotoğraflar arasında dalları kesilmiş, yalnız kütüğü kalmış bir zeytin ağacının kütüğüne sarılan ve ağlayan ihtiyar Filistinli anne ve gerisinde askeriyeye ait bir aracın içinden pişmiş kelle gibi sırıtan ağaç katili bir Yahudi asker görülüyordu.

Biz, cami bombalayan, çocuk katleden, ağaç kesen bir yaratık olmamanın ve "Meyveli ağaçları kesmeyin, ekinleri yakmayın" diyen dine inanmanın huzurunu yaşıyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi