Erdoğan, Kürt sorunu konusunda bürokratlaştı mı, Ankaralılaştı mı?

Erdoğan, Kürt sorunu konusunda bürokratlaştı mı, Ankaralılaştı mı?

Kimi diyor ki: “Tayyip Erdoğan, Ak Parti’nin Kürt milletvekillerini yeni aday listelerinde öylesine tasfiye etti ki, bu onun Kürt sorunu konusunda büyük bir hayal kırıklığıyla birlikte bir geriye dönüş yaşamaya başladığını gösteriyor.”
Kimi diyor ki:
“Bu öylesine bir tasfiye ki, Kürt meselesine ilişkin şöyle ya da böyle hassasiyeti olan milletvekillerine yeni Ak Parti listelerinde yer verilmedi.”
Kimi diyor ki:
“Bu konuda belki de, Ak Parti Merkezi’ndeki Milli Görüş ve MHP kökenliler ağır bastı.”
Kimi diyor ki:
“Bu bir geriye dönüş işaretidir. Devlet, asker geçmişte Kürt sorununu sadece bir güvenlik meselesi olarak görmüştü. Bunun böyle olmadığı acı şekilde anlaşıldı, yaşandı. Ak Parti ise soruna önce kalkınma, aş ve iş penceresinden yaklaştı. Ama bir süre sonra sorunun bundan ibaret olmadığını, kimlik meselesinin çok daha önem taşıdığını görmeye başladı.”
Kimi diyor ki:
“Kimlik meselesi ön plana çıkınca, bu bakımdan bazı adımlar atılınca, zamanla Tayyip Erdoğan’da hayal kırıklıkları kendini belli etmeye başladı. ‘Bu Kürtlerin çözüm dedikleri galiba ülkenin bölünmesi’ diye özetlenebilecek bir hayal kırıklığı olabilir bu...”
Kimi diyor ki:
“Bu hayal kırıklığı, Tayyip Erdoğan’ın yüzünü yeniden ‘eski’ye çevirmesine neden oldu galiba... Böylece güvenlik penceresi, aş ve iş penceresi onun önünde daha çok açılmış olabilir. Bir başka deyişle ‘devlet’le, ‘asker’le yeniden yakınlaşma...”
Kimi diyor ki:
“Ankara’daki bürokratik virüs meselesi belki de... Sonunda o virüs Tayyip Erdoğan’a da sirayet etmiş olabilir.”
Kimi diyor ki:
“Bunun adı ‘bürokratlaşma’dır, ‘Ankaralılaşma’dır. Kürt sorununda uğradığı bazı hayal kırıklıkları, bir ihtimal, Tayyip Erdoğan’ı da sonunda böyle bir sürece sürükledi.”
Kimi diyor ki:
“Tayyip Erdoğan’ın Kürt sorunu ve ‘çözüm’ konusunda yüzünü ‘eski’ye çeviriyor olmasını değerlendirirken, 12 Haziran seçimleri ve MHP faktörü unutulmasın. MHP’yi yüzde 10 barajının altına çekmek için milliyetçi rüzgârlar olanca gücüyle estirilmeye çalışılıyor. Kürt milletvekilleriyle ilgili radikal tırpanda da bunun rolü var.”
Kimi diyor ki:
“Ama bu tasfiye, Ak Parti’nin BDP karşısında oy ve milletvekili kaybetmesine yol açacak.”
Kimi diyor ki:
“2007 genel seçimlerinde Ak Parti’nin yüzde 47 oyunun içindeki yüzde 14 Kürtlerindi. Kürt oylarının yüzde 40’ı Ak Parti’ye gitmişti. BDP de yaklaşık bu oranda veya biraz fazlasını almıştı Kürtlerden... Ak Parti 12 Haziran’da Kürt oyları konusunda düş kırıklığına uğrayabilir. Gerileme ve gösterilen zayıf adaylar seçim sandığında Tayyip Erdoğan’a pahalıya patlayabilir.”
Kimi diyor ki:
“Tayyip Erdoğan, Kürt sorununda Türkiye’nin nereye doğru gittiğini ne kadar okuyabiliyor, seçim sonrasına ilişkin muhtemel tehlikelerin ne kadar farkında?..”
Kimi diyor ki:
“Erdoğan’ın bir seçim dönemindeki yönelişlerini daha çok bu döneme özgü olarak değerlendirmek ve sonrası konusunda daha ihtiyatlı olmakta yarar var. Unutmayın ki İmralı’yla, Öcalan’la diyalog kapısını açmış olan da Tayyip Erdoğan’dır.”
Siz ne diyorsunuz?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi