Türkiye neden hala “kısmen hür” ülke?

Türkiye neden hala “kısmen hür” ülke?

Freedom House adlı kuruluşun yayınladığı 2007 yılı Dünya Hürriyet Haritası'nda Türkiye "yarı özgür ülkeler" sınıfında yer almaktadır. Yetmişli yıllardan bu yana sürdürülmekte olan çalışma ile dünya ülkeleri siyasi haklar ve sivil özgürlükler açısından izlenmekte ve belli sorulara alınan cevaplar temelinde notlandırılmaktadırlar. Söz konusu notlandırmalarla bu konulardaki ülkenin reytingi belirlenmekte ve sonuçta ilgili ülkenin siyasi haklar ve sivil özgürlükler alanındaki notu ortaya çıkmaktadır. Bu not bir ile yedi arasında bir değer ifade etmektedir. Buna göre 1 ile 2.5 arasında not alanlar "hür/özgür"; 3 ile 5 arasında olanlar " kısmen hür/ yarı özgür; 5.5 ile 7 arasında olanlar da hür/özgür olmayan ülkeler kategorisine yerleşmektedir. Böylece dünya ülkeleri bu üç kategoriden birine yerleşmekte ve dünyanın özgürlük haritası ortaya çıkmaktadır.

Türkiye, maalesef şimdiye kadar olduğu gibi 2007 yılında da "kısmen hür/ yarı özgür" ülkeler sınıfında yer almış bulunuyor. Bu sınıfta yer alan ülkelere bakıldığında insan ister istemez hayıflanıyor. Bakın bu sınıfta hangi ülkeler var? Arnavutluk, Bolivya, Bosna-Hersek, Gürcistan, Kenya, Makedonya, Karadağ, Nijer, Papua Yeni Gine, Filipinler, Tanzanya, Zambiya, Burkina Faso, Kuveyt, Malezya… bunlardan bazıları.

İlk bakışta Freedom House da kim oluyor, anlaşılan Türkiye'ye karşı kötü niyetli bir kuruluş olmalı ki Türkiye'yi çoğu Afrika ve Asya ülkesiyle aynı kategoride gösteriyor, diyebilirsiniz. Ancak böyle bir tepki sonucu değiştirmiyor. Türkiye "hür ülkeler" sınıfında yer almıyor ve Türkiye'deki siyasi haklarla sivil hürriyetlerin sorgulanmasında ciddi denebilecek eksiklikler söz konusu olduğundan düşük reyting almaktadır. Türkiye'nin aralarında İran, Cezayir, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, çin, Suriye, Kazakistan, özbekistan, Libya gibi ülkelerin yer aldığı "hür olmayan" ülkeler sınıfında yer almaması ve sivil özgürlüklerle siyasi haklar açısından bu ülkelerden daha iyi durumda olması elbette önemlidir, ancak Türkiye kendisini bu ülkelerle mi kıyaslamalı, yoksa nerede ise bir asırdır bütünleşmeye çalıştığı Avrupa ülkeleriyle mi aynı safta yer almalıdır? İran, çin ve Rusya gibi ülkelerden daha iyi durumda olmak Türkiye için asla yeterli olacak bir durum değildir; Türkiye aynı standartları kendisine hedef olarak seçtiği Batı ülkeleriyle neden aynı sınıfta yer alamadığının muhasebesini yapmak zorundadır.

Türkiye seçim sürecinin hür ve adilliği, seçim yasalarının adil oluşu, siyasi çoğulculuk ve katılım, seçilmiş hükümetin fonksiyonelliği, siyasi haklara ilişkin sorunların kabul edilebilir çözümü gibi kriterlerin yer aldığı siyasi hakların sorgulanmasından 3; ifade ve inanç özgürlüğünün, örgünlenme ve dernek kurma haklarının, hukuk yönetiminin, kişisel haklar ve özerkliğinin yer aldığı sivil özgürlüklerden de 3 reyting almış bulunuyor. Bu reytingle de "kısmen hür" ülkeler sınıfında yerini alıyor. Bu reytingin bazı küçük iyileştirmeler ve çabalarla rahatlıkla 2.5'e doğru çekilmesi mümkün olup "hür ülkeler" sınıfına geçmesi imkansız değildir.

The Feedom in the World Survey çalışmasına göre dünyadaki eğilim bize önemli bir ipucu sunmaktadır. 1992'de "hür ülkeler"in dünya toplan nüfusu içerisindeki payı % 24 iken 2007'de bu oranın % 46'ya çıktığını görüyoruz. Buna karşılık "kısmen hür ülkeler"de yaşayan nüfus 1992'de % 44 iken 2007 yılında % 17'ye gerilediği, "hür olmayan ülkeler"in oranı ise 1992'de % 31 iken 20077de 37'e çıktığı anlaşılıyor. Bu sayılar bize son on beş yıl içerisinde dünyada hür ülkelerde yaşayanların iki misli arttığını, kısmen hür olanların ciddi şekilde azaldığını ve buna karşılık hür olmayan ülkelerde de nispi bir büyümenin olduğunu gösteriyor. Kısmen hür olan ülkeler hızlı bir şekilde demokratikleşerek hür ülkeler sınıfına geçerken hür olmayan ülkelerdeki değişimin biraz daha yavaş seyrettiğini söylemek mümkün gözüküyor.

Türkiye kendisini komşularıyla kıyasladığında pek çok konuda daha iyi durumda olduğu anlaşılıyor. Devamlı kendimizi İslam dünyasının en demokratik ülkesi olarak görüyor ve bundan da sürekli iftihar ediyoruz. Ancak unutmamak gerekiyor ki demokratik süreçleri işleten, demokratik kurumlara sahip olan tek İslam ülkesi Türkiye değildir. Mesela Türkiye ile aynı kategoride yer alan bir Yemen bile benzer demokratik kurumlara sahip olduğu unutulmamalıdır. Freedom House'ın haritasına baktığımızda Türkiye ile Yemen'in, Lübnan'ın, Fas'ın, Moritanya'nın, ürdün'ün, Nijerya'nın, Malezya'nın, Kuveyt'in ve diğer pek çok İslam ülkesinin aynı renkte ve "kısmen hür" ülkeler sınıfında yer alıyor olması bizleri fazla şaşırtmamalıdır. Demokratik kurumlarımızla, siyasi haklar ve sivil hürriyetlerle öğünmemiz hakkımız olmakla birlikte bunun İslam dünyasının tek örneği olarak sunulması ve bizim böyle algılamamızın doğru olmayan bir mütearife olduğunu da hatırdan çıkarmamak gerekiyor. Bütün mesele mevcut demokratik kurumların gördükleri işlevler ve demokratik sürecin işleyişindeki başarıda gizlidir. Türkiye'nin "hür ülkeler" sınıfında yer alması için daha yapılacak çok şeylerin olduğu unutulmamalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi