Mahir Kaynak

Mahir Kaynak

Gürcistan

Gürcistan

Gürcistan’ın Güney Osetya’yı işgale kalkıştığını duyunca Saddam’ın Kuveyt’i işgalini hatırladım. 1990 yılında kendince haklı gerekçeler ileri sürerek bu ülkeyi işgal eden Irak sonunda kendi varlığına son verecek bir süreci başlatmış oldu.

Irak sahip olduğu doğal kaynaklar nedeniyle, diğer petrol üreten ülkelerden farklıdır. Verimli topraklarıyla dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline dönüşmesi mümkünken yurttaşlarına ölüm piyangosu dağıtan bir ülkeye dönüştü. Saddam ise yaptıklarını bedelini hayatıyla ödedi. üstelik işgal ettiği Kuveyt’e hiç ihtiyacı yoktu ve sahip oldukları onu ihya edecek ölçüde büyüktü.

Bunu bir hesap hatası olarak görenler olabilir. Gerçekte ülkesinin yarattığı yöneticilere sahip olmayan, başkalarınca yerleştirilen kişilerce yönetilen ülkelerin ortak kaderi aynıdır. Onların hesapları gerektirdiğinde kendilerinden isteneni yaparlar. Bazen hakları olduğu için bazen de gururları adına savaşa girerler. Bu duyguya yabancı olmadığımızı düşünüyorum. Geçmişte Kardak kayalıkları için, onurumuzu korumak adına, Yunanistan’la savaşın eşiğinden dönmüştük. Yani savaşmak için sebep bulmak sokakta kavga etmek kadar kolaydır.

Küçük ülkeler, kendi başlarına, büyük güçlerle mücadele edemez. İki yoldan birini seçmek zorunda kalırlar. Ya bir büyük gücün himayesinde varlıklarını sürdürür ya da kendilerinin de bir parçası olacağı yeni bir güç odağı oluştururlar. Mesela Irak Birinci Dünya Savaşı’nda galiplerin çizdiği sınırları değişmez sayıp geleceğini bu yapı üzerine bina etmek yerine bölgesel bir gücün parçası olmayı planlayabilir ve çevresiyle ilişkilerini geliştirebilirdi. Yalnızlığı tercih etti, silah satın alarak güçlü olunabileceğini zannetti ve bir gün kendisine hazırlanan tuzağa düşüp Irak’ı işgal etti. Zaten dışarının hesaplarına hizmete her zaman hazır olmuştu ve bu uğurda yıllarca İran’la savaştı.

Gürcistan, bir kasaba kadar nüfusa sahip, Güney Osetya’yı topraklarına katmak için Rusya ile savaşı göze aldı. Buna kendilerinin karar verdiğini düşünmüyorum. Osetya oltanın ucundaki yemdi ve balık oltaya takıldı. Ancak bu savaşın etkilerini ve geleceğin nasıl şekilleneceğini bilmek için bir sorunun cevabının verilmesi ve şu iki ihtimalden hangisinin geçerli olduğuna karar verilmesi gerekir: Birincisi bu savaş ABD ile Rusya arasında bir gerginliğe sebep olacak ve zaten mevcut olan rekabetin şiddetini artıracaktır. İkincisi hem Rusya hem de ABD dünya ölçeğinde karşıt oldukları küresel sermaye etkinliğini sona erdirmenin bir parçası olarak küresel sermaye tarafından iktidara taşınan Saakaşvili’nin devrilmesine seyirci kalacaklar ve Kafkaslar’da yeni bir yapılanmaya gideceklerdir. Bu yapılanma, sanıldığı gibi, ABD’nin Rusya’yı kuşatması amacını taşımayacak, ancak başka bir gücün bölgede etkin olması engellenecektir.

Gelecekle ilgili tüm soruların cevabını vermekte anahtar olacak değerlendirme ABD ile Rusya’nın karşılıklı konumları, bu ülkelerin Avrupa ve Uzakdoğu için ne düşündüğü konularında varılacak hükümlerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mahir Kaynak Arşivi