Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Hayata farklı bir bakış

Hayata farklı bir bakış

“Mutluluk bizim dileğimizle Allah’ın bizim için dilediği şeyin bir araya gelmesinden doğar” diyor, Claude Roy...
Bir tarafta deprem-sel çeşitlemeleri, bir tarafta acımasız terör, vurgun, soygun, çete, mafya, Ergenekon, rüşvet, baskı, küresel kriz...
Yetmezmiş gibi siyasi ve sosyal kavgalar, insan haklarında duyarsızlıklar, geçim sıkıntısı, kılık kıyafet dayatması, medya terörü ve neredeyse yüz yıllık irtica-laiklik tartışmaları; böyle bir ülkede mutlu olmak mümkün mü sahi? Mutsuzluk pompalayanlar ilk bakışta haklı gibi gözüküyor.
Fakat hayat ilk bakıştan ibaret değildir, ayrıca da “ilk bakış”lar, genelde yüzeysel bakışlardır. Ben şahsen, koyu karanlıkta bile ısrarla ve ihlâsla aranması halinde bir ışık bulunacağına inanan adamım.
Önce şunu tartışalım: Olumlu ne demek, olumsuz ne demektir? Kime göre olumlu, kime göre olumsuz? Pekalâ belirli zamanlarda olumlu olan şey, başka bir zaman diliminde olumsuz olabiliyor.
Şu halde her şeyi şekillendiren bakış açısıdır. Ben ülkedeki olumsuzlukları saymak yerine, “acaba ülkemde iyi olan ne?” diye düşünmekten ve çirkinliklerden önce güzellikleri keşfetmeye çalışmaktan yanayım.
Soruyu, “Bu memlekette neler kötü, neler olumsuz?” diye sormayalım da, meselâ şöyle soralım: “Bu memlekette hiç güzel bir haber, hiç güzel bir şey yok mu?”
Bu açıdan bakarsanız, eminim sizi mutlu edecek farklı-renkli güzellikler bulabilirsiniz.
Düşünün...
- Milyonlarca kişinin öldüğü bir gecenin sabahında siz yatağınızdan sağ ve sağlam olarak kalktınız...
Bunun şükrünü eda edin!
- Milyonlarca kişinin ağrılar içinde hastahanelere kaldırıldığı bir gecenin sabahında siz ağrısız ve acısızsınız...
Bunun şükrünü eda edin!
- O sabah yakınlarınızdan birinin ölüm haberini almadınız...
Bunun şükrünü eda edin!
- Dün gece memleketimin herhangi bir yerinde deprem olmadı, şehirleri su basmadı, insanlar enkaz, ya da sular altında kalmadı...
Bunun şükrünü eda edin!
- Bir aileniz var, işiniz var, aşınız varsa...
Bunun şükrünü eda edin!
- Sizi bunalımdan, depresyondan koruyan sağlam bir inancınız varsa...
Bunun şükrünü eda edin!
- Bu fitne-fesat asrında kumarınız yok, içkiniz yok, fitne-fücurunuz yoksa...
Bunun şükrünü eda edin!
- Çetelerle, mafyalarla, vurguncu ve soyguncularla ilişki içinde değilseniz...
Bunun şükrünü eda edin!
- Acil borç baskısı altında yaşamıyorsunuz...
Bunun şükrünü eda edin!
-
Şöyle bir düşünürseniz anlayacaksınız ki, aslında durumunuz sandığınız kadar kötü değil...
Türkiye gazetelerden, televizyonlardan sunulduğu gibi “yaşanmaz bir ülke” konumuna gelmedi...
Her şey gül-gülistan olmaz dostlarım; gülün dikenleri daima vardır!
Ancak gülü görmezden gelip dikenlere kilitlenmek, sürekli dikenlerden söz etmek, onları kurcalamak akıllıca bir yaşama biçimi olmasa gerektir.
Hayatın dikenlerinin yanı sıra gülünü de keşfetmek, yaşama biçiminin insani boyutudur.
-
Yani, “Ortam bozuk ne yapalım” bahanesine sığınıp yan gelmek de mümkün, bozuk ortam içindeki düzgünü bulmak için çabalamak da...
Mutsuzluk tablolarına bakıp mutsuz, umutsuzluk pompalayan gelişmelere kapılıp umutsuz olmak ve hem mutsuz, hem umutsuz olarak kenara çekilmek de mümkün, mutsuz ve umutsuz tablolardan mutlulukla umut çıkarmak için çalışmak da mümkün.
Eğer öncelikle kendimiz olmak üzere, bir şeyleri değiştirmeye çalışıyorsak olumsuz gelişmelere ve umutsuzluk girdaplarına kendimizi fazla kaptırmadan, küçücük mutluluklar yakalamayı ve umut kırıntılarında yeniden dirilmeyi becerebiliriz.
Yeter ki böyle bir niyetimiz olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yavuz Bahadıroğlu Arşivi