Hasan Aksay

Hasan Aksay

Türkiye-Suriye yakınlaşmasında tarihi adım ve gerekleri

Türkiye-Suriye yakınlaşmasında tarihi adım ve gerekleri

Dostluğa, kardeşliğe ve barışa dönük önemli ve ileri adımlarla ümit ve heyecan veren bir başlangıç yapıldı. İki bayramı birden yapıyoruz. Milletimize ve insanlığa hayırlı olsun.
Hükümetimize, Suriye hükümeti ve Devlet Başkanı Sayın Beşar Esad, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve aynı inanç ve hedefin, tarihi beraberliğin iki kanadı Türkiye ve Suriye halkına gönülden teşekkürlerimi arz ediyorum.
Her önemli adımın, aynı derecede dikkat gerektiren istemezleri, engelcileri, çekemezleri, düşmanları olur. Gürültüsüz gelen bu büyük hamlenin son derece sinsi ve açık düşmanları zamanla görülecektir. Her iki devletin dayanışma, refah ve bütünlüğü için gayret sarf ederken fitne ve çıkarcı saldırıları da ilk günden tedbirleriyle beraber dikkate almalı, bu dikkat aynı hassasiyetle milletçe desteklenmelidir. Bu dikkatin ilk ve en önemli gereklerinden birisi duraklamamaktır. Fitneyi ümitlendirmemektir. Bu karar çok şey istemektir. Çok şey isteyen çok bedel ödemeye göre hazırlanmalı ve tedbirler üretmelidir:
Bu bir başlangıçtır. Bu başarının gösterdiği istikamet daha da önemlidir. Dinamik ve canlı İslâm dünyasında çok kişi, kitleler heyecanlanmıştır, daha da heyecanlanacaktır. Milletlerin hayatı dikkate alındığı zaman daha dün denecek derecede kısa bir süre önce Rahmetli Kral Faysal tarafından beş devletle temelleri atılan İslâm Konferansı Teşkilatı, bugün Birleşmiş Milletler’den sonra dünyanın en büyük devletler topluluğudur. Bu barış ve kardeşlik iklimi başarılı olursa dünyanın çeşitli bölgelerinde ikili-üçlü bu tür dostluklar doğacak, ayrılık fitneleri güç kaybedecek, dünya barışı yeni imkanlar kazanacaktır.
Barış ve huzura dönük böyle önemli gelişmeler, silah tüccarları ve her tür vurgun, soygun ve darbe çetelerinin işine gelmeyecektir. Barış iklimini, kendilerinin “varlık nedeni” olarak değerlendirip, başarısız kılmak için var güçleriyle direneceklerdir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Beşar Esad, konuyu veciz bir ifadeyle özetlemiş, “İki kardeş halk yıllarca, bölge dışı yabancı güçlerin tahriki ile birbirine karşı tehdit haline getirildi ve birbirimizden gelecek tehditlere karşı yabancı müttefiklerin desteğini aradık. Bu yanlıştı. Artık bu yanlışı daha fazla sürdürmememiz ve kucaklaşmamız gerek” diyerek, bütün milletler için levhalaştırılması gereken tespit ve ikazda bulunmuştur.
İslâm inanç ve değerleri, dayanışma ve barış yolunda atılan adımları süratle geliştirip büyüten en önemli iklimi oluşturmaktadır. Rahmetli Kral Faysal, İslâm Konferansı Teşkilatını, Rabat’ta beş üye ile kurmuştu. Bugün Birleşmiş Milletler’den sonra dünyanın en büyük devletler topluluğudur.
Türkiye-Suriye dostluğunun geldiği bu nokta, Müslümanların inancına, akla ve vicdana uygun geç kalmış bir önderlik hareketidir. Hudutları mayınlarla örmekten gelinen bir seviye olması bakımından da son derece önemlidir, takdire şayandır.
Ancak Rahmetli Menderes’in başlattığı Bağdat Paktı’nın arasına yabancılar girdi. Masonluk gibi dış merkezli kimselere emanet edildi. Neticesiz kaldı. Türkiye-İran-Pakistan arasındaki yakınlaşma teşkilatı da aynı nedenlerle gereken gelişmeyi gösteremedi.
Türkiye-Suriye kardeşliği, geçmiş tecrübelerin, son felaketlerin ve İslâm’ın birlik emreden temel değerlerinin ışığında inşallah güzel bir örnek olarak kararlı ve cesur adımlarla ilerleyecektir. İlk adımda vizelerin kalkması ve stratejik ortaklığı da aşan bakanlar düzeyinde toplantıların şimdiden karara bağlanıp ilan edilmesi, global dünyanın gereklerini de içeren son derece önemli ve umut veren kararlardır.
Bu neticede emeği geçen kadrolarımızı, hariciye bakanımızı, hükümetimizi, Başbakanımızı, Cumhurbaşkanımızı, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı, hükümetini ve bu kararın destekçisi Türk ve Suriye halkını tekrar gönülden kutluyor ve adımların duraksamadan atılmasını diliyor, Allah’ın yardımını niyaz ediyorum.



Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi