17 Ekim 2017 Salı26 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 21°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 106.474 0.23
  • Altın: 151,840 -0.28
  • Dolar: 3,6440 0.37
  • Euro: 4,3033 0.16

Vatikan arşivleri araştırmacıları bekliyor

Mehmet Şeker

Arkadaş mesaj göndermiş. Konu kısmına yazdığı not şöyle: "Soma'da açtığınız bilye sergisi."

Neresini düzeltelim?

Soma değil, Roma.

Bilye değil, Hilye.

*

Kulaktan kulağa oyununda ilk söylenen sözün, öbür uçtan bambaşka bir hale dönüşerek çıktığını görmek, oyunculara keyif verir.

Zaten maksat da budur.

Ama buradaki durum biraz sıkıntılı!

Oyun oynamıyoruz ki.

Ciddi bir iş bu.

*

Benzer lakayt tavrı basında da görmek bizi şaşırtmadı.

Biz derken, dernek yöneticilerini kast ediyorum.

Bir gazete haberi verirken, "Hilye-i şerif ve tespih" sergisini düzenleyen UKSD'den hiç bahsetmeme gibi bir başarıya imza attı.

Sanki o sergi gökten pat diye düşmüş, o tarihî sarayın salonlarına kuş gibi konmuştu.

O gazetenin haberini kaynak olarak kullanan bazı internet siteleri de aynı beceriyi göstermek zorunda kaldı.

Bir televizyon kanalı ise UKSD'yi "Uluslar arası Kültür ve Sanat Vakfı" olarak takdim etti.

Dernek bir anda vakıf oluverdi.

*

Galile'nin "yargılama müsameresi"nin sahnelendiği Engizisyon mahkemesi salonunda, serginin ilk günü açılış kokteyli verildi.

Salon içinde yargıçların oturduğu kürsüler bulunmaktaydı.

Kokteyl geleneği orada da bütün unsurlarıyla devam etti.

O kürsüler dışında oturacak bir iskemle veya koltuk yoktu.

(Zaten kürsülere yaklaşmak da yasak.)

Fakat uzun masalar üzerinde bol miktarda kanepe ikram edildi.

*

İşte o 'biz'den biri olan İbrahim Kiras, sergiden bahsettiği yazısına "Vatikan'dan bakınca" başlığını uygun bulmuştu.

Doğrusu bendeniz evvekli yazılarından hareketle, şöyle iki başlık bekliyordum:

"Vatikan'da hilye sergisi kime lazım?"

"Vatikan'da tespih sergisi kime lazım?"

*

"Yedi tepeli şehrimde bıraktım gonca gülümü" diyen Nazım Hikmet'in İstanbul'u mu yoksa Moskova'yı mı kast ettiğini tahmin edemeyiz.

Belki ikisi de doğru.

Orası, "gonca gül"ün kim olduğuna bağlı.

Roma için de aynı durum söz konusu.

Bunaltıcı ölçüde düz görünmesine rağmen, ufak da olsa tepelere rastlanıyor ve sayıları yedi.

Romalılar buldukları tepeye merdiven yapmışlar ve gelip giden turistlere 'satmayı' akıl etmişler.

*

Bu arada Vatikan arşivlerinin araştırmacılara açık olduğunu ve Ermeni iddiaları üzerine araştırma yapanların, yakın zamanda inceledikleri belgelerden hareketle kitap yayınlayacaklarını öğrendik.

Vatikan'da Dışişleri Bakanı statüsündeki "Devletlerle İlişkiler Sekreteri" Başpiskopos Dominique Mamberti'nin Türkiye'den gelecek araştırmacılara da arşivlerin açık olduğunu belirtmesinin altını çizmek durumundayız.

Arşivlerden tek taraflı sonuçlar çıkmaması ve objektifliğin sağlanabilmesi için, bu konunun önemine dikkat çekelim.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.