Ekrem Kızıltaş

Ekrem Kızıltaş

'Az sonra' mı?..

'Az sonra' mı?..

Ramazan'ın insanı sakinleştiren havasına rağmen, Demokratik Açılım Projesi ile alakalı tartışmalar tam gaz ve de oldukça sıcak bir şekilde devam ediyor.

Kimine göre sadece Güneydoğu meselesi ile ilgili olup; kimine göre ise daha geniş bir demokrasi açılımını hedefleyen sözkonusu proje, aslında bir proje mi, o bile belli değil...

Sadece iktidar kanadına ait olmayıp, tümüyle bir devlet projesi olduğunu ilgililerin açıkladığı bu girişimle alakalı olarak şu ana kadar açıklanmış net bir şey yok.

Demokratik açılım denilen şey nedir, neleri kapsar?.. Demokrasi denildiğinde akla gelen hemen bütün hususlarda bir açılım mı murat ediliyor, yoksa dar kapsamlı bir girişimle mi karşı karşıyayız? Bilmiyoruz.

Birşey bilmiyor olmamıza rağmen, taraftar olanlarla karşı olanlar arasında cansiperane yürütülen bir tartışma ile karşı karşıyayız.

İktidar 'yapmalıyız ve yapacağız', muhalefet ise 'yaptırmam da yaptırmam' demekle meşgul.

İyi de, iktidar ne yapacak ve muhalefetin yaptırmak istemediği ne?..

Sürecin başladığı zannedilen zamandan beri nabız yoklamaları yapan iktidar, ne gibi adımlar atılacağını açıklamama kararını sürdürüyor.

Muhalefet ise, iktidarın ne yapacağı hususunda herhangi bir fikir sahibi olmadan, sadece 'onlar ne yaparsa yapsın, mutlaka kötüdür' bakışıyla hareket ediyor ve karşı çıkıyor.

Yani kimin ne yapacağı ve yaptırmak istemeyenlerin neyi yaptırmayacağı belli olmasa da, tartışma hararetli bir şekilde sürdürülüyor...

Ve bu ülkenin vatandaşları, öncelikleri farklı olsa da, bütün bu hengameden belki hepimizin hayrına birşeyler çıkacağını ümit ederek, sabırla beklemeyi sürdürüyorlar.

Bir devlet projesi olduğunu söylenilen Demokratik Açılım'ın, hayatımızın bütün yönlerini kapsayabileceği konusunda bir beklentileri olmasa da, en azından acil olan problemlerin çözümünde bazı adımlar atılabileceğini sadece düşünmek bile güzel çünkü...

Oysa ülke insanının seçerek TBMM'ye gönderdiği temsilcilerin, iktidarı ve muhalefeti ile biraraya gelip, devlet kurumlarıyla da kafa kafaya vererek, var olan problemlere çözüm aramaları ve en azından bunlardan bazılarını gerçekten halletmek için bazı adımlar atmaları ne kadar güzel olurdu!..

Türkiyemizin, akla gelebilecek bütün hususlar hesaba katıldığında, hakikaten olabileceği gibi olup olmadığı; insanımızın var olandan daha güzel bir şekilde yaşama şansı olduğu halde, neden bu konuda bazı adımlar atılmasının bu kadar zor olduğu, yöneticilerimizin kafasını meşgul etmiyor mudur acaba?..

Herhalde ediyordur, etmesi gerek!..

İktidar ve muhalefetin elele vererek, üzerinde ittifak sağlayabilecekleri hususlarda olsun bazı adımlar atabilmeleri, imkansız bir şey midir?

TBMM'de bulunan temsilcilerin, oraya, birbirleriyle çekişip dursunlar ve bu arada çözülmesi gereken meseleleri ötelesinler diye gönderilmedikleri açık...

O halde?..

Ortada çözülmesi gereken mebzul miktarda problem var, bunu biliyoruz.

Peki ama problemleri çözmek için hazırlanan plan ve projeler üzerine tartışmak varken, neden daha ne olduğu bile bilinmeyen bir proje üzerinde tartışıp duruyoruz ki?..

Umarız, önümüzdeki günlerde iktidarın tam olarak neler yapmayı düşündüğünü ve muhalefetin de bunlardan hangisini, niçin yaptırmak istemediğini öğrenme şansına kavuşuruz.

Önümüzdeki günlerde, yani 'az sonra'!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ekrem Kızıltaş Arşivi