Yener Dönmez

Yener Dönmez

Adalet mülkün, mülk CHP’nin olunca!

Adalet mülkün, mülk CHP’nin olunca!

Hafta sonu görüştüğümüz Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Başsavcı Yalçınkaya’nın “fonksiyon gaspı”na vurgu yapmıştı ya...
Bunun üzerine sözkonusu sol partiler olduğunda başsavcılarımız nasıl tavır takınıyor diye biraz arşiv çalışması yaparak hafızamızı yeniledik...
Biliyorsunuz şimdilerde gündemde CHP’nin tüzük ihlali var.
Normal şartlarda CHP’nin kongreye gitmesi gerekiyor.
İhlalleri ortadan kaldırmak için...
Aksi halde yaptırımlar uygulandığı takdirde çok riskli bir dönem bekliyor CHP’yi...
Örneğin CHP hazine yardımından mahrum kalmamak için kongreye gitmesi durumunda parti yönetimi de değişecek.
Öngörülen süreç, milletvekili aday belirleme takvimine denk gelince adayları eski yönetim belirlemiş olacak. Bu durumda da YSK’ya itiraz edilirse adaylıkların iptali dahi söz konusu olabilecek.
Yani CHP yönetimi ateşle oynuyor diyebiliriz.
Konuyu eski Adalet Bakanları ve bir de CHP eski Genel Başkan Yardımcısı İnal Batu ile değerlendirdik.
Rahmetli Ecevit döneminde DSP’ye 5 defa “kongreni yap” uyarısı yapılmasına rağmen hiçbir yaptırımla karşılaşmayan DSP’yi ve CHP’nin ihlalini sorduğum Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk, dönemin Başsavcısı ve DSP hakkında fazla yorum yapmak istemiyor lakin kardeş parti dediği CHP için “Eğer tüzük kongrelerini yapmaz iseler, Siyasi Partiler Kanunu’nun 104. maddesinde açıkça belirtilmiştir, eğer Başsavcı’nın uyarıları dikkate alınmaz ise, Başsavcı re’sen Anayasa Mahkemesi’ne dava açabilir. Orada da öngörülen yaptırım belli. Hazine yardımına dönük yaptırım uygulanabilir” diyor.
Hikmet Sami Bey’in aksine bu konulara daha serinkanlı yaklaşan İnal Batu ise, yüksek yargıda CHP’nin dokunulmazlığına dikkat çekerek, “CHP’nin eski Genel Başkanı, 27 Nisan muhtırası sırasında Anayasa Mahkemesi’ni açıkça tehdit etti, ‘367 kararını almazsanız memlekette büyük karışıklıklar olur’ dedi. Ne yaptılar, hiçbir şey. CHP’nin dışarıdan (Ebert Vakfı) maddi yardım aldığı ortaya çıktı, o zaman da hiçbir yaptırım uygulanmadı. Önder Sav’ın gayet ustalıkla, uygun göreceği zamanlamayla ya bu işi savuşturur geçiştirir, ya da tüzük kurultayı yapar. O iş öylece halledilir. Bu Türkiye’de alıştığımız çifte standartlardan biri” diyor.
Batu, “Yalçınkaya’nın CHP’ye esnek davranmasının nedeni ne?” şeklindeki sorumuza, “Yakınlık hissi, aidiyet hissi” diye cevap veriyor.
Batu’nun “çifte standart” yorumuna ise Adalet eski Bakanı İsmail Müftüoğlu açıklık getiriyor.
Müftüoğlu, “Yaptıkları iş hukuki değerlendirme değil, ilerde ‘bir parsa kaparım’ düşüncesiyle hareket etmektir. Vural Savaş DSP’den aday olmadı mı? Sabih Kanadoğlu’nun CHP’den aday olma beklentisi yok mu? Bunlar tamamen taraf. İkbal beklentisi içinde hareket ediyorlar” diyor.
Maalesef orada işler böyle yürüyor.
CHP’ye gelince; adalet mülkün, mülk CHP’nin oluyor işte...


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yener Dönmez Arşivi