Asım Yenihaber

Asım Yenihaber

Tepedelenli’nin tepesi!

Tepedelenli’nin tepesi!

 

Bir an düşündüm: Memleketimizdeki mezarlıklarda yatan mevtaya, “yerlerinize!” komutu verilse ne olur?
 
Bütün Osmanlı coğrafyası allak bullak olur. Kimi Kırım’a, kimi Kafkaslara, kimi Balkanlara ve Mısır’a, Arap ülkelerine…
Onlar yetmez dünyanın diğer ülkelerine… Çünkü birçok mülteci de var ülkemizde.
Peki merhumlar bu seyahati ister miydi?
Kim cesedinin rahatsız edilmesini ister ki?
 
Mamafih etnikçilik böyle afet bir şeydir. “Bu adam benim ırkımdan, kemiklerini” postala!.
Elbette Türkiye ilk defa Arnavutluk’tan gelen talebe benzer taleple karşılaşmıyor. Çok olmuştur muhtemelen…
 
Bir tanesi hatırımda: Tunus’un ilk cumhurbaşkanı Habib Burgiba, 1960’larda Türkiye’yi ziyarete geliyor. İki istekte bulunuyor: Ali Başhamba’nın ve Hayreddin Paşa’nın kemikleri.
 
Tunuslu Hayreddin Paşa’yı bilen bilir. 19. yüzyılın mühim mütefekkirlerindendir. Akavamülmesalik kitabı meşhurdur. Bir süre Osmanlı Devleti’nin sadrazamlığını yapmıştır. Tekrar vazife almamış, fakat İstanbul’u da terk etmemiştir. Sultan Abdülhamid’in birçok meselede ona danıştığı söylenir.
 
Tamam bu malum da, ya Ali Başhamba kim?
Ali Bey Başhampa sıkı durun meşhur Teşkilat-ı Mahsusa’nın son reisi. Genç yaşında, yanlış hatırlamıyorsam veremden ölüyor…
Türkiye bu şahsiyetlerin kemiklerini göndermiş.
Peki Hayreddin Tunuslu da Arap mı?
Hayır! Kafkasyalı!
Ya Ali Başhampa?
 
Onun soyu da Türk’e çıkıyormuş. Osmanlı zamanında Tunus beylerinin yanında muhafızlık yapanlara “hempa” denirmiş. Yani arkadaş, ayakdaş manasına. Kelime Farsça, Türkçe üzerinden Tunus’a gitmiş. “Baş” da Türkçe zaten. Arapça’da “p” harfi yok, bilindiği üzere. Onlar “Başhamba” diyorlar bu yüzden..
Gelelim Arnavatluk’tan gelen talebe…
 
Talep edilenlerden biri siyasi. Tepedelenli Ali Paşa Osmanlının Yanya valisi. Zamanla batılı devletlerle kirli ilişkiler kuruyor. Avrupalı yazarlar filan yanına gidip gelmeye başlıyor. Osmanlı bu ihaneti affetmiyor. Üzerine asker gönderip hayatına son veriyor. Veriyor da başı gövdesinden ayrılıp neden İstanbul’a getiriliyor?
Emrin yerine getirildiğinin isbatı için.
 
Bize sorulursa, Tepedelenli kafalı bir adam olsa idi, kafasını kaybetmezdi!
Şimdi Arnavutluk’tan neden kafası isteniyor?
Etnikçilik resmindeki yerine konulması için! Öyle sanıyorum ki mevcut Arnavut yöneticiler devletlerinin banisi olarak görüyorlar onu. Çünkü bunlar da onun gibi Avrupa’nın kuyruğunda! Mesela Filistin devletine destek vermeyen nadir ülkelerden biri Arnavutluk…
 
Ya Şemseddin Sami?
Hepimiz biliriz ki, Şemseddin Sami ilk modern Türkçe sözlüklerimizden Kamus-ı Türki’nin müellifidir. Ayrıca Türkçeden Fransızcaya, Fransızcadan Türkçeye güzel sözlükler hazırlamıştır. “Kamusülâlâm” ise tek kişilik bir ansiklopedidir. Bayağı Türkçü fikirlere sahiptir. Osmanlının, Türkçenin kıymetini çok iyi takdir eder.
 
Burada duralım, bir daha etnikçiliğin ne akıl almaz bir şey olduğuna bakalım. Irkın bendense ne olursa olsun koy sepete. “Arnavut’tur, Türkçeci ve Türkçü de olsa fark etmez!”
 
Tepedelenli vaktiyle bunların tepesini delmiş, olanı da dışarı çıkarmış anlaşılan!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Asım Yenihaber Arşivi