25 Eylül 2017 Pazartesi5 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:47Öğle 13:03İkindi 16:24Akşam 19:05Yatsı 20:25
    • 25°C Adana
    • 28°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 102.960 -1.12
  • Altın: 146,548 0.40
  • Dolar: 3,5272 1.04
  • Euro: 4,1982 0.67

Hayırlı bayramlar

Mehmet Şeker

Ülkemizde basın sektörünün "Babıâli" ismiyle bilindiği dönemde, "Gel de yazma" lakabı takılan bir Ali Bey vardır.

O zamanların gazetecileri kadar meşhur olmuş biridir.

"Gel de yazma Ali Bey"in hikâyesini vaktiyle Çetin Altan köşesinde, Melih Cevdet Anday da "Gizli Emir" romanında anlatmışlardır.

***

Herhangi bir aksilikle karşılaştığında "Gel de yazma" demeden duramaz Ali Bey.

Otobüste, tramvayda, yolda yürürken, mahallesinde, aile çevresinde...

Gördüğü aksaklıklara "Gel de yazma" diyerek herkese gazeteci olduğunu hissettirmekten çok hoşlanan Ali Bey, o zamanki Akşam'ın kapısında görev yapan ufak tefek ve saygılı bir adamdır.

Basın tarihimizin en renkli simaları arasında yerini alan Ali Bey'i saygıyla anıyoruz.

***

Ali Bey'i hatırlayınca, hemen arkasından, geçmiş yıllarda bizim gazetede görev yapmış bir aşçıbaşı aklımıza gelir.

Onu da tebessümle anarız.

İlginç yemekler yapan, o yemeklere kendince isimler koyan biriydi.

Sırrını sorduğumuzda "Kafama göre birşeyleri karıştırıyorum" derdi.

Doğrusu, ara sıra güzel de olurdu o karışımlar.

***

Yemek yapmak yerine bazen kahvaltılık çıkarır, bazen de "Ordu evi tabağı" hazırlayıp tabelaya öyle yazardı.

"Ordövr" de neymiş!

Yalnız subay ordu evi mi, astsubay ordu evi mi orası belli değil.

Belli ki o tür bir ayrıma karşıydı.

***

Bir bayram arifesinde, merdivenlerden çıkarken karşılaştığı renk ayrımı şefi Murat Bey'e dert yanmış.

"Nereden seçtik bu mesleği!"

Murat Bey meraklanmış.

"Hayrola?"

Aşçıbaşı açıklama getirmiş.

"Bayram yok, seyran yok... Arife günü de çalışıyoruz, yarın bayram yine buradayız. Nereden girdik şu gazeteciliğe!"

***

Tebessümü hak etse bile, yaptığı iş her ne olursa olsun, neticede çalıştığı yer bir gazete.

Haksız değil aşçıbaşı.

Muhabir, yazı işleri müdürü ya da editör olmak şart mı?

Gazete çıktığı müddetçe çalışanların yemek ihtiyacını karşılamak zorunda...

***

Eskiden bayramlarda Bayram gazetesi çıkardı ve gazeteci milleti de herkesle beraber bayram yapardı.

Türkiye'de neredeyse nüfusun çeyreği civarında kişinin yolculuğa çıktığı ve hısım akrabayla, konu komşuyla bayramlaştığı şu günlerde kaç kişi gazete okumak için zaman bulabilir ki!

Bayramınız hayırlı olsun.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.