Osman Tanburacı

Osman Tanburacı

Özgür oyun kaderi yendi

Özgür oyun kaderi yendi

Beklenenin aksine Galatasaray maça kendinden emin ve Fenerbahçe'yi tehdit ederek başladı. Belli ki yenilik yaramış. 4'de Pino'nun mükemmel atağında Volkan'dan aşırdığı topu çaprazdan kaleye vuruşu ve Gökhan'ın çizgiden çıkarışı Galatasaray'ın yıllar sonra Saraçoğlu'nda silkinişinin ilk işaretiydi. Bu etkin hal devre boyunca sürdü ve Galatasaray rakip sahada daha çok adamla bulunurken daha çok da gol pozisyonuna girdi. 22'de Neill'in füzesini Volkan olağanüstü hamleyle kornere çıkarttı. Elano'nun kornerinden gelen topu neill yine kafaladı...

Sağdan Elano, soldan Misimoviç Galatasaray'ın kalite çizgisini yerine oturttu. Galatasaray bu yıl ilk kez hem de Fener karşısında futbola döndü. Peki Fenerbahçe ne yaptı? Galatasaray'ı durdurmakla yetindi. Galatasaray Fener'i ceza alanına sokmadı. Duran toplarda da ilk hamleleri yaparak rakip oyunculara fırsat vermedi. Fenerbahçe sadece bir kez Aykut'un kalesini bombardımana tuttu onda da Cana iki kez üst üste canını ortaya koydu.

Neler değişmişti Galatasaray'da?

Servet ayağında hiç top tutmadı. Neill yine emniyet supabıydı. Sabri ve Hakan Balta ile de kanatları iyi kapattı bunda da Misimoviç ve Elano'nun Fener'in savunma kanatlarını iyi tehdit edişi vardı. Bu iki yetenekli adamı kaçırmak istemeyen Fenerbahçe takımı savunmada çakılınca kanatlardan gelemedi ve Niang da Galatasaray savunması arasında kilitlendi.

Orta alanda Ayhan çok çalışkan ve tek topla oynarken, Lorik Cana rakibe basan, Mustafa Sarp da daha çok forveti destekleyen bir konumdaydı.

Ve de Pino, Pino, Pino...

Bir an bile yerinde durmayan Pino, sağdan, soldan, ortadan ataklarla her fırsatta şut çekmek istedi. Fener'i sindiren Pino teknik heyetin verdiği 'serbestlik' duygusuyla her alanı kullandı.

İşte Galatasaray'ın sahayı derinlemesine kullanması ve alan değiştirerek her atakta rakip savunmayı şaşırtması, rakibi kıskıvrak yakalayan özgür oyunla gelen yeni tarzıydı bu. Galatasaray 4-6-0'dan mükemmel örnekler verdi.

Hakemin de oyunu kesmemesi maçın zevkli geçmesini sağladı.

İkinci yarı Fener toparlandı. Oyunu iyi akıttı. Niang'ın fizik gücü rakip savunmayı iyice hırpaladı ama Galatasaray'ın oyuna konsantrasyonu tehlikeleri bir bir ayıkladı.

55'de tempoyu düşüren Misi'nin yerine rakiple daha çok boğuşacak Barış'ın oyuna alınmasını yadırgadım. Taktik, Misimoviç'le solda iyi işliyordu. Hagi, Sabri'yi de ortaya sürüp Lorik'in yerine Serkan'ı savunmanın sağına koydu. Amacı taze kuvvetle Fener'in yoğunlaşan ataklarını durdurmaktı. Tugay'ın da oyuna girecek futbolculara soğukkanlılıkla taktikler vermesi dikkat çekti.Orta sahada rakibe yakın oynayan Galatasaray'ı birbirine sarılmış gördüm.

Aykut Kocaman da değişiklikleri doğru zamanda yapınca Fener'in etkinliği çoğaldı ama Galatasaray'ın oyun disiplini hiç bozmadı. Son dakikaya kadar gol aradı. Volkan neler neler kurtardı. Hagi'nin yetenekli oyunculara verdiği özgürlük belki Fener'i değil ama kaderi yendi. Hani Galatasaray'ın fizik gücü eksikti?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Osman Tanburacı Arşivi