Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Asım Yenihaber - Yeni Akit
2012-02-07

Altı oktan biri: Laiklik!

“Altı ok” (Rahmetli Osman ağabey (Serdengeçti) “altı”dan sonra başka bir şey söylerdi ya, neyse!) CHP’nin tek parti devri ilkeleridir. Türkiye’nin “parti devleti” olma sürecinde önemli yeri vardır.

Bu önem nereden kaynaklanır?

Altı ok, 5 nisan 1928’de CHP’nin ilkeleri olarak kabul edildi. Bu altı oktan biri “laiklik”tir. Diğerleri nedir? Cumhuriyetçilik, halkçılık, milliyetçilik, devletçilik, inkılâpçılık... Beş gün sonra da, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun, yani Anayasa’nın 2. maddesi değiştirilir.

Bu madde nedir?

“Türkiye Devleti’nin dini din-i islâmdır; resmî dili Türkçedir, makarrı (merkezi, başkenti) Ankara şehridir.”

1928’deki değişiklikte, metinden ilk cümle atılmıştır, yani artık devletin “din”i yoktur. Ama yerine de bir şey konulmamıştır!

Konulmamıştır ama, Devlet “parti devleti” olduğu için, o konulması gereken şey bellidir: Altı ok!

9 yıl sonra Parti, ilkelerini Anayasa’ya açıkça yazmıştır.

5 Şubat 1937’de Türkiye’nin resmî ideolojisi Anayasa hükmü haline getirilmiştir. “Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılâpçıdır.”

Burada duralım ve düşünelim: Bu hüküm, “din”in yerine ikame edilmiştir. Yani, Türkiye Devleti’nin ideolojisinin dinin yerine konulduğuna başka delil aramaya gerek yoktur!

5 Şubat’ta CHP genel başkanı mesaj yayınlamış: Laikliğin 75. yılını kutlamış!

Demek ki, bu parti bile, diğer 5 ilkeyi fazla iplemiyor! Neden cumhuriyetçilikten, milliyetçilikten, halkçılıktan söz edilmiyor. (Hadi külliyen terk edilmiş olan devletçilik ve inkılapçılığı görmezden gelelim)

Hadi CHP lideri böyle bir kutlama mesajı yayınlıyor, ya Başbakan?

Başbakan da sadece laikliğin 75. yılını kutluyor!

Anayasa 5 şubat 1937’de değiştirildiğinde sadece laiklik ilkesi kabul edilmiş gibi bir idrak körlüğü meydana getiriliyor...

Türkiye, ilk defa sivil anayasa yapmak için enerji sarf ediyor. Meclis başkanı, kurumlardan, kuruluşlardan ve hatta şahıslardan teklif topluyor.

Evet! Darbe anayasalarından, emir kumanda zincirinde hazırlanıp halka tasvip ettirilmiş metinlerden farklı bir “sosyal mukavele” yapacağız.

Bu “anayasa”nın ideolojisi olacak mı?

Eğer anayasanın ideolojisi olacaksa, ki bu ideoloji bellidir, altı oktur, yeni bir anayasa hazırlamaya gerek var mıdır?

Hiç zahmet etmeyelim, mevcut Anayasa ile idare edelim, daha iyi. Çünkü bu Anayasa ile ilgili, toplumda bir kanaat var ve bu da müsbet değil. Bu olumsuzluk anayasanın savunulmasını güçleştiriyor. Ama şimdi teklifler toplayarak, görüşler alarak güya temsil gücü yüksek bir anayasa hazırlanacak, ama bu anayasada da ideoloji, yani 6 ok olacak.

Hani “üstü kalsın!” derler ya! Hayır, tamamı kalsın!

Evet, 1928’de parti altı oku, laiklik dahil kabul etti.

Parti “devlet”ti. Devlet başkanı, aynı zamanda partinin değişmez genel başkanı idi.

Bakın değişmez genel başkan 1930 yılında laiklik ilkesini nasıl yorumladı: Diyanet İşleri Reisi Rifat Börekçi’yi Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ankara il başkanı yaptı!

Şen olasın laiklik!

Laiklik takıntısı, Türkiye’nin ufkunu karartıyor. Şimdinin CHP genel başkanı, laikliği kabul edilir kılmak için, açıklamasında değişmez genel başkandan laiklikle ilgili bir cümle de aktarmış.

Bu cümle Atatürk’ün sözü olamaz!

Kelimeleriyle olamaz, üslubuyla olamaz. Kim uydurdu bilmiyorum. Çünkü Atatürk’ün laiklikle ilgili böyle bir cümlesi yok.

Hâlâ yaşayan, o dönemi iyi bilen ve araştıran İsmet Bozdağ’a göre, Atatürk’ün laiklikle ilgili hiçbir sözü yok! Hadi biz göremedik, o 90’lık piri fani de mi görmedi?

Eğer CHP bu sözün kaynağını açıklamazsa, Atatürk’e yalan beyan isnad etmektedir!

Bu da en büyük ayıptır! Daha fenası ahlâkdışılıktır.

Laik olmak ahlâklı olmayı gerektirmiyor demek ki!




 
 
 
2012-02-07 15:42:04
BU ZiHNiYETTEN KURTULMALIYIZ ARTIK...
Türkiye cumhuriyeti bagimsiz bir devlettir.Tek parti yani chp nin ilkelerini anayasa ile korumak zorunda degiliz.Birakin onu chp tüzügünde savunsun ve oyunu öylece milletten istesin.Din disilik ilkesi anayasadan en kisa sürede kaldirilmalidir.Kabul etmeyenler o ilkeye uymaya mecbur tutulmamalidir.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.