Asım Yenihaber

Asım Yenihaber

Kırallar ve soytarılar!

Kırallar ve soytarılar!

Mısır darbesinin baş destekçileri kimler?
Sözde “müslüman” kırallar!

“The King of Saudia” ve “The King of Jordan”!
Sapına kadar İngilizci, köküne kadar Amerikancı kırallar bunlar...

Bu kırallıkların tarihini İslâma ihanet tarihi gibi okuyabilirsiniz. Vahabilik üzerinden İngilizlerin 19. Asırda Osmanlıya saldırılarını nasıl anlatsam bilmem ki?

Suudlar, Arabistan’ın küçük bir bölgesine hükmeden, modernleşmeye en zıt topluluktu. İdeolojileri Abdülvahhab isimli bir yorumcuya dayanıyor. Yüzlerce yıldır içine kapanmış çölde, 18. Yüzyılın sonunda Abdülvehhab, İslâmın özüne dönerek yorumlanması iddiasıyla yola çıktı. Onun destekçileri Suud ailesiydi.

19. Yüzyılın başında Suudi “ihvan”ı bir hayli başarı kazandı. Mekke’yi ve Medine’yi ele geçirdiler... Ne kadar türbe, mezar ve tarihi eser varsa yerle bir ettiler. Peygamberimizin kabrini yıkamadılarsa da, talan ettiler! Osmanlı merkezi, Vehhabi isyanını bastırmak için Mısır valisine müracaat etti. Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğlu Ahmed Tosun Paşa, Suudileri 23 Ocak 1813’de Hicaz’dan def etti…

Diğer oğlu İbrahim Paşa, Suudilerin Merkezleri Dir’i’ye kadar gitti, Abdullah bin Suud’u esir aldı. 1818’de önce Mısır’a götürülen Abdullah bin Suud İstanbul’a gönderildi. İstanbul’da yapılan muhakemeden sonra Medine’yi işgali sırasında Peygamberimizin kabrini yağmalamak suçundan idama mahkûm edildi. (17 Aralık 1818)

Suudiler, takriben 100 yıl sonra Hicaz bölgesine yeniden hâkim oldular. Bu sefer Mekke ve Medine’yi Şerif Hüseyin’den aldılar! Şerif Hüseyin, hani şu İslâm dünyasının “hain” olarak deftere yazdığı “Arap Kıralı”! İngilizler onu büyük Arap kırallığı vaad ederek yemlediler: Mersin’den Basra’ya, Hint Okyanusu’na kadar ne âlâ memleket!
O şerefsiz de Osmanlı’ya isyan etti!

Bu ihanet ona yeterdi. Onun Mekke ve Medine’ye sahipliği on yıl bile sürmedi. Bu sefer İngilizler Suudiler’i destekleyerek bölgeye hâkim olmalarını sağladılar. Hain Hüseyin tahtı bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Zelil vaziyette, önce Kıbrıs’ta tutuldu, sonra Amman’da oğlu “kıral”ın yanında öldü!

Oğullarından hiç biri rahat yüzü görmedi. Garip şekilde öldüler, öldürüldüler!
Büyük Arap kırallığı uğruna isyan eden Hüseyin’in oğlu Abdullah küçük Ürdün emirliğine razı oldu. Tabii tamamen İngiliz kontrolünde!
Bu iki “kingdom”, müslümanlardan önce İngilizlerin (ve tabii ABD’nin) ağzına bakar.
İngiltere ve ABD Mısır’da darbeyi desteklemese idi, her iki king de Sisi’ye arka çıkamazlardı.

Çok mühim bir mesele daha var: Suudiler, İslâmın tarih damarını tamamen kestiler. Müslümanlık onların zamanında ortaya çıkmış nevzuhur bir dinmiş gibi davrandılar. Nerede İslâm tarihinin parçası olmuş bir şey varsa, onu yok ettiler.

Mekke ve Medine’de binlerce yıllık tarihin mahsulü basit ve tabii mimari bunların eliyle yok edildi. Sadece onlar değil, İslâm tarihi boyunca bu ülkede yapılan bütün umran eserlerini yerle bir ettiler.

Peki yerine ne yaptılar?

Mekke’ye gidin görün: Orada İslâmi devir eserleri yok edildi, İngiliz’in, ABD’nin mimarisi, sermayesi, büyük otel zincirleri buyur edildi. Müslümanlar yerin dibine, kafirler Harem’in dibine!

Kabe’de tavaf ederken, İngilizlerin meşhur saat kulesinin kötü bir taklidinin tepenize düşeceğini sanırsınız!

Bunlar modernizme en fazla karşı olan dini akımdı, kökten modernist olup, geleneksel olan her şeyi yok ettiler.
Bunların İhvan’a düşman olması boşuna değil.

İhvan, iki asırlık modernleşme tecrübesini yaşamış Mısır’da ortaya çıkan vasat İslâmı temsil eden bir akım. İvan müslümanlığı, İslâmı temsil etmek iddiasındaki Suudilerin kimyasını bozuyor. Onların varlığı, kendilerinin yokluğu demek. İhvan veya ona yakın dinamik akımlar İslâm dünyasının her yerinde var. Bunlar bağımsız, bağlantısız akımlar. İpleri İngilizin, Amerikalının elinde değil…

Bu “king”lerin varlığı ise, patronlarının varlığı ile kaim. İngiltere yoksa, ABD yoksa ne Saudi kingdomu, ne de Jordan Kingdom’u olabilir!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Asım Yenihaber Arşivi