29 Temmuz 2017 Cumartesi5 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:03Güneş 05:50Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:32Yatsı 22:11
    • 34°C Adana
    • 34°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 26°C Ankara
    • 34°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 31°C Aydın
    • 30°C Balıkesir
  • BIST: 107.700 -0.64
  • Altın: 143,977 0.57
  • Dolar: 3,5286 -0.12
  • Euro: 4,1426 0.49

Kaç kere ölünür?

Mehmet Şeker

Ankara'da öğrenciyken aynı evde kaldığımız bir arkadaş vardı. Keçiören'den Aydınlık'a, Demet'ten Cebeci'ye şehrin birçok semtini dolaştıktan sonra, yorgun bir gemi gibi Bahçeli'ye demir atmıştık.

Bir ara onbeşinci sokaktaki evimiz fazla kalabalıklaştı.

O değerli arkadaşım, himmet gösterip ondördüncü sokaktaki evine davet etmişti sağolsun.

Ondan dinlediğim ilginç bir konu, aradan seneler geçmiş olsa da aklımdan çıkmaz.

*

Derdi ki:

"Ben küçükken, her şeyi bana ait sanırdım.

Çevremde her ne oluyorsa benim için oluyor bilirdim.

Anne benim annem, baba benim babam... Kardeş, benim kardeşim...

Yağmur yağıyorsa benim görmem için yağıyordur.

Yoldan bir ayı oynatıcısı geçiyorsa, benim görmem gerektiği içindir.

Yediklerim, giydiklerim, yaşadıklarım hepsi bana özel.

Enişte benim eniştem, dayı benim dayım...

Sonra büyüdükçe bir de baktım ki vaziyet aslında öyle değil.

Küçüldüğümü hissettim.

Önemsizleştiğimi...

Sıradanlaştığımı...

Kalabalık arasında bir kişi olduğumu gördüm.

Yağmur, herkes için yağıyordu.

Benim yaşadığım olayları, pek çok kişi daha önceden yaşamıştı.

Orijinal sandığım düşüncelerim, başkaları tarafından evvelce düşünülmüş, konuşulmuştu.

Aynı elbiseleri giyenler, aynı meyvaları yiyenler o kadar fazlaydı ki...

Benim başıma gelen sevinçler, mutluluklar, heyecanlar, acılar, üzüntüler ne varsa, hepsi kopyalanmış gibiydi neredeyse.

Güneş, tek benim güneşim değildi.

Bunun şaşkınlığı bir dönem sürdü.

Sonra galiba sıradanlığa razı olup alıştım.

Büyümüştüm."

*

O arkadaş, şimdi milletvekili. Senelerdir görüşmedik, yollar bir daha kesişmedi.

Arada bir ekranda rastlarım.

Kürsüde konuşan hatibe oturduğu yerden el kol işaretleri yaparken görürüm.

Şu satırlar gözüne çarparsa, anlattıklarını unutmadığımı, hatırladığımı bilsin isterim.

*

Bizim arkadaş erken farketmiş...

Bazıları, büyüyüp yetişkin olduktan sonra da başına gelenleri sadece kendi başına geldiğini sanıyor.

Tamam, herkes tektir, biriciktir. Hoşça bakması gerekmektedir zatına. Çünkü zübde-i âlemdir.

Ama özellik de genellik de bir yere kadar.

*

Mutluluklar da acılar gibi, daha önce nerelere uğrayıp öyle geliyor insanın başına.

Kimi bir sevdiğini kaybeder, kimi doğuma gitmek üzeredir, kimi düğün telaşında... Bir başkası boşanma kararına resmiyet kazandırmış, mahkemenin basamaklarından inmektedir... Bunları tek kendine has zanneder bazıları.

"Sizin hiç babanız öldü mü / Benim bir kere öldü, kör oldum" der hani Cemal Süreya.

Ya kaç kere ölecekti?

İlahi Cemal Efendi!

"Öldüm öldüm, dirildim" diyenlerin söylediği ne kadar doğru olabilir?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.