AK Parti’nin Kürtleri

AK Parti’nin Kürtleri

Gündemde iki başlık üzerinden devam eden tek bir tartışma var; Kürt meselesi. İster ‘iki dil talebi’, isterse ‘özerklik’ üzerinden olsun, fark etmiyor. Yıllardır aynı sorunu, farklı başlıklar üzerinden tartışmaya çabalıyoruz. Gelinen noktada önemli mesafeler aldığımızı söylemek de pek kolay değil.

PKK-BDP hattında siyaset üretenler, sık sık çıtayı yükselterek başlattıkları tartışmalarla mesafe almaya çalışıyorlar. Şunu da kabul etmek gerekiyor; kendi tabanlarını bu sürece son derece iyi hazırlıyorlar. Dolayısıyla da yaptıkları her hamlede herkesten bir adım önde duruyorlar. Sadece ülkemizin değil, bölgenin ve dünyanın şartlarını da analiz ederek siyaset üretiyorlar.

Dolayısıyla da meselenin sadece terör örgütünün varlığından ibaret olmadığını, bu saatten sonra Kürt meselesini terör üzerinden ele almanın en azından çok yetersiz kalacağını, hele güvenlik merkezli politikalara yönelmenin işleri iyice çığırından çıkaracağını görmek gerekiyor.

***

Bir an için uluslararası dengeleri, politikaları, hatta dayatmaları bir kenara bırakırsak bu meselenin en ciddi aktörü, gerek aldığı oylarla, gerekse bugüne kadar izlediği politikalarla AK Parti. Çok sayıda Kürt milletvekili uzun yıllardır bu partinin çatısı altında siyaset yapıyor. Üstelik bir merkez parti olarak Kürt oylarının en büyük bölümü de hali hazırda AK Parti’ye gidiyor.

Kuşkusuz AK Parti’nin içinde de olup bitenden kaygı duyan, ‘ülke nereye gidiyor’ diyen bir kesim de var. Ancak iktidar partisinin en büyük avantajı, bu kaygılara ve belirsizliklere rağmen, sorunu çözme yönünde kararlı bir siyasi iradeye sahip olması. Dolayısıyla AK Parti içinde yer alan ve olup biteni kaygıyla izleyenler de dahil herkes, sorunun çözülmesi için daha ciddi ve sahici adımlar atılması yönünde hemfikir.

Türkiye’nin çözüm yönünde elini güçlendiren en önemli etken budur dersek herhalde abartmış olmayız. Çünkü BDP’nin ortaya koyduğu siyasi dil, taleplerini ifade ederken sadece kendisini ya da etnik kimliği merkeze koyan yaklaşımı, sorunun çözümüne katkı sağlamaktan çok, tartışmaları alevlendiriyor.

AK Parti’deki Kürt milletvekilleri elbette siyasette varoluşlarını sadece Kürtleri temsil üzerinden tanımlamıyorlar. Böyle bir yaklaşım onlara da, partilerine de haksızlık olur. Ancak kendi tabanlarında önemli bir karşılıkları olduğunu da kimse inkar edemez. Dolayısıyla da temsil ettikleri bu alanda sorunu ele alan daha kuşatıcı bir dili geliştirmek zorundalar. Doğrusu şu ana kadar bu alanda ciddi bir varlık gösterdiklerini söylemek hayli zor.

Bu da PKK ve BDP gibi aktörlere uçsuz bucaksız hareket alanları bırakıyor. Son günlerde ortaya çıkan ‘özerklik’ ve ‘iki dil’ tartışmalarında BDP’nin gündemi istediği gibi kontrol etmesinin bir nedeni de bu. Oysa, çok geniş ve siyaseten son derece dinamik bir taban, Kürt meselesinde PKK ve BDP’nin tezlerinden çok daha farklı bir yerde duruyor.

Ama galiba biraz sahipsiz duruyorlar.

***

Elimde son dönemde yapılmış bazı kamuoyu araştırmaları var. Bunların hepsinde dikkatimi çeken ortak nokta, BDP oylarının iki ila üç puan artacağını öngörmesi.

Peki bunlar ne anlama geliyor? Gerçekten BDP’de böyle bir yükseliş var mı? Varsa neye karşılık geliyor, bunları yarın konuşalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi