Herkes şapkasını önüne koymalı...

Herkes şapkasını önüne koymalı...

Şimdiye kadar bütün kurum ve kuruluşlar asli işlerini yapmak yerine başkasının işine burnunu sokmayı maharet sayıyordu...
Medya basın ve meslek ilkelerine uymaya söz verdiği halde hükümetler kurmaya, hükümetler yıkmaya, işine gelmediği kişi ve kurumlara çamur ve iftira atmaya...
Asker iç ve dış güvenliği tehdit eden konular yerine siyaseti dizayn etmeye...
Bürokratlar devleti daha rantabl hale getirebilirim yerine nasıl kilitleyip daha hantal hale getirebilirim çabası içine girmeye...
Siyasetçiler bu ülkeyi nasıl kalkındırabilirim, halkın huzur, barış ve refahını nasıl arttırabilirim, ülkeyi nasıl daha demokratik ve yaşanabilir hale getirebilirim yerine iş ve ihale takibi yapıp yandaşlarına peşkeş çekmeye...
Yargı, adaleti nasıl ülkenin her sathına yayabilirim, haklının hakkını haksızdan nasıl alabilirim, bu ülkeyi nasıl daha adil bir devlet haline getirebilirim yerine vicdandan çok cüzdan peşinden koşmaya başladığı içindir ki 2001’de bütün kurumlar dip yaptı...
Türkiye siyasi ve ekonomik kriz içine girdi...
Ta ki 2002 yılına kadar...
Bu tarih bütün kurum ve kuruluşların “Türkiye’ye hizmet” ortak paydası altında buluşmaya başladığı ve bu meyanda hizmet etmeye çalıştığı tarihi bir milattır...
Ancak son zamanlarda bazı kurumlarda bu direnişin hâlâ devam ettiği, eskiyi devam ettirme noktasında inadın da sınırlarının zorlandığı bir noktaya geldiği görülmektedir ki...
Binlerce hâkim ve savcının ataması bir işkenceye dönüştü...
Ergenekon sulandırılmaya çalışıldı...
Şu bir gerçek ki işini yapan, ehil, dürüst, liyakat sahibi hiç kimseye sözümüz olmadığı gibi, bu kurum ve kuruluşların başında bulunan insanlar da kendi içlerindeki çürük elmaları temizlemek zorundadır...
Burada da en büyük görev siyaset, asker ve yargı kurumuna düşmektedir ki burada istişare ve uyum çok önemlidir...
Ancak bu şekilde güven denen tohum hayat bulur, filizlenir, dal verir ve herkese faydalı hale gelir...
Halkın aş, iş, insanca yaşama gibi birçok talebi olmasına rağmen ve bu kurumların bu talebi karşılamak görevleri olmasına rağmen en büyük talebi kendileri adına makamları ele geçirmiş olanların hizmet noktasında adil, güvenilir olmasıdır...
Siyasetçi işini yapacak...
Yargı işini yapacak...
Asker işini yapacak...
Bürokrat işini yapacak...
Ve bütün kurum ve kuruluşlar birbirleriyle çatışan değil, uzlaşan konumda olacak ki...
Sokaktaki vatandaş da huzurlu olsun...
Barış içinde yaşasın...
Ve kendilerini temsil edenlere karşı sonsuz bir güven duygusu gelişsin...
AK Parti siyasete güven getirdi...
Bazı kurumlar bu noktada iyi şeyler yapıyor...
Ergenekon bu işin mihenk taşı oldu...
Halk diğer kurumların hamle yapmasını bekliyor...
GÜNÜN SÖZÜ
Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz...
SHAKESPEARE

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi