Asım Yenihaber

Asım Yenihaber

Kemal neyi burkuyor?

Kemal neyi burkuyor?

Günün moda adamı: Kemal Burkay...

Kaç yıllık gönüllü sürgünden döndü ya. Dönmesi devletimizce arzu edilmiş olabilir. Hem devlet nezdinde, hem matbuatta gösterilen ilgiye bakılınca, böyle düşünmekten başka ihtimal yok.

PKK terörü ile uğraşan Devlet Kemal’e mi sarılıyor? Galiba, böyle de denilebilir...

Bugünlerde en zor iş, yönetimi eleştiri.

İktidar şeytanın avukatlarını, merkez medyayı etkisizleştirdi nihayet. Bize göre, onların iktidar karşıtlığı daha az tehlikeli idi. Şimdi her biri bir taraftan tutup mutabasbıs ve kâselis yönlerini devreye sokuyorlar.

Tamam; Kemal Burkay geldi. Şu sıralar PKK’nin silahlı mücadelesine karşı ılımlı bir hava veriyor. Belki de gerçekten öyle.

Fakat öyle bir pozisyonda döndü ki, PKK’nın silâhlı şiddetini dengelemek için, silâhsız şiddetin en âlâsını göstermesi lâzım. Çünkü hemen yaftalanacak ve dikiş tutturamayacak!

Kürtçülük hareketine ihanet havası oluşturuldu mu, Kemal gibilerini etkisizleştirmek/ortadan kaldırmak şıpın işi.

Şimdi Kemal Burkay geliyor, resmî ilgi en yüksek düzeyde.

“Avrupa Birliği Bakanı”mızla görüşüyor!

Ne tuhaf değil mi? Avrupa Birliği Bakanımız var. Öyleyse neden Asya Birliği veya Afrika Birliği bakanımız yok? Diyeceksiniz ki Asya Birliği veya Afrika Birliği diye bir şey yok!

Gerçekten yok. Ama Türkiye’nin Türki devletler ve müslüman devletlerle yakın ilişkileri var. Bu organizasyonlar da bir bakanı hak etmez mi?

Her neyse! AB bakanımız, partinin gerçek “egemen”lerinden. Başlangıçtan beri gözde, “Baş müzakereci” ve iki dönemdir bakan... Devlet bakanlıkları kaldırılınca, demek ki böyle bir bakanlık ihdas edildi.

Egemen (Bey) bizi bağışlar mı bilmiyoruz ama, Kemal Burkay istikbâli çok sıkıntılı göründü bize.

Bakan Bağış ağzı kulaklarında, buldumcuk pozisyonunda Burkay’ı kucaklıyor. Otuz veya kırk yıllık hasret dindirilecek ne de olsa!

Burkay aynı zamanda şair. Meşhur, yani dillerde dolaşan mısraları var. “Gülümse” isimli şiiri bir zamanlar “Minik Serçe” lakabı ile tanınan, şimdilerde kart tavuk manzarası gösteren bir muganniye tarafından meşhur edilmişti.

Bir kedisi bile yoktu!

Biz muganniyenin kedisi yok zannederken, meğer Burkay’ın yokmuş!

Bakan, Burkay’ı ayakta karşılıyor ve akabinde “Kürtçe Kur’an” hediye ediyor!

Efendiler! Kur’an-ı Kerim’in ne Türkçesi olur, ne Kürtçesi!

Kur’an Kur’an’dır ve dili bellidir.

Besbelli ki “Kur’an meali” hadi diyelim “Kürtçe tercümesi”dir sözkonusu olan.

Bunu öpüp başa koymanın âlemi yok!

Hörmet ve ta’zim Kur’an’ın kendisinedir. “Tercüme”sine, mealine değil. Eğer Türkçe meallere hürmet ve ta’zim etmeye kalkışsa idik, şu günlerde iki yüzden fazlasını öpüp başımıza koymamız gerekecekti!

Bakanımız mevkii itibarıyla diplomasi deryasında yüzüyor ama, diplomasiden bihaber. Bir iki sözle medyanın gözleri önünde Burkay’la bir özdeşik manzarası oluşturabileceğini sanıyor. O meşhur şiirinden bir mısra okuyor...

Bunun cevabının aynı tonda olması bekleniyor besbelli. Aniden İklim değişecek, Akdeniz olacak!

Fakat o ne? Burkay tam tersi şeyler söylüyor! İklim değişip Sibirya oluyor!

Adam haklı! Daha ilk karşılaşmada “işbirlikçi” yaftası yemek tehlikesi var. En azından görüntüyü böyle vermemek lâzım!

Peki Burkay’dan “ılımlı Kürtçü” olarak yararlanmak mümkün olacak mı? Bunun öyle kolay olmadığını, Burkay’ın yazıp çizdiklerinden çıkarmak zor değil.

Adam PKK’yı hafif buluyor. Bundan kaç yıl önce “Kürdistan” bilmem ne partisi kurmuş.

Kur’an’la ilişkisi olduğuna dair, ona hürmet ve tazim edeceğine dair hiçbir emare yok. Bu da şaşırtıcı değil, adam Tuncelili!

Bana kalırsa, Kemal Egemen’i burktu!

Egemen Bağış bizi bu eleştirilerimizden ötürü bağışlar mı

gerçekten?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Asım Yenihaber Arşivi