Resul Tosun

Resul Tosun

4+4+4'te düş kırıklığı

4+4+4'te düş kırıklığı

Zorunlu kelimesi baskıyı, dayatmayı, sıkıntıyı, güçlüğü, rahatsızlığı çağrıştırdığı için pek sevimli gelmiyor. Zorunlu askerlik gibi zorunlu eğitim de baskıyı ve dayatmayı çağrıştırıyor.

Tabiî ki eğitim ile askerlik arasında fark olduğu gibi altı yaşındaki çocuğa verilen eğitimin zorunlu olması ile yirmi yaşındaki gencin silah altına alınmasının zorunluluğu arasında da büyük fark var.

Ben zorla güzellik olmayacağına inananlardanım.

Toplumda orta terk lise terk sayısız insanları göz önünde bulundurunca 12 yıllık zorunlu eğitimin sorunlu olacağını tahmin ediyorum.

Aileleri okuması için her türlü imkânı sağlamasına rağmen kimi çocukların orta okuldan veya liseden ayrıldıklarını ve tüm ısrarlara rağmen okumadıklarını biliyoruz. Ben yakın çevremden biliyorum. Eminin siz de dikkat ederseniz bu durumda çok gencin bulunduğunu göreceksiniz. Bunlar imkânsızlıktan okul terk eden çocuklar değil varlıklı ailelerin çocukları.

Bu hükümetin eğitime verdiği destek göz önünde bulundurulursa yoksul ailelerin çocuklarının okuması için de engel yok. Ama onlardan da okulu terk edenlerin sayısı az değil.

12 yıl zorunlu eğitim çocukları okumadığı için çok sayıda aileyi otomatikman suçlu hale getirecek. İdare de otomatikman bu suçlularla uğraşmak zorunda kalacak.

Okumayan çocuğa ne yapacaksınız?

Eğitime karşı değilim 12 yıl da okusun çocuklar18 yıl da. Ama bunu zorla değil isteyerek yapsınlar.

Okumak istemeyenleri de dayatma yaparak asi duruma düşürmeyelim diyorum.

Ne mi demek istiyorum. Ben zorun eğitimin 5 yıl ile sınırlandırılmasından yanayım. Ama 8 yıla da kesintili olmak kaydıyla itirazım yok. 12 yılın sorunlu olacağını düşünüyorum.

28 Şubat sürecinde zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması çağdaş ülkelerdeki yaygın sistemi taklit etmişti ama imam hatip fobisi yüzünden kesintisiz yaparak sistemi sorunlu hale getirmişti.

İmam Hatiplere ve Kuran Kurslarına büyük darbe vurulmuştu.

Geçen hafta meclise verilen 4+4+4 teklifi birinci kademeden sonra açık öğretim imkânı getirdiği için toplumun bütün taleplerine cevap veriyordu. Hem İmam Hatiplerin orta kısmının açılmasına imkân tanıyor, hem Kuran Kurslarının önünü açıyor hem üstün zekâlılara daha kısa sürede eğitimini tamamlama fırsatı sunuyor hem de hassasiyeti bulunan ailelerin sorununu çözüyordu. Teklif (12 yıla itirazım saklı olmak kaydıyla) güzel bir teklifti ve özellikle 28 Şubat mağdurlarını sevindirmişti.

Muhalif çevreler ise özellikle kız çocuklarının okuldan uzaklaştırılacakları ve medrese sisteminin getirildiği iddiasıyla bu teklife karşı çıktılar. Aslında bu itirazlar ideolojik itirazlardı. Çünkü AK Parti hükümetleri dönemindeki okullaşma ve eğitime verilen ehemmiyet cumhuriyet hükümetlerinin hiç biri tarafından verilmiş değildi. Aynı şekilde "Haydi kızlar okula" kampanyasına başlatan ve kız çocuklarını okula kazandırma projesinde de başarılı olan AK Parti hükümetleriydi.

Hafta başında ikinci kademedeki açık öğretim imkânının kaldırılması soğuk duş etkisi yaptı. Hatta birileri MGK müdahalesi olarak algıladı ve manşet yaptı.

Ama ben ne başbakanın ne de milli eğitim bakanının öyle propagandalara, ideolojik itirazlara ve baskılara boyun eğecek mizaçta olmadıklarını, aksine kendilerinden beklenen hassasiyete ve mukavemete sahip olduklarını yakinen biliyorum.

Kim nasıl etkili oldu bilemiyorum ama ikinci kademede okula devamın mecburi hale getirilmesi Kuran Kursu çevrelerini, üstün zekâlı çocukların velilerini ve kimi duyarlı aileleri üzen bir düzenleme oldu.

Birileri Kuran Kursu denince burun kıvırabilir ama bu halkın hissiyatı hiç de öyle değildir.

Son haliyle teklif Kuran Kurslarının önünü tıkayan bir teklife dönüşmüşe benziyor. Teklif henüz alt komisyonda olduğu için vakit geçmiş değildir.

Çözümü gayet kolay. Ya ikinci kademede açık öğretim tekrar teklife derc edilir ya da Kuran Kurslarına milli eğitim içinde ikinci dört yıl statüsü verilerek toplumun beklentisi hayatiyet kazanır.

Evet, hükümet sadece iş çevrelerinin değil bütün halkın hükümetidir ve eğer halkın isteği yerine getirilecekse bu halk Kuran Kurslarına zenci muamelesi yapılmasına asla razı değildir. Hele AK Parti seçmeni hiç razı değildir.

Aslında başbakan da razı değildi ama ne oldu anlayamadık.

Bizden hatırlatması.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Resul Tosun Arşivi