Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Yavuz Bahadıroğlu - Yeni Akit
2011-05-14

Hayatın iniş ve çıkışlarına direnebilme sanatı

“Hayat, doğum ile ölüm arasındaki çizgiyi doğru yürüme sanatıdır” demiştim ya, “Doğru bir çizgi değil, iniş çıkışları var” diye itiraz edenler oldu...
Oysa ben “İniş çıkışları yok” demedim. İnişi, çıkışı, düzüyle “doğru yürümek”ten söz etmiştim.
Hayat bir doğru üzerinde giderse, iyi, inişleri de diyelim ki rahatça yürüdük ama çıkışlar-yokuşlar insanı çok zorlar.
Yine de vazgeçmeden, pes etmeden tırmanmak zorundasınız!
Tırmanışın “Müslüman’ca” olanı, kimsenin yüreğine ve emeğine basmadan yapılanıdır!..
Tırmanmaktan yorulduğunuz anlarda Allah’a sığının: O sizi hiçbir şart altında terk etmeyen “en kadim dost”tur! Yılmaz, yıkılmaz yegâne desteğiniz ve moral kaynağınızdır.
Hayat yolunu yürürken de, tırmanırken de O’nu anmayı, zikir ile fikir ile O’nunla olmayı unutmayın.
Bazen her adım atışta risk alacaksınız: Risk almazsanız, kendinizi gerektiğinde zora sokmazsanız, yorulduğunuz anda çekilirseniz, kaybedersiniz!
Malum: Kaplumbağa kabuğunun içinde güvendedir, ancak bir yerlere gidebilmek için başını kabuğundan dışarı çıkarmak zorundadır, bu ise risktir; risk almadığı taktirde hiçbir yere gidemeyeceğini kaplumbağa çok iyi bilir ve hedefe ulaşmak için gerektiğinde risk alır.
“Yapamam-başaramam” demeyin, yapanlar nasıl yaptı, başaranlar nasıl başardı? Başkaları başardığına göre siz neden başaramayasınız?
İnsanlar birbirlerine benzerler: Herkes zaman zaman bıkar, usanır, korkar, incinir, her şeyi yüzüstü bırakıp kaçmak ister. Bazıları kaçar, bazıları sabrının son kırıntılarını da kullanarak dayanırlar...
Bilin ki son ana kadar sabredip dayanabilenler hayatı kazanırlar.
Unutmayın ki, başarılı insanlar da zaman zaman ümitsizliğe düşmüş, kaç kez bıkmış, usanmış, kırılmış, vazgeçmeyi düşünmüşler. Ama sabretmişler, dayanmışlar...
İşin sırrı yılmamak, yıkılmamak, bıkmamak, umutsuzluğa kapılmamak ve asla vazgeçmemektir.
***
Çok bıkkınsınız, yılgınsınız, bunalmışsınız; artık kaybettiğinizi düşünüyor, kendinizi kör bir kuyuya itilmiş gibi hissediyorsanız Yusuflaşın (Hz. Yusuf’u kardeşleri kuyuya atmışlardı, yılmadı, umutsuzluğa kapılmadı, çabaladı, dua etti ve bir şekilde kurtuldu)...
Kimin sizi kuyuya ittiğini görmek, görüp Sezar gibi, “Sen de mi Brütüs?” demek için bile arkanıza bakmayın...
Tüm enerjinizi kurtulmaya hasredin. Allah’ın ipine sarılın...
Ona tutunmak hayata tutunmak gibidir...
Taze kuvvet depolamaktır...
Moral bulmaktır...
En yorulduğunuz, daraldığınız, sıkıştığınız zamanlarda, Sevr Mağarası’ndaki “tecelli”yi hatırlayın:
Hatırlayın ki, Hicret sırasında düşmanlarının takibinden kurtulmak için sığındıkları Sevr Mağarası’nda endişeye kapılan Hz. Ebubekir’i, Âlişan Efendimiz, “Korkma ey Ebubekir, Allah bizimledir!” diye teselli etmişti.
Nitekim rahmet tecelli etmiş ve kudret eli onları kurtarmıştı.
Aynı kudret eli Hz. İbrahim’i ateşten, Hz. Yusuf’u kuyudan, Hz. Musa’yı Kızıldeniz’de boğulmaktan kurtarmıştı.
Merak etmeyin, Allah bizi de kurtarmaya muktedirdir!
Ama kurtulur kurtulmaz hayat yolunu yeniden koşmaya başlayın, yokuşları tekrar tırmanmaya hazır olun!
Ve kulluğun derin hazzı içinde dua edin!..
Unutmayın ki hayat bir yarış, yakarış ve tırmanıştır.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.