Hasan Aksay

Hasan Aksay

Başkanlık sistemi

Başkanlık sistemi

“Açık oy gizli tasnif” gibi sistem dışı dayatmalardan; tercihli oydan, millî bakiye sistemine kadar tecrübe etmediğimiz seçim sistemi kalmadı. Senelerdir de başkanlık, yarı başkanlık, hatta vilayet büyüklüğünde olmayan İsrail’in, yönetim sistemine kadar her sitemi tartıştık. Bu konuda özellikle milenyuma girerken panel ve konferanslar düzenlendi. Sayın Erbakan, Sayın Özal, Sayın Demirel ve Sayın Erdoğan da başkanlıktan yana göründüler. Başkanlık sistemi üzerinde önemli bir kamuoyu oluştu.

Zaten mesele, “Olur mu-olmaz mı”dan ziyade bakış açısı meselesidir. Zira uygulanmaktadır. Fakat, “Her güzelin bir ayıbı vardır.” Sistemlerin de müspet-menfileri olacaktır. Demokrasi için de, “Sorunsuz değil, mevcutların iyisidir” denir. Bu soru, her siyasi sistem için vardır. Sorun olması, bunlardan birinin tercih zaruretini ortadan kaldırmaz. Tatbik edilir olması ise, uygulanabilirlik ifadesidir. Siyaset, ileriye bakıştır. Yani her zaman göreceli bir tarafı bulunur.


1) Milletin önemli kısmının başkanlık sistemine taraftarlığı imkândır. 2) Önemli bir değişim yaşadığımız zamanda, tek parti ve darbelerle yozlaştırılan; “TBMM ancak 367 ile toplanır” ucubesine varan yanlışların ikliminden çıkmakta yeni bir sistem, önemli bir imkândır. Buna rağmen, parlamenter sistemi, ahlâkî katkılarla yenilemek şeklindeki kanaatimi, İslâm devletleri için şartların gereği görüyorum. Başkanlık sisteminin üç olumlu ve üç de olumsuz yönüne bakalım. Yazıyı olumlu bağlamak için sisteminin olumlu yanlarını sona bırakalım. Ve hiç unutmayalım ki yaptığımız yasanın bir gün değişmesi gerekebilir.


Anayasa’nın en önemli maddesi, değişime imkân veren maddesidir:


Müslüman ülkede her inanç hür olduğu halde, yalnız İslâmî hayata okuma hakkı tanınmadı. Ve anayasa değiştirilemedi. Dünya değişiyor, ihtiyaç çeşitleniyor. Dünün şartlarına mahkûm kalmak ölüm oluyor. Millet çoğunluğu anayasasını değiştiremiyor. Okuma hakkını kaybediyor, çağı kaybediyor. Elbette anayasa adi ekseriyetle değişmemelidir ama 2/3 gibi, çağın şartları içinde imkânsız da olmamalıdır. Tam üyenin salt çoğunluğu ile olmalı. En nihayet, 3/5 ekseriyetle olmalıdır. Millet kendi kendini dünde kalan şartlara mahkûm etmemelidir.


Başkanlık sisteminin olumsuzluklarından üçü:


1) Sistemin yapısı: Türkiye gibi büyük ülkelerde, seçmen yakından tanıdığını değil, medyanın, gizli-açık teşkilatların, sermayenin meşhur edip öne çıkardığı kimseleri seçmek zorunda kalır.


2) Türkiye şartları: Darbe yapılan ülke demek, dış emel ve fitnelerin yoğun olarak sahada yer almak gayretinde olduğu ülke demektir. Sağlıklı medya, fitneye karşı sınır bekçisi asker gibi görev görse de, zamanımız sermaye medyası da, kiralık vicdanların gazetecilik üstü ücretini ödeme imkânına sahip evrensel bir güçtür.


3) Bugünkü dünyanın temel sorunu: Yapıcı devlet adamı her zaman bulunmuyor. Kennedy, ABD’ye itibar kazandırıyordu. Öldürdüler. Ondan sonrakileri yaşadık gördük. Sarkozy son örnek. Bir yapıcıya en az iki yıkıcı başkan. Oysa yıkmak, yapmaktan çok kolay. Ahmet Necdet Sezer, bir Anayasa fırlatmakla Türk parasını pul etti.


Müspet taraflarına gelince:


1) İstikrar sağlıyor. Millet seçiyor. Değişmiyor.


2) Halkın gönlü önemlidir: Yukarıda ifade ettiğimiz gibi halkımız, uzun zamandır başkanlık sistemini düşündü. Görülüyor ki gönlü buna ısındı. Denenmeli. Zaten, “At binicisine göre kişner”. Ama tekrar edelim. Değişmez Anayasa katılığından kurtulalım. Milletin istikbaline pranga vurulmamalıdır.


3) Mevcut sistem yanlış uygulamalarla yıpranmıştır: Başkanlık sisteminde olumsuzluk var da, parlamenter sistemde yok mu? Onda da var. Üstelik, tek parti ve darbelerle cumhurdan uzak, cumhura karşı, buyurgan bir sistem haline getirilmiş alışkanlıklardan silkinmek için; 70 Cent’e muhtaç dönemlerden, hamle dönemine geçerken sistemin de yenilenmesinde yarar vardır.


Hayırlı olsun. Yalnız unutulmalı ki; sorumluluk, hazırlık komisyonlarından ziyade tasarının sahibi hükümetindir. En önemlisi, ne değişmez madde, ne şartlar değiştiği halde, yüksek ekseriyet şartıyla değişmesi imkânsız bir yapı ve ne de mazisinde laiklik gibi yanlış uygulamalarla çarpıtılmış ithal kavramlar olmamalıdır. Değişmez maddeler ve değişime engel şartlar, bin yıl yaşama hayalli diktatör ve yabancı emel işidir. Millete zarar verir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi