Yener Dönmez

Yener Dönmez

Dur demenin vakti geldi

Dur demenin vakti geldi

Terör örgütü PKK’nın elebaşlarının dili çözüldü.

Hafta içi terörist başı Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Murat Karayılan’dan peş peşe açıklamalar geldi.

Her halde aralarında görev paylaşımı da yapmış olmalılar ki hepsi farklı farklı konulara değindi.

İfşaatlar, talepler, tehditler…

Adalet Bakanlığı’nın dünkü açıklamasında ortaya çıkan 16 Temmuz’daki doktor heyetinin “Öcalan’ın sağlık sorunu yok” raporunu biliyorlar mıydı kestirmek mümkün değil lakin Bayık’ın PKK’nın internet sitesi üzerinden bu konudaki talepleri ilginçti.

Ardından da Duran Kalkan’daydı söz sırası.

Kalkan terör örgütünün sözde asayiş birimleriyle ilgili ifşaatlarda bulunarak, “Kürt kendini savunmayacak mı? Süreç ilerlerse Kürtlerin asayişleri de, polisleri de, savunma kuvvetleri de olacak. Bunlar sadece Türk’ün hakkı değildir” dedi.

Ama bu üçlü içerisinde örgütün taktikleri, hedefleri, genel stratejileri, asıl amaçlarının ne olduğu HPG’nin yeni başkanı Karayılan’ın konuşmalarına yansıdı.

Murat Karayılan mikrofonun başına geçip GSM şebekesinin ilk ayağı olan “büyük cihaz” adını verdikleri uzun mesafeli telsiz aracılığıyla örgüt üyelerine seslendi.

Nihai hedeflerinin 4 parçalı bir Kürt devleti olduğunu, PKK’nın sisteminin devlet sistemi olduğunu, dağa kazandırdıkları yeni elemanları nasıl eğittiklerini burada afişe etti.

PKK’nın kendini tasfiye etmeyeceğini itiraf ettikten sonra da tehditlerini sıraladı: “Yeni karakollar yapılmayacak orada, orada korucular olmayacak. Hiç kimse Kürtlerin önderi ile oynayamaz, asla Kürt halkı ile oynayamazlar oynayanlarla da HPG onlarla oynar…”

Karayılan daha önce “Kandil’in bilgisi dışında” denilen provokatif Lice olayları ve şehitlik safsatasını ise şöyle anlattı: “Mesele biz bütün eyaletlerden şehitlerimizi toplamak istiyoruz yani mesela şehit düşmüş derede dağda ovada şehit düşmüş bu insani bir şeydir işte Lice de neden şehitlik yapılmış yapılacak tabi yani öyle insani şeyleri bile şey ediyorlar, yani devlet adım atmak istemiyor bahaneler üretiyorlar yani.”

Sonra da engel çıkartılmazsa önümüzdeki dönemde Kürtlerarası ulusal bir konferans düzenleneceği “müjdesini!” verdi.

Sormadan edemiyor insan…

Acaba ne anlatacaklar bu konferansta?

Caniliklerini mi?

Memur yapacağız diye kandırıp dağa çıkarttıkları Müslüman Kürt çocuklarını önce Zerdüşt yapıp sonra domuz leşi yedirip namuslarını nasıl kirlettiklerini mi?

Morfinleyip eline bombayı tutuşturarak sokağa saldıkları gençleri mi?

İhanetlerini mi?  

İsrail, ABD, İngiltere ile Anglosakson-Yahudi ittifakına yaptıkları uşaklığı mı?

Yoksa başta ekonomi olmak üzere devletin bölgeye her alanda yaptığı pozitif ayrıcalıkları mı?

Daha fazla yatırım yapılsın, ulaşım kolaylaşsın diye Bingöl’e, Şırnak’a inşa edilen havaalanını mı?

Atılan kültürel adımları mı? Açılan üniversiteleri, kursları, yapılan köprü, yol, barajları mı?

Ne kararlar alacaklar, ne diyecekler, ne anlatacaklar acaba orada?

Tabiî ki “Büyük Şeytan” ne derse onu!
İpleri elinde bulunan ağababaları büyük planı yapmış bir kere…
Söyleyene değil söyletene bakmak lazım.

Önceki yazımda “Özerklik almadan, terörist başı Öcalan’ı hapisten çıkarmadan, dört parçalı Federe Kürt Devleti’ni inşa etmeden durmayacaklar. Tek çare ‘durdurmak’tır. Yöntemi de dünyada bütün örneklerinde görüldüğü üzere ‘yenmek’, ‘diz çöktürmek’, ‘bozguna uğratmak’tır” demiştim.

Dün yine KCK tarafından Öcalan’ın sağlık kontrolü için adaya heyet götürülmemesi, BDP heyeti ile 15 günlük aralıklarla görüşmenin aksatılması ve Batı Kürdistan devrimini boğma yaklaşımları gibi birtakım iddia ve bazı şartlar öne sürülerek tehdit dolu bir açıklama yapıldı.

KCK Eşbaşkanı Bayık’a dayandırılan açıklamada, “Biz hareket olarak son kez AKP hükümetini uyarıyoruz” denildi.

Şu hale bakar mısınız?

PKK, Ceylanpınar’ın karşısını ele geçirmiş, sınırımızı tehdit ediyor.

Suriye’de özerklik ilan etti, bölgede ilerliyor.

Bunlar asla kabul edilemez gelişmeler.

“Dur” demenin vakti geldi de geçiyor bile…

NOT: Kıymetli okuyucular, hafta içi haber sütunlarımızdan ayrıntılı biçimde yansıttık. Orgeneral Necdet Özel başkanlığındaki Genelkurmay Karargahı AKİT’in sorularına son derece özenli cevaplar verdi.

Verilen teknik ve istatistiki bilgilere göre Ordumuzun geldiği son durum her Türk vatandaşını onurlandıran, gurur verici boyutta.

*Profesyonel ordu çalışmaları kapsamında genel askerî personel içinde uzman personel oranı yüzde 35’e yükselmiş. Ve bu çerçevede çalışmalar hızla devam ediyor.
*PKK’nın korkulu rüyası haline gelen ve yapımını engellemek için büyük uğraş verdiği Kalekolların tamamlanma oranı ise yüzde 38’e ulaşmış.
*TSK’da hedef; 120 Kalekol.
*Donanmamızla ilgili; “Dünyadaki modern donanmaların bütün standartlarını üzerinde taşıyan donanmamız bütün denizlerde göreve hazır” mealinde açıklama son derece önemli.
Bu bilgileri okuyucularımızın istifadesine sundukları için Genelkurmay Başkanımız Necdet Özel’in nezdinde bütün çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
25 Yorum
Yener Dönmez Arşivi