Mehmet Koçak

Mehmet Koçak

Esed’i ayakta tutan dinamikler çöküyor…

Esed’i ayakta tutan dinamikler çöküyor…

Suriye’deki iç savaş, üçüncü yılına girdi. İç savaş, gösterilere Baas rejiminin kanlı cevap vermesiyle başlamıştı. Diktatör Beşşar Esed ve ona bağlı güçlerin, bu protesto gösterilerini, acımasız bir şekilde şiddet yoluyla bastırmaya kalkması beraberinde halk savaşını getirdi.

Suriye’de gelinen son durumda ise: Ülkenin olduğu kadar rejimin de altyapısı enkaza dönüştü.

Kendi halkını katleden ve ülkesini yakıp yıkan zalim Beşşar Esed, Rusya, Çin ve İran’dan aldığı destek ve “Esed sonrası” hesaplarla meşgul olan kesimlerin sayesinde hâlâ hayatta ve ayaktadır.

Rusya ve İran’dan sürekli olarak silah sevkıyatı devam ederken, Lübnan Hizbullah’ı ve İranlı gönüllülerden oluşan asker desteği, Esed’e hem zaman kazandırmakta, hem de kanlı saldırılarına devam etmesine fırsat vermektedir.

Bütün bu olumsuz şartlara rağmen ellerinde toplama hafif savunma silahlarıyla savaşan Özgür Suriye Ordusu; iki yıldır bu diktatörü devirememiş olsa da, her bakımdan kendisinden kat kat üstün olan ve en önemlisi hava gücüne sahip olan, eğitimli ve düzenli, Suriye Ordusu’na karşı şanlı direnişini sürdürebilmesi aslında çok büyük bir başarıdır.

Suriye’de Esed rejimi, Özgür Suriye Ordusu’nun daralttığı çemberi aşamıyor ve büyük ölçüde Şam’a çekilmiş durumda... Suriye’deki savaşın çok uzun bir zamanı kalmadığını anlayan taraflar artık son kozlarını oynamaya hazırlanıyor. Bu da demek oluyor ki, önümüzdeki aylarda çatışmalar daha da şiddetlenecek.

ŞAM YÖNETİMİ YERİNE GEÇİCİ HÜKÜMET!..

Suriye’de devrim konusunda, muhalefet cephesinin önünü açan iki önemli gelişme oldu.
Birincisi; Suriye muhalefetinin elini kolunu bağlayan “silah ambargosu” Brüksel’deki AB liderleri zirvesinde kaldırıldı.

İran ve Rusya’nın Esed’in emrindeki Suriye ordusuna askeri teçhizat ve diğer yardımlarda bulunması üzerine AB’nin Suriye’ye uygulanan “silah ambargosu”nu kaldırmış olması muhalefet cephesini çok ciddi anlamda rahatlattı. AB’nin bu kararı; rejime karşı direnen Özgür Suriye Ordusu’nun daha fazla silahlanması anlamına gelmektedir.
Savunma silahlarının yanında ambargonun kaldırılmasından istifade ederek saldırı silahlarına kavuşacak olan ÖSO, önümüzdeki günlerde Suriye Ordusu’na son darbeyi indirmek üzere karşı saldırı başlatacak.

İkinci önemli gelişme ise; Uluslararası Toplumun desteğiyle muhalif grupları bir araya getiren “Suriye Muhalif ve Devrimci Ulusal Güçler Koalisyonu” tarafından bir geçiş hükümeti kuruluyor olmasıdır.  

İstanbul toplantısında ABD’de yaşayan işadamı Hasan Hitto, Suriye Muhalif ve Devrimci Ulusal Güçler Koalisyonu tarafından oluşturulan geçici hükümetin başbakanı olarak seçildi.

Siyaset bilimcileri “Suriye Geçici Hükümeti” eğer milletler camiasında mevcut Esed yönetiminden daha fazla kabul görürse bu durum Şam yönetiminin el değiştireceği anlamına gelir” yorumunu yapmaktadırlar.  

Geçici hükümet sadece Özgür Suriye Ordusu’nun kontrolündeki bölgeleri yönetmekle kalmayacak aynı zamanda Esed sonrasındaki yönetim boşluğunu doldurmak için önemli kadro çalışmasını gerçekleştirmiş olacak.

 Bütün bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, Şam yönetiminin uluslararası toplum nezdinde meşruiyetini kaybettiği gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Suriye’de muhalefet güçleri tarafından bundan sonra başlatılacak saldırılar neticeye endeksli olacak. Özgür Suriye Ordusunun hedefi diktatör Beşşar Esed’i devirip Baas rejimine son vermektir.

Esed’in yıkılışıyla birlikte Esed ve Baas rejimini ayakta tutan tüm dinamikler ve hesaplar da devrilmiş olacak.
İşte o zaman; kimlerin ne kaybettiği neler kazandığı daha net anlaşılmış olacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
12 Yorum
Mehmet Koçak Arşivi