Merve Kavakçı İslam

Merve Kavakçı İslam

Yeni dönem

Yeni dönem

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak... Ak Parti hükümeti bu ülkenin derin güçlerinin bütün karşı gayretlerine rağmen halkın teveccühünü kazanıp iktidar olmayı başardı. Seçmenin bir partinin arkasında olması yetmiyordu. Onun oya dönüşmesi ve sonuç alınması gerekiyordu. 28 Şubat sonrası dağılan Erbakan hükümetine bir sonraki seçimde halktan da fazla destek gelmedi. Bunun sebebi halkın Refah Partisi’ne olan güveninin sarsılmış olması değildi. Bilakis, parti halktan yana koyduğu tavır ve düzenlemelerle imtiyazlı sınıfın karşısında milletin avukatı durumundaydı. Buna rağmen 1999 erken seçimlerine yaklaşırken halk arasında dillendirilen “gönlümüz sizinle ama bakın yaptırmıyorlar” oldu. 28 Şubat buldozer gibi ezdiği siyasete yeni bir yön çizmiş, müslüman kitleyi de sindirmişti. Bu durumda Refah Partisi’ne verilecek her oy nasıl olsa bu kadroya iktidarı bırakmazlar korkusu ile başka yerlere kanalize oldu. Bir önceki seçimde esamesi okunmayan MHP’nin yükselmesi de böylece gerçekleşti. DSP ise “ABD-Öcalan sağolsun” siyaseti ile adeta komadan çıkartıldı, iktidara oturtuldu.

Sonrasında olanlar bir ülke bu kadar mı kötü yönetilir kinayeli retorik sorusu üzerinden okunabilir. Gün geldi devran döndü bir Genç Parti vardı, yoktu derken Ak Parti kendi de şaştığı bir oranda iktidarı kaptı. 28 Şubatçılar azgınlıklarından bir şey kaybetmemişlerdi. Bilakis belki de en  hiddetli günlerini yaşıyorlardı. Onlar kazanmaya, ezip yok etmeye alışkın olduklarından Ak Parti gibi beklemedikleri bir sonuç onların gadaplarına tuz biber oldu. Yani Refah Partisi’ne dış bilediklerinden daha çok Ak Parti’ye bilediler, eskiye dayanan bir hukukları da vardı zira. Biz bu adamlardan hiç mi kurtulamayacağız zihniyeti içinde Balyoz, Yakamoz, Sarıkız, Ayışığı, Eldiven döktürdükçe döktürdüler.
Ak Parti bu arada uluslararası arenada kendini konumlandırdı, ekonomik kalkınmayı esas aldı, yabancı sermayeyi ikna etti ve Türkiye’ye çekmeyi başardı. Kemalist rejimin, milletin kafasında pişirdiği batılılaşma bozasını elinden aldı, Avrupa Birliği sürecine kendi dahil oldu. Onların da yıldızı söndü. Oyalandığı oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi kalakaldılar. Kreatif yetenekleri de olmadığından, yeni duruma hemen adapte olup farklı bir şeyler de üretemediler, eski teraneleri ile yollarına devam ettiler. Bu da 2000’ler itibariyle kemalizmin tasfiyesini beraberinde getirdi. Kelime, kimin üstüne atılırsa yapışıp kalan, kimsenin beraber anılmak istemediği bir ideolojiyi temsil eder hale geldi.
Batı Doğu kim varsa hepsiyle kompleksiz bir tavırla münasebete geçen Ak Parti hükümeti, uluslararası arenada kendine bir yer edindi. Bu eskisinden çok farklı bir yerdi. Eskisi gibi uydu, kuyruk, dolgu malzemesi konumunda değil artık öncü, lider ve yöneten olmuştu. Ekonomik kalkınma siyasi kalkınmayı da peşinden sürükledi. Şimdi biraz biraz bunun meyvelerinin toplandığı bir dönemdeyiz.
Ergenekon davası sonuçlandı. On, on beş sene önce hayal dahi edilemeyecekler bugün gerçek oldu, müsebbipler kamu vicdanında mahkum edildi. Şimdi sırada 28 Şubat soruşturması var. Onun sonuçları da bu ülkenin ilerlemesine, demokratikleşip özgürleşmesine katkı sağlayacak. Cumhuriyetin ilanından bu yana bir sınıfın bütün toplumu tahakkümü altına alması sorunu da böylece sonlanacak. Tarihimizin yazımında temiz bir sayfayı çevirdik bu hafta, farkında mıyız…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Merve Kavakçı İslam Arşivi