Aha o ahlaksız görüntüler!

Aha o ahlaksız görüntüler!

Muhterem “andıçperver” arkadaşlar, kıymetli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Milliyet gazetesinin güzide genel yayın yönetmeni Sedat Ergin..

Sizleri burada ağırlıyor olmanın gurur, onur ve kıvancını taşıdığımı belirterek zat-ı şahanelerinizi, bu tamlamayı anlamadıysanız şahane zatlarınızı en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Hoş geldiniz efendim!

Az sonra size birkaç cümle kelam edecek, ardından da size bir çift laf edeceğim.

Bir; benim canımı niye sıkıyorsunuz? İki; yeter artık “sıktınız”..

Sayın “Receppekerci” ve bu yetmiyormuş gibi bir de “Mahmutesatbozkurtculaşan” medya; bu sözüm size..

Benim kafam çamaşır mıdır ki hem sıkıyorsunuz, hem dimağımı kurutuyorsunuz hem de kafamı ütülüyorsunuz!

Evet önce şu üç haberin ana başlıklarına bir bakalım:

BİR: Flaş.. Flaş.. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Fethullah Gülen'in beraatine dair onama kararına itiraz etti..

İKİ: Bu da oldu.. TOKİ'nin Balıkesir'de yaptırdığı binaların çatısı “haç” şeklinde..

üç: Başakşehir'de yer alan çınar Koleji'ndeki “aha o görüntüler”.

İlkinden başlayalım: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, beraat kararına itiraz ederken dilekçesinde dudak uçuklatan cinsten büyük bir çelişkiye imza atmış.

Karar bozulur mu bilmiyorum ama bu itiraz dilekçesini okuyan kişinin asabının bozulmaması için ya o kişinin okuma yazma bilmemesi ya da iyi bir Cumhuriyet okuru olması gerekiyor.

Dilekçenin bir yerinde aynen şöyle yazıyor:

“Sanığın liderliğini yaptığı örgütün bir terör örgütü olduğuna dair delil bulunmadığı gibi, silahlı eylemleri de tespit edilememiştir. Dolayısıyla terör örgütü kurmak suçunun unsurları bulunmamaktadır”.

Dilekçenin bir başka yerinde ise şu yazıyor:

“Sanık ve oluşturduğu teşekkülün nihai amacı, yazılarında ve konuşmalarında da belirtildiği üzere 'ışık evleri' yoluyla cebir ve şiddet de kullanmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilga ile şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurmaktır.”

Yani Başsavcı diyor ki: (“Atatürk diyor ki” gibi oldu ama olsun, hoşuna gidecektir!)

Evet Başsavcı diyor ki: “Fethullah Gülen terör örgütü lideri değildir ama şiddet kullanmayı amaçlamaktadır.”

Demek ki “ışık evleri” şiddet üretiyor, öyle mi?

Bu nasıl bir önyargıdır?

Bu, orada bulunan öğrencileri, onların velilerini ve öğretmenleri topyekun “şiddete mütemayil” insanlar olarak gösterip onları infaz etmek değil midir? Değilse, bu nedir?

TOKİ ile ilgili habere gelirsek.. Aklıma takılan soru şu:

Bu “haç” işaretleri çatıda olduğuna göre demek ki sadece “uçaktakiler” görüyor. (Zaten bu görüntüyü “uçan” bir adam fark etmiş.)

Demek ki hükümet sırf bu “haçlar” daha iyi görünsün diye havacılık sektörüne çağ atlatmış.

çünkü ne kadar çok kişi uçarsa o kadar kişi “haç” görecek ve memleket böylece Hıristiyanlaştırılacak!

Gülmeyin ama bu haber yapıldı ve birileri de ciddi ciddi yorum yaptı.

Evet şimdi “çınar Koleji”ne geçelim:

Milliyet gazetesi, üniversitenin bahçesine silahla giren öğrencinin bulunduğu silahla girilen üniversitenin rektörüne “Sen nasıl rektörsün?” diye sormayı “laikliğe halel getirir” düşüncesiyle sormayı kendine yakıştıramaz..

Ama sınıfa değil de okulun bahçesine “G-3 piyade başörtüsü”(!) ile giren öğrencinin okulunu sorguya çekmeyi laikliğin şanından sayar.

İşin şirazesinden koptuğunu gösteren asıl haber dünkü nüshadaydı.

öğrencilerin çıkardığı bir “yıllık”tan bakın kaç “yıllık” bayat bir haber çıkarılmış.

Ve “aman da aman” neler yazıyormuş neler..

örneğin; bir öğretmen bir öğrencisinin sayfasına, tam da “ek delil” olabilecek şu cümleleri yazmış:

“Allah'ın bir kula verdiği en kıymetli nasip, ona inandığı yolda hakkı üstün tutmak için bütün gücüyle çalışmaktır.”

Evet Milliyet'e göre bir öğrenci “inanmadığı bir yolda” ilerlemelidir; “hak”kı önemsememelidir; tüm bunlar için de “bütün gücüyle çalışmalıdır”!

Hatta Milliyet bununla yetinmemiş, bir başka öğretmenin öğrenciye yazdığı notu da “not etmiş”.

Bu “ahlaksız”(!) öğretmen bakın “has iddianamelik” neler demiş: “Dindar, ağır, azimli, asil ve tutarlı öğrencim..”

Oysa bu sıfatların zıttı şunlar değil midir:

“Dinsiz, hafif, miskin, soysuz, tutarsız..”!

İlk sıfatlar şayet birer “olumsuzluk nişanesi” ise demek ki ikinci sıradakiler “olumluluk göstergesi” oluyor.

Şimdi bu sıfatları birisi Milliyet'e izafe etse yanlış olur mu?

Tabii ki olur!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi