'Geleceği karartmak için özel gayret gösteriyor'...        ABD: 92 - Tunus: 57...        Porto Riko : 79 - Fildişi Sahili: 88...        O ziyaretin ayrıntıları belli oldu!...        Topçu: Üç kuruşluk oy için...        Gün sonunda döviz piyasası!...        Borsa, günü artışla kapadı ...        Ankaragücü'nde Ahmet Gökçek Yeniden Başkan...        Angola: 55 – Avustralya: 76...        CHP'den şok itiraf!...        İspanya 89 - Kanada 67...        Borsa tüm zamanların rekoruyla kapandı...        
USD Alış: 1.507 USD AlışUSD Satış: 1.517 USD SatışEuro Alış: 1.931 Euro AlışEuro Satış: 1.946 Euro SatışAltın Alış: 60.6360 Altın AlışAltın Satış: 61.0750 Altın Satış
Habervaktim
Ramazan
 
23

1431
 
Perşembe
Eylül
2
2010
 
 
 
 
 
ANA SAYFA
SON DAKİKA
ANASAYFAM YAP
FAVORİLERE EKLE
FOTO VAKTİM
VİDEO VAKTİM
SOHBET VAKTİM
MİZAH VAKTİM
KARİKATÜR
PORTRE
YAZARLAR
SİTENE EKLE
 
 
 
 
 
 
 
 
 YAZARLAR
Hasan Karakaya Kılıçdaroğlu varken, Pinokyo ağlamasın da n’aapsın?
 Hasan Karakaya
Abdurrahman Dilipak Alçakça
 Abdurrahman Dilipak
Ali Karahasanoğlu ‘Hayır’cılar biraz Mecelle okusun!
 Ali Karahasanoğlu
D.Mehmet Doğan Yüksek yargı, alçak kaygı!
 D.Mehmet Doğan
Abdurrahim Karakoç Devlet Bahçeli / Ülkücü / müydü?
 Abdurrahim Karakoç
Ahmet Varol Abbas’ın ve Filistin’in Tercihi Farklı
 Ahmet Varol
Serdar Arseven “Hayır” çıkma ihtimali var mı?..
 Serdar Arseven
Mustafa Özcan Halife, führer midir?
 Mustafa Özcan
Ahmet Turan Alkan Haatun kişiye yardım, haatun kişiye yardım!
 Ahmet Turan Alkan
M. Şevket Eygi Böyle Tesettür Olmaz!
 M. Şevket Eygi
Yasin Doğan Hayır deyince de, hayır çıkarsa da kaybedecekler...
 Yasin Doğan
İbrahim Karagül Obama'ya ilk kurşun!
 İbrahim Karagül
Mümtaz'er Türköne 200 yılda ilk defa
 Mümtaz'er Türköne
Sibel Eraslan Hala’nızın Gözlerinden öpün...
 Sibel Eraslan
H.Celal Güzel Veda
 H.Celal Güzel
Aziz Üstel İstanbul: Bir başkentin 8000 yılı
 Aziz Üstel
Engin Ardıç Devrimin şanlı yolunda
 Engin Ardıç
Fatma Tuncer Geri adım atamam
 Fatma Tuncer
İsmail Kapan Bu mızrak ne çuvala, ne cübbeye sığar!
 İsmail Kapan
Atilla Özdür Umur görmüş olmak...
 Atilla Özdür
Ali Ferşadoğlu “Taklitlerinden sakının”
 Ali Ferşadoğlu
Hüseyin Öztürk Askon iftarında da vardılar ama yapmadılar
 Hüseyin Öztürk
Taha Akyol Boykot baskısı
 Taha Akyol
Mustafa Karaalioğlu Ya asker bir daha darbe yapamazsa
 Mustafa Karaalioğlu
Haşmet Babaoğlu Beşiktaş’ın tek sorunu savunma
 Haşmet Babaoğlu
Mehmet Şeker Bizim tapınakların sütunları
 Mehmet Şeker
Hüseyin Gülerce Devleti ele geçirmek, yeniden sahnede...
 Hüseyin Gülerce
Yunus Vehbi Yavuz Mutluluğun süreklilik kaynağı
 Yunus Vehbi Yavuz
Ahmet Kekeç Pes yani!
 Ahmet Kekeç
Ali Atıf Bir Bakan ne yapmalı?
 Ali Atıf Bir
Seyit Mehmet Şen Netekim Paşa’nın zulümleri (1)
 Seyit Mehmet Şen
Şahin Alpay Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?
 Şahin Alpay
Rahim Er Anadolu İhtilali devam ediyor
 Rahim Er
Mevlüt Özcan Hatimleri dua ile bitirmek
 Mevlüt Özcan
Metin Hasırcı Türkçe tababete dâir makale-i mahsusa
 Metin Hasırcı
Serdar Demirel Başörtüsünün referans kaynakları (1)
 Serdar Demirel
Mustafa Çelik Kur’an’a inkılâp olunma ayı Ramazan
 Mustafa Çelik
LütfüOflaz'la Sohbet Yıkılsın oligarşi İktidar halk’a! 3
 LütfüOflaz'la Sohbet
Ali Eren Kesinkes “Evet” değil “Hayır!” denilecek...
 Ali Eren
Ahmet Taşgetiren MHP'nin CHP'lileşmesi
 Ahmet Taşgetiren
Nusret Çiçek Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş...
 Nusret Çiçek
Zeki Çol Nefes nefese
 Zeki Çol
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Yavuz Bahadıroğlu - Vakit
ybahadiroglu@vakit.com.tr
2009-06-30

