Cevher İlhan

Cevher İlhan

“Demokrasiyi ıskat ve ilga tehdit değil”miş…

“Demokrasiyi ıskat ve ilga tehdit değil”miş…

Referandum sürecinde görüldüğü gibi, son dönemde özellikle demokratikleşme ile temel hak ve hürriyetlere dair iddialara rağmen, ciddî kırılmalar, geri adımlar ortaya çıkmakta.
AKP siyasî iktidarının âlây-ı vâlâ ile lanse ettiği demokratikleşmede verilenlerin, gerçekte geri alındığı anlaşılmakta. Siyasî reklâmı yapılan “konsept değişikliği ile strateji ve vizyon belgesi”nin sözde kaldığı, “darbeleri koruma ve kollama”nın aynen devam ettiği görülmekte.
Ekim’deki Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında kamuoyunda “Kırmızı Kitap” olarak adlandırılan yeni Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’nin (MGSB) “iç tehdit” bölümünde “irtica tehdidi” ifâdesinin çıkarılması, bunlardan biri idi.

Oysa, âdeta gözboyama nev'înden metinde, zaten Türkiye’nin kanunlarında yer almayan “irtica” kelimesi çıkarılmış, lâkin bunun yerine “din istismarı” ve başta PKK olmak üzere “devrimci aşırı sol örgütler”le birlikte “aşırı dinci örgütler” tek tek sayılarak yazılmıştı…
Bu durum iktidar bolca lâfı edilen “devletin vatandaşını potansiyel tehdit görmediği, yerine kendine ve vatandaşına güven esasına dayalı görüşün hâkim kılındığı” görüşünün tersine durumun devam ettiğini; şimdiye kadar MGSB’de “irtica” kelimesiyle kastedilen “tehdid”in siyasî iktidar cânibince “vizyoner bir metin” olarak lanse edilen MGSB’de “aşırı dinci örgütler” tâbiri altında “tehdit” ve “tehlike” olarak algılandığı su yüzüne çıkmıştı.

“İRTİCA” MEVZUATA UYDURULDU!
Gerçek şu ki o esnada “Türkiye’de irtica suçu yok” beyânının hatırlatılması üzerine, Başbakan Yardımcısı ve hükûmet sözcüsü Cemil Çicek’in, “Kanunlarımızda irtica suçu diye bir tanımı olmadığını”, ancak “devrim kanunlarına muhalefet” şeklinde bazı suç tanımları olduğunu belirtmesi ilginçti. Bu durum, ister istemez, mevzuatta olmayan “irtica tehdidi”nin yerine, başta Anayasa’nın 24. maddesi olmak üzere Ceza Yasası’nda karşılığı olan “din istismarı” ve “dinci örgütler”in konularak, “mevzuata uydurulmuş”tu…
Buna göre, “irtica” sâdece kelime olarak çıkarılmış; buna mukabil şimdiye kadar “irtica” ile kastedilen “tehdit” unsurunun, “Kırmızı Kitap”ta yasalara uydurularak “din istismarı” ve “dinci örgütler” olarak nitelenen “tarikatlar ve cemaatler” kapsamında ele alınacağı ve iddia edildiği gibi “irtica tehdidinin tarihe gömülmediği” ortaya çıkmıştı…
Tıpkı, uzun yıllar dindarlara ve dinî hak ve özgürlüklere karşı istimal edilen “lastikli kanun” meşhur 163. maddesinin yerine 312. maddenin konulmasında olduğu gibi…
AKP iktidarınca 2005’te çıkarılan yeni Türk Ceza Yasası’nda, aynı ibârelerle inanç, ve ifâde hürriyetini suç saymada kullanılan, Kur’ân âyetlerinin tefsiri ve hadislerin mânâsı dinî boyutuyla depreme “İlâhî ikaz” tesbitini yapan Yeni Asya yazarlarının “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçuyla yargılanıp ceza aldıkları bugünkü 216. maddenin konulması gibi...
Ya da kısa adı “EMASYA” olan Emniyet Asâyiş Yardımlaşma Protokolü”nün kaldırıldığı” propagandası yapılıp aynı işlevi gören askerin kullanımına ilişkin “İl İdaresi Kanunu’nun 11/d maddesi”nin kalması misâli…

SÖYLEMLERİN TAM AKSİNE…
Gelinen noktada sözkonusu propagandalar arenasında kamuoyunun gözünden kaçan bir başka “büyük hata” su yüzüne çıkmakta.
Erhan Başyurt’un dikkat çekmesi üzerine, MGSB’nin yeniden yazım çalışmaları sürerken ‘sivil’ güvenlik ve istihbarat birimlerince hazırlanan raporla,—sivillerin ağırlığına rağmen—“hükümeti/demokrasiyi ıskat ve ilga” faaliyetlerinin ‘tehdit’ olarak yer alması” konusundaki öneri, nihaî metinde yer almamış. (Bugün, 18.2.2011)
Buna göre, “devletin gizli anayasası” olarak nitelendirilen “Kırmızı Kitap”ta “hükümeti/demokrasiyi ıskat ve ilga” olarak görülmeyecek…
AKP hükûmetinin, iktidar partisi sözcülerinin, halka karşı medyada, meydanlarda tumturaklı nutuklarda, darbe teşebbüsleriyle mücadele edildiği, “demokratikleşme” ve “özgürlükler”den dem vuran söylemlerinin tam aksine…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cevher İlhan Arşivi