21 Ekim 2017 Cumartesi1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:49Güneş 07:15Öğle 12:56İkindi 15:53Akşam 18:23Yatsı 19:43
    • 25°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Yargılansınlar ama anayasaları değişmesin !..

Abdulkadir Özkan

Siyaset çözüm üretme sanatı değil midir? Bunun içinde tutarlı olmak gerekmez mi? Çelişkiler içindeki bir siyasetçinin ülkeye ve insanımıza kazandıracağı bir şey olabilir mi? Bu söylediklerim iktidar ve muhalefet için de geçerlidir. Çünkü siyaset iktidarı ve muhalefeti ile bir bütündür. Bugünün iktidarı yarın muhalefet, bugünün muhalefeti ise yarın iktidar olabilir. Halkın iradesi kimsenin cebinde değildir. Hatta bir adım daha atarak muhalefeti olmayan iktidar her an tehlike haline gelebilir diyebiliriz. Bu bakımdan demokratik sistemlerde muhalefet de iktidar kadar gereklidir. Elbette tutarlı, meselelere çözüm üreten muhalefetten söz ediyorum. İktidarda başka, muhalefette başka konuşan ve davranan muhalefetten değil.

Sözü uzatmadan esas konuya, tartışılmakta olan anayasa değişikliğine geçmek istiyorum. Konumu izah ederken niçin siyasetçinin tutarlı olması gerektiğinden söz ettiğim daha iyi anlaşılacaktır.

İktidar partisi yapmayı düşündüğü anayasa değişikliğini bir paket halinde pazartesinden itibaren muhalefet partilerine götürmeye, onların desteğini istemeye başladı. Bu desteği isterken de gelecek her türlü teklife açık olduklarını söylemeyi de ihmal etmediler. Muhalefetten gelecek değişiklik tekliflerine ne kadar açık ve hazırdırlar, gerçekten karşı teklifler etrafında yeni bir anlaşma sağlamak mümkün müdür bu ayrı bir konu. Bu bakımdan niyetleri, tartışmayı bir kenara bırakarak yapılan açıklamalar üzerinde durmak istiyorum.

Bana göre iktidar temsilcilerinin ilk gün ziyaretlerinin ardından ortaya çıkan bir husus var ki 'böyle siyaset olmaz' demekten insan kendisini alamıyor.

Bilindiği gibi ilk gün CHP ve MHP değişikliğe destek vermeyeceklerini açıkladılar. Niçin vermeyeceklerini de kendilerine göre açıklamaya çalıştılar. Yapılan açıklamalardan net bir şey anlayamamış olmama karşılık bir hususu açıkça tespit mümkündü. CHP, 12 Eylül sorumlularının yargılanmasını engelleyen 15. maddeyi tek başına getirin birlikte Meclis'ten geçirelim demek suretiyle güya darbecilerin yargılanmasına destek verdiğini göstermeye çalışıyordu. Darbecilerin yargılanmasının önünü açacak olan geçici 15. maddenin kaldırılmasına destek veren CHP sözcüleri, yargılanmasını istediği darbecilerdin hazırlattığı anayasada değişiklik yapılmasına daha doğrusu AK Parti'nin hazırladığı değişikliğe karşı olduklarını da belirtiyorlardı. Bunun mantığını anlamak mümkün olabilir mi?

Böyle bir tavrın "Madem ki darbecilerin yargılanmasını samimi olarak istiyorsunuz da niçin aynı kişilerin hazırlattığı, darbe ürünü anayasada yapılmak istenen değişikliği engellemeye çalışıyorsunuz? Bu değişikliği siz yapamazsınız? demeye getiriyorsunuz" şeklinde nitelendirilmesi yanlış olur mu? Böyle bir nitelendirme CHP'nin sergilediği çelişkiyi ortaya koymaz mı?

12 Eylül darbesinin ardından 10 yıla yakın yargılanmış, içeri girmiş çıkmış, bu arada bu süre içinde yurt dışına çıkışım engellenmiş, önce mahkum olmuş ama sonunda beraat etmiş, tutukluların gördüğü muameleyi emniyetten Mamak'a kadar aynel yakin bilen birisi olarak darbecilerin yargılanmasını isteyenlerdim. O bol işkenceli, hukkun rafa kaldırıldığı bir dönem olan günlerin 10 binlerce mağdurundan birisi olarak sorumlularından hesap sorulmasını elbette istiyorum. Ancak, darbecilerden hesap sorulmasını istemek darbe anayasasının değiştirilmesini istemeye engel olmaz, olmamalıdır. Oluyorsa ortada açıklanmayan, gizlenmeye çalışılan bir art maksat var demektir.

Bugün için darbeye karşı olan herkesin hem darbecilerden hesap sorulmasını, hem de darbe anayasasının yerine sivil bir anayasanın yapılması için çaba sarf etmesi gerekir. Darbeye karşı olanların ortak noktası bu olmalıdır. Diyelim ki darbecilerden hesap sordunuz ama darbe anayasasının aynen devamı yönünde gayret sarf ediyorsanız bu bir çelişkidir. Bir bakıma darbecilerden hesap sormak ister gibi görünerek darbecilerin hazırlattığı anayasayı korumaya çalışıyorsunuz demektir. Bu da artık partilerin saflarını açığa çıkarmak bakımından yararlıdır. Darbeye karşı gibi görünüp de darbe anayasasını muhafaza eden tavrı milletimiz açıkça görmüş olacaktır. Sanıyorum bu da siyasetin netleşmesini sağlaması hususunda bir kazançtır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.