Eski ailemiz, yeni ailemiz
 

Eski aile yapımızda, her evlenenin ev açması gibi bir sorun yoktu, ama yeni aile yapımızda var... Daha kız isteme safhasında dayatılıyor bu konu: “Kızımız ayrı oturacak”...
Böylece evlilik Peygamber-i Âlişan’ın tavsiyesinin tam tersi istikamette zorlaştırılıyor.
“Ev alınacak (ya da kiralanacak), dayayıp döşenecek, perdeler şöyle, halılar böyle, mobilyalar filanınki gibi gösterişli olacak!”
Hiçbir şey ihtiyaca göre seçilmiyor, her şey “gösteriş” tutkumuza ayarlı! Maksat “Filanın kızına ne masraflar yaptılar” densin.
Yeni bir ev açmak, beyaz eşya almak, dayayıp döşemek dünya para... Dün de söylediğim gibi, bu parayla bir aile hiç çalışmadan birkaç yıl rahat rahat geçinebilir. Borç harç denkleştiriliyor, çaresi yok. Denkleştirilirken de aile tükeniyor. (Bazı bölgelerimizde bir de “başlık parası” belası var ki, akıl-mantık kitabına sığdırmak mümkün değil).
Gerçekten de eskiden böyle bir sorunumuz yoktu. Evlenen çiftler anne babalarıyla oturur, onların deneyimlerinden yararlanarak yeni durumlarına alışırlardı. Anne babanın nezaretinde “annelik”, “babalık” öğrenirlerdi.
Avrupa’dan Türkiye’ye “çekirdek aile tipi” ithal ettik edeli, evlenenler yeni ev açıyor. Yeni evde borçları ve tecrübesizlikleriyle baş başa yaşıyorlar. Bu yüzden boşanmalar evliliğin ilk beş yılında yoğunlaşıyor. Gençler evliliğin inceliklerini düşe kalka öğrenmeye çalışıyorlar...
Bu arada bazıları düştükleri yerden kalkamıyor!
Mali durumu iyi olan yaşlılar için durum pek “dramatik” olmayabilir, ancak maddi durumu iyi olmayan yaşlı anne babalar için durum “facia” boyutlarına çıkabiliyor.
Evlâtları tarafından terk edilen yaşlı ana babalar, “ahir ömür”lerinde “namerde muhtaç” hale geliyorlar. Kendilerini itilmiş, atılmış, terk edilmiş hissediyorlar. Tabiatıyla da mutsuz oluyorlar.
Durum gençler açısından da kötü aslına bakarsanız. Eskiden yeni aileler, ailedeki yaşlıların gözetimi altında kurulurdu. Deneyimsiz gençlerin zaman zaman geçirdiği sarsıntılar aile büyüklerinin sevecen müdahaleleriyle boşanmaya varmadan onarılırdı.
Şimdiki evlerde yaşlılar yok. İki tecrübesiz gencin oluşturduğu aile kurumu, ilk duygusal kavgada dağılabiliyor. Yani yaşlılarla aynı evi paylaşmak avantajlıdır... Bu avantajları şöyle sıralayabiliriz...
1. Genç evliler için ev arama zahmeti ortadan kalkar... Aileler bir sürü eşyaya para harcama derdinden kurtulurlar. (Eşyaya verilecek para daha önemli işlerde değerlendirilir).
2. Kurulu bir düzen olduğu için, gençler, yeni düzen kurmaya vakit ayırmazlar. (Dolayısıyla daha ilk günlerde yıpranmaz, yorulmazlar. Tabii bunlardan kaynaklanacak kavgalara da girmezler).
3. Gelin hanım kocasının sevdiği yemekleri bizzat kaynanasından öğrenme imkânı bulur. Annesinin oğluna nasıl davrandığını gözlemler ve zaman içinde bunları uygulayarak kocasını kendisine bağlar.
4. Yemek ve temizlik gibi önemli iki büyük derdi olmayacağından, kocasıyla rahat rahat gezmelere çıkabilir. Eve ayıracağı zamanı kocasına, (sonra da) çocuklarına ayırabilir.
5. Anne-baba kanalıyla da eve para girdiğinden (emeklilik vesaire), yeni evliler geçim sıkıntısı çekmezler.
6. İşten atılma korkusu hayatlarını cehenneme çevirmediğinden, mutlu olma ihtimalleri artar.
7. Aileye kaynana ve/veya kayınpeder kanalıyla da para girdiği için, gelin hanım çalışmak zorunda kalmaz. Damat bey, aynı gerekçeden dolayı ikinci bir işte çalışmayacağından vaktinden önce çökmez. Tüm vakitlerini birbirlerine hasrederler.
8. Damat zaman zaman iş icabı geceleri de çalışacak yahut seyahatlere çıkacaktır. Bu durumda, evde anne-baba yoksa, gelin hanım yapayalnız kalır. Özellikle evliliğinin ilk yıllarında, alışmadığı bir muhitte, hatta kentte yaşadığı için yalnız kalmaktan ölesiye korkabilir. Korkusu sinirlerini bozacağından, başka biçimde eşine yansıtabilir. Böylece yeni ailenin ilk kavgaları başlayabilir.
9. Çocuklarıyla aynı evde oturan anne babalar, mutlu olurlar. Onların mutluluğu genç evlileri etkileyeceğinden tüm ailede mutluluk havası eser.
10. Hamilelik döneminde, deneyimli bir insanın ailede varlığı, ilk çocuğuna hamile olan genç bir gelin için büyük güvencedir. Eğer ailede tecrübeli biri yoksa, geçici süreler için yine annelerden yardım istenecek, böylece iki taraf da mecburen alışmadıkları ortamı paylaşacak ve büyük ihtimalle huzursuz olacaklardır. Bu da zaten stres içinde olan hamile gelini daha büyük bir strese sürükler.
11. Çocuklar, büyüme çağında, yalnız anne-babaya değil, dede ve nineye de muhtaçtır. Pek çok hayat dersini onlardan alırlar. Dede ile nine kavramı belli yaşlardaki çocuklar için bir sığınaktır. Annenin yersiz öfkelerinden ve zaman zaman şiddete varan çıkışlarından kaçan çocuk, dedesine yahut ninesine sığınır. Her biri hayattan alınma masalları, kıssaları, hikâyeleri ve hatıraları onlardan dinler. Hatta çocuklar, çıkarsız sevmeyi, yaşlı yakınlarını severek öğrenirler.
12. Anne-babaya sevgi, saygı; anne-babayı koruma, kollama, gözetme ve mutlu etme, zaten Allah’ın emri, Peygamber’in kavlidir. Bu itibarla ibadettir.
Demek oluyor ki, yaşlı anne ve babalarımızın yüreği cennetin kapısıdır. Onların yüreğine girmek demek, cennette gitmek demektir.
Ancak yaşlılarla birlikte oturmanın bazı mahzurları da var, ona da yarın bakarız...

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 NAMAZ VAKTİM
Namaz Vaktim
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Öğle yemeğinde iftar!
 Arzu Erdoğral
Ali Eyvaz Hayırcı Kayu komünist mitinginde
 Ali Eyvaz
M. Nedim Aslan HAMAS'ın alkol yasağı tehlike mi?
 M. Nedim Aslan
Cemal Nar İlim Ve Özgür Ortam
 Cemal Nar
Hüseyin Deniz Bankaların “Bayram Şekerleri”ne aman dikkat!
 Hüseyin Deniz
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 BIR AYET
Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.
(Maide 105 )
 
 BIR HADIS
"Hiç biriniz kendisi için arzu ettiğini, (mümin) kardeşi yahut komşusu için de istemedikçe (gerçek manada) inanmış olmaz."
Müslim, İman, 71 (l, 67)
 
 FAYDALI LİNKLER
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.