Hasan Aksay

Hasan Aksay

Tarih, İslam ve bambu ağacı

Tarih, İslam ve bambu ağacı

Bambu ağacı: Ot, çiçek, ağaç tohumları, bir mevsimde çimlenir. Bambu başka. Tohumu atacak, bakacak, besleyecek, sabredeceksin. 3-5 ay değil, senelerce filiz yok. Beşinci sene filiz.
Ama ne filiz. 42 günde 27 metre büyüyor.
Büyük güçlerin tarih sahnesine çıkış ve yok oluşları:
1) Materyalist, seküler güçler, maddi imkan ve denge hesabındadır. Üstün bir silah ve orduya sahip oldu, karşıdakini zayıf gördü mü saldırır, sömürür. “Benden değilsen düşmanımsın” der. Direnç doğar, güç ve denge değişir. Kılıç kılıçla kırılır, zorla gelen zorla gider.
2) Ahlak, erdem, vicdan ve adalete dayanan güçler süreklidir. Asr-ı Saadet, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlı, İslam nizamıdır. “Benden değilsen düşmanımsın” değil, “zalimsen” der. Milletler, iman, ahlak, erdemle, gevşemeden, dağılmadan, adaletle ve iki gününü denk kılmamak gayretiyle çalıştığı sürece solmayan, pörsümeyen saadet asırları kurar ve devam ettirirler.
İman ve ahlak seviyesi kolay doğmuyor. Önce, ölümsüz değerlerle kitlesel bir seviye gerekiyor. Ham demir, kor ateşle sulanarak çelik; insan, iman, irade, ter ve çileyle, “hayattan da üstün değerleri” yaşayarak, sahiplenerek seviye kazanıyor.
Zulme karşı irade doğmadan iyilik kemale ermez. Kötülükle cihat olmadan, iyilik yaşamaz. “Dırar Mescidi” yıkılmalı. Gaflet, iyiliğin katilidir.
Hastalık sağlığın, yokluk varlığın, gece gündüzün değerini anlatır. Saadet dönemlerinin küfran-ı nimet, gurur ve rehavetinden uyandırma görevi ise fitne ve zulümlerdedir. Karanlıktan çıkış yolu, İslam iman ve ahlakının aydınlığında insanlığa dönmekle bulunur. İyilik iradesi, saadet nimetinin birinci; zulmü, fitneyi yok etme iradesi cihat ise ikinci kanadıdır.
Zalim, düzeninin çürüklüğünü bilir. Tek düşüncesi gücünü korumaktır. Onun için darbeciler, “işleri düzeltip hemen gidecekleri” yalanıyla gelirler. Ergenekon davasıyla ortaya çıkan silahlar, cinayetler, yalanlar, insanlığa utançtır.
Mülkün temeli adalettir. Zalim, kendi inşa ettiği zulmün yıkıntısı altında can verir. Napolyon, Hitler, Musolini acı örnekler. Milletin çilesi bitmemiş ve zalim, sonunu sağlığında görememişse, heykelleri yıkılır. Lenin, Stalin, Enver Hoca...
Fıtrat dini İslam, ebedi risalet, son dindir. Bütün düşmanlıklar, Kur’an’dan tek harf sökememiştir. Bu, hakkın gücü, Allah’ın rahmetidir. Yenilgi Müslüman’ın zaafındadır. Yeni bir çile ve ibret dersi gerekiyor demek. “Ahlakı, ahlaksızdan öğrenmek”. Rüşvet, hayasızlık, fitne ve zulmü yaşayarak uyanmak. Kitlelerin ibret tahsili zaman ister. Gayretle kısaltılmazsa, çürüme ve zillet başlar.
İslam’ın doğuşu: Cahiliye zulmü, Habeşistan, Medine hicretleri... Bir çile dönemi... Zulme teslim olmayan İslami irade... Arkadan dünyaya şan veren saadet asrı... Son örnek Osmanlı: Parçalanmış Anadolu beylikleri çilesi. İslami değerleri yaşama ve yaşatmaya kararlı Kayı aşireti. Netice Osmanlı Cihan İmparatorluğu... Ahlaki ve adil fetihler gereği olgunluk, çoğu zaman bir de çile desteği istiyor. Kalıcı olmanın gereği. İnsanlığı tahsil kolay olmuyor.
Hitler, Napolyon, şöhret ve hakimiyet peşinde öldürüyor, zulmediyor. Gittiği hızla geri dönüyor. Fatih, Yavuz, İslam ahlak ve erdemleriyle insanlığı korumak için savaşıyor. Fatih, “Bize farz olmuş iken olmamız İslam’a zahir, -Nice bir oturalım bunca günahı çekelim” diyor; Yavuz, “Görevim insana hizmet” diyor ve kölelik nişanı küpe taktırıyor kulağına. İslam’ın fetihleri birinci derecede gönüller fethidir. Fatih, vatan topraklarını 1 milyon 314 bin km2; Yavuz 4 milyon 182 bin km2 genişletti ve asırlarca kaldılar. Hitler, Napolyon, Musolini, Bush gibiler, kan gölüne çevirdikleri ülkelerde kaç gün kalabildiler? Müslümanların fetihleri, kuvvetle beraber, düzen, adalet, ahlak ve gönül fetihleridir. Doğu Türkistan Devleti’nin kendi talebiyle Osmanlı’ya bağlanması, bu gönül fethini anlatır.
Bugün Müslümanlar: Geçen iki asır İslam dünyası, çileye davetiye yazdı, macera, hıyanet, fitne ve zulme maruz kaldı. Tohum yeniden çile toprağında. Beylikler döneminin başka türü çileler. Ama Medine’den dönüş zamanı geldi. Gizli fitne örgütleri, lobiler, silah, para ve çıkar çarklarına güvenenler, yanıldılar. Cahiliye direnci gösterseler de insanî yücelik kaybolmayacak. Her zorluğu aşacak. İnsan, ekmel-i mahluk ve eşref-i mahluk fıtratıyla, daima en üstün güç olacak. Yenilgi ve ömür kısalığı, Cahiliye zulümlerinin değişmez kaderi olarak kalacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi