LütfüOflaz'la Sohbet

LütfüOflaz'la Sohbet

Elin silahıyla gerdeğe de, savaşa da girilmez!

Elin silahıyla gerdeğe de, savaşa da girilmez!

- Lütfü Bey; öncelikle Ramazan Bayramınızı tebrik ediyor ve uygun görürseniz bu haftaki sohbetimize ilk olarak şu konudaki yorumunuzu alarak başlamak istiyorum. Malumunuz ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü, "Bölgesel tehdide karşı Türkiye'ye tarihimizin en büyük silah satışını yapacağız" şeklinde bir açıklama yaptı. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
- Ben de sizin ve İslâm aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik ediyorum. Şimdi sorunuza geliyorum. ABD'nin bölgesel tehdit dediği nedir? Hiç şüphesiz ki bu İran'dan başka bir ülke değildir. Peki İran Türkiye'yi tehdit mi etmektedir? Herkes biliyor ki böyle bir tehdit söz konusu değildir. Gerçek olan şudur ki, ABD İran'ı İsrail için bir tehdit olarak görmektedir. Bu gerçeğe rağmen ABD İran'ı Türkiye'ye karşı bir tehditmiş gibi göstermek istemektedir. Nasıl ki bir zamanlar "Komünizm geliyor" tehdidiyle Türkiye'yi Sovyet Rusya’ya karşı kullandıysa, şimdi de "Şeriat geliyor" tehdidiyle Türkiye'yi İran'a karşı kullanmak istemektedir. Aslında ABD'nin amacı bir taşla iki kuş vurmak. Hem Türkiye'yi İran'a karşı kullanmak ve hem de Türkiye'ye ha bire silah satmak. Böylelikle de Türkiye'nin yatırıma, eğitime, sağlığa harcaması gereken parasını silah satışı yoluyla kapmak. İşte ABD Türkiye'ye bu zamana kadarki en büyük silah satışını gerçekleştiriyor. İlk etapta Türkiye'ye yaklaşık 8 milyar dolarlık füze sistemi satılması hedefleniyor. Bu füze sisteminin de İran'ın füzelerine karşı konuşlandırılacağı anlaşılıyor. Yahu Müslüman İran, Müslüman Türkiye'ye durduk yerde niye füze atsın? Yoksa işin içinde İran'a karşı olası bir ABD-İsrail saldırısında Türkiye'yi ileri karakol olarak kullanmak gibi bir amaç olmasın? Öyle ya, Türkiye ABD'nin, İsrail'in ileri karakolu olmadıkça bölgemizde kim bize niye füze atsın, niye saldırsın? İşin bir boyutu bu. Diğer boyutu da şu: Her türlü silahını başkalarından alan bir ordu güçlü bir ordu değildir. Başkalarından aldığı silahlarla savaşa giren bir ordu, elin yardımıyla gerdeğe giren damat gibidir! Kullanma şifreleri başkalarının elinde olan silahlara güvenmek, kaynağı sana ait olmayan suya güvenmek gibidir! Çünkü kaynağın sahibi o suyu kestiğinde, suyu kesilmiş musluğa dönersin!
CUMHURBAŞKANI ABDULLAH DEMİREL!
- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçenlerde "Devlet hiçbir zaman yanlış yapmaz" dedi. Onun bu sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Hiçbir değeri olmayan bir söz olarak değerlendiriyorum! Gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir söz olarak değerlendiriyorum. Bizim devlet bugüne dek millete karşı pek çok yanlış yaptı. Bu devletin yanlış yapmadığı kesim mi kaldı? Bu devlet en başta İslâmcılara, sosyalistlere, Kürtlere yanlış yaptı. Bu devletin İslâmcılara yapmadığı zulüm mü kaldı? Bu devlet sosyalist önderleri, aydınları, gençleri ortadan kaldırmadı mı? Bu devlet İslâmcılara, sosyalistlere yaptıklarını Kürtlere de yapmadı mı? Mesela bu devlet sırf inançları, düşünceleri nedeniyle İslâmcı şair Necip Fazıl'ı da, sosyalist şair Nazım Hikmet'i de hapislerde çürütmeye kalkışmadı mı? Hele de bu devlet tek parti döneminde, askeri darbe dönemlerinde kendinden farklı düşünenlere yönelik sayısız zulümlere imza atmadı mı? Kendisinden farklı düşünen insanları işkencelerle, hukuk cinayetleriyle ortadan kaldırmadı mı? Şimdi bana açtırmayın kutuyu, söyletmeyin kötüyü. Bayramın hatırına şimdilik açmayalım kutuyu, söylemeyelim kötüyü. Hadi geçelim bu devletin millete karşı yaptığı pek çok kötülüğü, acaba Abdullah Gül, "Devlet hiçbir zaman yanlış yapmaz" derken eşi Hayrünisa Gül'ün başörtüsü nedeniyle devletin üniversitesine sokulmadığını hiç düşündü mü? Devlet yanlış yapmaz da, o zaman Hayrünisa Gül devleti şikayet etmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne niye başvuru yaptı? Görülüyor ki Abdullah Gül'ün "Devlet hiçbir zaman yanlış yapmaz" demesinin yoktur hiçbir değeri. Ve yine görülüyor ki, Abdullah Gül, "Devlet hiçbir zaman yanlış yapmaz" diyerek adeta Demirelleşti. Sanki Abdullah Gül, Demirel'in o meşhur sözünün yeni versiyonunu söyler gibi. "Bana devlet yanlış yapar dedirtemezsiniz" der gibi! Eğer Abdullah Gül, Demirel gibi konuşup davranacaksa adını da Abdullah Demirel olarak değiştirmeli! Ya da milletin ona bu adı takacağını bilmeli!
DEFOKRAT OLAN DEMOKRAT OLAMAZ!
- Aydın Doğan medyasına göre, Başbakan Erdoğan, medyanın kendisine biat etmesini isteyen, demokratlıktan nasibini almamış biri. Bu konudaki düşünceniz nedir?
- Tayyip Erdoğan demokratlıktan nasibini almamış da, acaba holding medyasının başı Aydın Doğan medyası demokratlıktan nasibini almış mı? Öyle ya, başkasını demokratlıktan nasibini almamakla suçlayanların, önce kendileri demokratlıktan nasibini almış olmalı. Bakın çok kısa bir süre önce sol görüşlü Yeni Harman dergisi ile Birgün gazetesi 12 Eylül döneminde hangi köşe yazarlarının hangi tarihlerde askeri yönetime methiyeler düzdüğünü ortaya döktü. Bekir Coşkun'dan Oktay Ekşi'ye, Rauf Tamer'den Güneri Civaoğlu'na, Nazlı Ilıcak'tan Mehmet Barlas'a kadar köşe yazarlarının askeri yönetime, darbeci generallere düzdüğü methiyeler bir bir ortalığa döküldü. Bugün demokrat geçinen köşe yazarlarının tamamına yakınının o dönemde askeri yönetime, darbeci generallere methiyeler düzdüğü görüldü. Hadi dün askeri yönetime ve darbeci generallerin başı Kenan Evren'e methiyeler düzüp de, bugün Tayyip Erdoğan'a, AKP Hükümeti'ne methiyeler düzenlere "her devrin adamları, kadınları" diyelim. Peki bugün Tayyip Erdoğan'ı demokratlıktan nasibini almamakla suçlayan Aydın Doğan medyasının yazarlarının, demokrasiyi katleden Kenan Evren'e, askeri yönetime dün düzdükleri methiyelere ne diyelim? 12 Eylül darbesine olduğu gibi 28 Şubat darbesine de Aydın Doğan medyasının tüm yazarlarıyla, yorumcularıyla verdiği tam desteğe ne diyelim? Demokrasiyi katleden askeri darbelere tam destek veren yazarlar, yorumcular, holding medyası hiç demokrat olabilir mi? Kendisi demokrat olmayan, başkasını demokrat olmamakla suçladığında hiç inandırıcı olabilir mi? Bunlar demokrat değil, olsalar olsalar defokrat olurlar! Yani defolu, kusurlu demokrat olurlar!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
LütfüOflaz'la Sohbet Arşivi