Muhtardan seçmen kağıdı alamadın İsviçre’den belge istiyorsun!

Muhtardan seçmen kağıdı alamadın İsviçre’den belge istiyorsun!

Dün kısa bir süre meclisteydim, bir randevum nedeniyle erken ayrıldım. Döndüğümde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup konuşmasını sürdürüyordu. Televizyonu açtım, Kemal Bey, AK Partili milletvekili ve bakanların hiçbir sözüne güvenilmeyeceğini salık veriyordu.

Dayanamadım, kahkahayı bastım.

Eyvallah.

Sana inandım, AK Partili tüm milletvekili ve bakanlara güvenmedim!

Güzel de sana nasıl güveneceğim? Yazı bile yazamıyorum, aynı gün üç defa köşemi değiştirmek zorunda kalıyorum. Ahmet Hakan’ın başına gelenler ortada. Güvenip köşe döşedi, dükkanı erken kapatınca tekzibi fark etmedi, açığa düştü.

Video komplosundan sonra “aday değilim” taahhüdünde bulundun, sözün hükmü yatsıya kadar sürdü.

Doğu’da “genel af çıkarırız” dedin, Ankara’ya ayak basınca çark ettin.

“Türbanı ben çözerim” dedin, milletvekilleri “kişisel görüşüdür, bizi bağlamaz” diye feryat edince türbana dolandın.

Kurmaylarını toplayıp 29 Ekim’de “Çankaya’ya çıkmama” kararı aldın, Muharrem İnce erken açıklayınca yalpaladın.

Aday olurken kurultaya çarşaf listeyle gideceğini açıkladın, başkan oldun Baykal tüzüğüne sarılıp blok listeden medet umdun.

Son olarak Ergenekon sanıklarına meclis yolunu gösterdin, basın yazınca “yok öyle bir şey” diyerek kimseyi yanıltmadın.
Açıklamalarını, üzerinden 24 saat geçmeden değerlendiremediğimiz bir genel başkanın sözlerine sahi nasıl inanacağız?

Salih Memecan’ı farklı karikatürler çizmeye nasıl ikna edeceğiz?

Sıkı durun, Kemal Bey’in beni kahkahaya boğan cümlesinin devamı var: “Ahlak mı? Ahlak bunların kenarından bile geçmez.”

Demek istiyor ki, AK Partili tüm milletvekili ve bakanlar ahlaksız!

Eyvallah!

Yine sana inandım, hepsini kenarından ahlak geçmeyen siyasiler ilan ettim!

İyi de ahlak senin hangi kenarında?

Evli bir genel başkanla evli bir milletvekiline yakıştırılan video komplosunun kahramanları kimdi Kemal Bey?

Ya Akif Hamzaçebi?

Ya Muharrem İnce?

Lütfen bel altından vurmayın!

Tamam, bunlar defterinizde “ahlaki sınırlar” içinde, itirazım yok, lafımı geri alıyorum! O halde, bir seks videosundan genel başkanlık postu çıkarmak nasıl bir ahlaki marifettir, anlatın o zaman?

Elin videosuyla genel başkanlık kurultayına girmek nasıl bir duygudur, nasıl bir ahlaktır, izah edin, görelim?

Biz “ahlak” deyince parayı pulu kastettik!

Öyle mi? CHP hesaplarındaki kayıp 1 trilyona ne oldu, hatırlayan var mı? Tuncay Özkan’ın Kanaltürk’üne aktarılan milyon dolarlar peki?

Olsun, biz gerçek belge çıkaramayız, oy kullanmak için muhtardan ikametgah belgesi bile alamayız ama İsviçre’deki hesapların belgesini isteriz!

Başbakan, “Hesapları bulun, tüm parayı malvarlığımla beraber size bağışlayacağım” diyor. Kemal Bey’in cevabı: “Kirli para istemeyiz.”

Buna da eyvallah!

Yine inanıp soralım: Peki kirli video ne olacak? Kirli videodan CHP genel başkanlığını çıkardın ama kirli Wikileaks’ten iktidar çıkar mı sahi?

Sandıkta cevabını göreceğiz. Ama dün için Kemal Bey’e teşekkür borcum var. Allah senden razı olsun! Dün inanın hiç keyfim yoktu, güldürdün beni.
Umarım, hükmü yatsıyı aşan sözlerin olur, gülmeyi keseriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi